|
oyun tanıtım
kaynağıdır ama bu kaynak sayfalarının artmayacağı anlamına gelmez.
Buradan başta akademisyenler olmak üzere tüm okurlarımızı bilgiyi de
sitemizden paylaşmaya, bu alanda katkı yapmaya çağırıyoruz.
DERGİYE DÖNÜŞMEK
Bazı okurlarımız dergiye dönüşmemiz dileğinde bulunmuş Elbetteki
basılı bir dergi bizim için de cezbedicidir. Ama bugün ne maddi ne
manevi şartlarımız buna uygun değildir. Bizim şartlarımızın uygun
olmadığı gibi Türkiye şartları da ikinci bir basılı tiyatro dergisini
kaldıracak okur potansiyeline sahip görünmemektedir. Bugün halen
yayında olan Tiyatro tiyatro dergisini de bizim dergimiz sayıyor ve
basılı dergiden beklentilerinizi, beklentilerimizi burada tamamlamaya
çabalamayı daha uygun buluyoruz.
YAZARLAR
Yazarlarımız konusunda birbirine tezat görüşler belirtilmiştir.
Kimileri yazar zenginliğimizden bahsetmiş kimileri neden daha farklı
kalemler kazandırılmıyor diye sormuşlardır. Sitemizde tüm köşeler gibi
köşe yazarlarımız da gönüllülük esasına göre ve kendi istekleri ile
yazmaktadır. Bugün bir tiyatro yayını için hiç de az sayılmayacak
zenginlikte yazar kadromuz vardır. Tümünün her hafta yeni bir yazı ile
sizlerin karşısında olması bizi de mutlu ederdi ama tiyatroda yoğun
aktiviteler içerisinde olan bu yazarlarımızı her hafta düzenli
yazamadıkları için de yargılayamayız elbette. Düzenli her hafta
güncellenen köşe yazarı sayımız da sürekli artmakta en son sayın
Selman Ada, Ankara ağırlıklı yazılarla Dr.Ülkem Erkent, İzmit
ağırlıklı yazılarla Veysel Sami Berikan düzenli, sürekli köşe
yazarlarımız arasına katıldı. Oyun eleştirileri konusunda farklı
isimleri de okumak isteğinize gelince.. Bunu biz de isteriz elbette.
Ama ülkemizde az sayıda oyun eleştirmeni var ve bunlar da zaten
çeşitli yayın organlarında yer almakta. Fakat genç bir akademisyen
arkadaşımız Serkan Üstüner bu yıl bir kaç oyun eleştirisi ile yeni bir
ses olarak yer almıştır
ORTAK YAZARLAR
KONUSU Birkaç okurumuz diğer yayın organlarında da yer alan
yazarları aynı yazılarla birden çok yerde görmenin hoş olmadığını
belirtmiştir. Öncelikle tamamen gönüllülük esasına dayalı ve ücretsiz
yazılar yazan sayın yazarlarımıza bizdeki yazılarınızı başka yerde
yayınlatamazsınız gibi bir şartı ne hukuken ne de etik olarak şart
koşamayız. Diğer yandan tiyatro üzerine bu kadar az yayın varken
tiyatro üzerine yazan bu kişilerin mümkün olan tüm yayın kanallarını
kulllanıp mümkün olduğunca biraz daha fazla insana ulaşma kaygısını
yadırgamamak gerek diye düşünüyoruz.
FORUM VE
ÇEKİŞMELER Forum sayfalarıyla ilgili edindiğimiz izlenim
okurlarımız forumların şu anki bir kaç kişiyle sınırlı çekişme alanı
olmasından hiç hoşnut değil. Ama geçmişteki katılımlar konu çokluğu ve
forumlar mutlaka kalmalıdır yönündeki tercihler gösteriyor ki forum ve
tartışma alanı önemseniyor, olması isteniyor. bugünkü çekişmeler hoşa
gitmese de forumlarımız önemseniyor. O halde bizde buyurun daha
katılımcı olun ki bir kaç kişiyle sınırlı kalmasın, çekişme ortamından
kurtulsun diyoruz... Genel istek üzerine tiyatrom yöneticisi olarak
zorunlu açıklamalar dışında tiyatrom forum sayfalarına dahil
olmayacağımı beyan ediyorum.
DİĞER SANAT
DALLARINA YER VERMEK Tiyatrom.com amatör bir internet yayınıdır ve
elindeki olanaklarla istese de başka sanat dallarına yer vermemiz
mümkün değildir ve zaten her alandan biraz yerine bir alanda kapsamlı,
etkili olmak artık gelişen dünyanın her anlamda önümüze koyduğu bir
şarttır düşüncesindeyiz.
TOPLANTI VE
TİYATRONUN SORUNLARINA ÇÖZÜM Tiyatrom.com ilk günden bu yana
defalarca şunu vurgulamıştır.. "Biz bir tiyatro yayınıyız dernek
değiliz. Biz tiyatronun sorunlarını dile getiririz çözüm önerilerini
sayfalarımıza taşırız ama sorunları çözmek ve çözümlere geliştirmek
örgütlü, düzenli çalışmalarla olacaktır. Bunu gerek köşe yazılarımızda
gerek forum sayfalarında defalarca tekrarladık. Doğrusu da, olması
gereken de budur. Herkesin tek tek bireysel katılımı ile ortaya çıkan
bir yayının örgütlü ve demokratik bir işleyişteki bir derneğin yerine
konması büyük bir yanlıştır, bu beklentiye girmek hatadır. Zaman zaman
şartlar bazı olumsuzluklarda önümüze bir örgütleyici, ateşleyici olma
görevi de koymuş, gerek kamuoyu yaratmada, gerek büyük medya
organlarını harekete geçrimede önemli bir unsur olmamızı sağlamıştır
ama bundan ötesine soyunmak yanlış olacaktır. Biz ancak örgütleri ve
tiyatro sanatçılarının, amatörlerin örgütlenmesini teşvik edip var
olanlara destek sağlayabiliriz ama kendimizi onların yerine koyamayız.
Toplantı konusu bizim
de özlemini duyduğumuz güzel bir paylaşımdır fakat bu ancak maddi
olanakların da elvermesi ile mümkündür buna olanak bulursak elbette
tanışma, kaynaşma, paylaşma toplantılarında buluşmak isteriz. Burada
yaptığımız anketlerle görüş almayı yüzyüze ortamlarda da yaşamak
isteriz ama buna şu an maddi olarak olanaklarımız el vermemektedir.
Salon tahsisi olduğu takdirde neden olmasın diyoruz.
GENEL OLARAK
ANKETİMİZE YAZILAN KONULAR BUNLARDIR EĞER BİZE SİTEMİZLE İLGİLİ YAZMAK
ÖNERİDE, ELEŞTİRİDE BULUNMAK İSTERSENİZ E-MAİLİMİZ HER ZAMAN SİZLERE
AÇIKTIR
GENEL YANITLARDAN
SONRA AŞAĞIDAKİ BİR YAZIYA İZNİNİZLE DİREKT YANIT VERMEK İSTİYORUM
İSİM ŞARTI
OLMADIĞI İÇİN KİM OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM AŞAĞIDAKİ METNİ YAZAN
ARKADAŞLARIMA YANITIMDIR...
|
Ustun Akmen
yazilari da diger yazarlar gibi yerinde dursa haberler on planda
olsa... Forum da aleyhine ya da lehine yazilmanin ya da bir
bakis acisi sunmanin dunyanin sonu olmadigi yazanlara anlatilsa.
Site yoneticisi gerekli aciklamalar disinda tartismaya muhatap
olmasa. Ornegin sitesinde bir olayi gundeme getirmeyi bilip
bilmeden mucadelenin tumu diye ilan etmese. Butun mucadelelerin
ve kazanimlarin kitlesel cabayla oldugunu tarihten ogrense ve
interneti tabulastirmasa. Bir sinirle ayaga kalkip kapatirim
burayi diyecegine buranin hepimizin katkilariyla soluk aldigini
unutmasa. Daha soylenecek cok sey var. Keske 2. toplantida kelle
sayisina bakip toplantilari bir ofkeyle iptal etmese bugun daha
baska bir yerde olurduk tiyatro.com un katkilariyla. Mucadele
her gun ve daima yalnizca yoneticilerin kotuluk yaptigi anlarda
degil. Lutfen ozelestiri... |
Haberlerin ön planda olması dileğinizi tam olarak anlamış değilim
çünkü tiyatrom.com da haberler her zaman ön plandadır bir gazete
sayfası niteliğinde ve bazan manşetten bazan altlarda ama tüm haberler
mutlaka ön sayfada yer almaktadır. Köşe yazılarının sadece başlığı
yada ilk birkaç satırı, kaynak ve eğitici sayfalar ise sadece menüde
yer almaktadır. Bundan daha fazla haberler nasıl öne çıkarılır doğrusu
bunu anlamadım. Haberden kastınız sadece sizin ilginiz dahilinde
olanların daha öne çıkması ise tabi bunu bilemiyorum.
Forumla ilgili dileğinize katılıyorum umarım forum yazanları da
dikkate alır. Forumda muhattap olmamayı da direk yanıt vermem istenmedikçe, gerekmedikçe
taahüt ediyorum. Bütün mücadele ve kazanımların kitlesel örgütlü
mücadele ile olduğunu her zaman onaylarım ve hemen bir üstte defalarca
yinelediğimi bir kez daha yineliyorum ki tiyatrom.com yada internet ne
bir örgütdür, ne dernektir ne de bu işlevi göremez böylesi bir noktaya
yerleştirilme çabasına en başta ben karşı çıkmışımdır çıkmayı da
sürüdürüyorum. Biz ele alır dile getirir dikkat çeker kamuoyu
yaratılmasını hızlandırabiliriz belki ama çözüm aranacak yerler
kitlsel örgütlerdir, mesleki derneklerdir.
İkinciToplantıda kelle sayısına göre öfkeyle toplantılardan vazgeçtiğimiz
yargısına nasıl kapıldığınızı gerçekten anlamış değilim ama halen
yayında olan toplantı değerlendirmelerimizi okursanız her iki
toplantının da en azından bana başından sonuna dek ne büyük bir haz
verdiğini hissedebilirsiniz. Kaldı ki
ilk toplantımıza katılım
henüz daha bu aşamadan çok önce emekleme çağındaki tiyatrom için bir
büyük başarı idi ve bir tiyatrocu dostumun gözlemi "Ben ilk kez bu kadar çok ve
bu denli farklı kesimlerden tiyatrocuyu bir salonda bir arada gördüm"
şeklindeydi.
KATILIMCILAR :Düş evi, Yedi Bölge Oyuncuları, Tiyatro Simurg, İstanbul
Gençlik Tiyatrosu, İzler Sahnesi, İnsancıl Atölyesi /ATÇ, Hayal
Sahnesi, İstanbul Sahnesi, Tiyatro Karşıkıyı, Kişisel Gelişim Grubu,
Bakırköy Oyuncuları, İstanbul Şehir Tiyatroları Oyuncuları,
Adapazarı Şehir Tiyatrosu, Ankara Oda Tiyatrosu Oyuncuları, Balıkesir
Üniversitesi, Kadıköy Anadolu Lisesi, Üsküdar Amerikan Lisesi, Üsküdar
Anadolu Lisesi, Vatan Anadolu Lisesi, Terakki Oyuncuları, Beşiktaş
Atatürk Anadolu Lisesi Oyuncuları, Galatasaray Lisesi, Işık Lisesi,
San Joseph Lisesi, Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi.. Kiminden kalabalık
gruplar kiminden ikişer üçer kişi ve bireysel katılımlardı.
İkinci toplantımız daha yaz aylarına denk gelip sayıca daha az katılım
olsa da yine de hiç de azımsanmayacak bir katılım söz konusu idi.
(Kıyaslamak istemem ama aynı salonlarda hemen önceki haftalarda
yılların örgütlenmesi içerisindeki iki örgütlü grubunun ortaklaşa
yaptığı tiyatro seminerlerinden çok daha fazla katılımı sağlamıştık)
Kaldı ki ilk toplantıya hem pek çok lise topluluğu hem çok sayıda
amatör tiyatro gelip konular yüzeysel değinmelerde kalınca lise
topluluklarını ayrı değerlendirmek üzere ikinciye biz dahil etmemiştik
(toplamda 10 farklı lisenin ikişer üçer temsilcisi demekti bu). Yani
sinir bozan bir kelle sayısı azalması asla söz konusu değildi.
Peki
neden devam etmedik?
1-
Öncelikle bu toplantılar diziler halinde sürecekti de ikinciden sonra
iptal ettik gibi bir şey söz konusu değildi. ikincisi üçüncüsü
dördüncüsü olacak diye planlanıp başlatılmış değildi. İlki evet planlı
ve tanışma kaynaşma paylaşma amaçlıydı, çok fazla katılım olması
kendiliğinden ikinciyi getirdi ama ikinci üçüncüyü getiremedi.
2-
Tiyatrom.com sadece ve sadece "bize salonunu ücretsiz tahsis ettiği
için" Toplumsal Araştırmalar Vakfı toplantı salonlarını kullanmıştı
bunun dışında ne bizim ne de toplantımızın bu vakıfla herhangi bir
bağı asla söz konusu değildi. Fakat bazı yayın organlarına ve bir haber ajansına bu toplantıların
Toplumsal Araştırmalar Vakfı ile Tiyatrom.com'un ortak girişimi olarak
ve Amatör Tiyatrolarının varoşlarda örgütlenme mücadelesi gibi aslına
uygun olmayan başlıklarla yansıtılması, bazı yerlerde bu
şekilde haber yapılması söz konusu oldu ve bu şartlarda takdir
edersiniz ki hiç bir katkıları ve belirleyicilikleri olmadıkları halde
bir toplantının başkalarına mal edilmesini onaylamadığım için bir daha
asla bu şekilde bir salon tahsisinden yararlanmayı uygun bulmadım bu
vakfın salonlarını kullanmayı düşünmedim. Bu durumda da ne o gün ne
bugün ücretini ödeyerek bir salon kiralayıp toplantı yapmak gibi bir
maddi olanağım olmadı.
3- Bu
toplantılarda amacımız öncelikle tanışmak, kaynaşmak, sanal dünyadan
doğup fiziksel dünyada ete kemiğe bürünmekti. Ve o dönem okur
profilimizin yansıması olarak okul tiyatroları ve amatör tiyatroları
ağırlık taşımaktaydı bunların sorunlarını dile getirip orada ortak
çözümler geliştirilmesine vesile olmaktı. Çözümü site olarak üretmek
değil çözüm geliştirilmesine vesile olmak... Zaten daha ilk toplantıda
da ikincide de sürekli bu zorlandı ve amatör tiyatroların ortak
salonlar kiralaması dönüşümlü oyun sahnelemesi, birbirlerine seyirci
aktarımı sağlaması gündemde oldu bunun için birbirleriyle tanışmaları,
irtibatları, ortak girişimler, araştırmalar içinde olmaları sağlanmaya
çalışıldı Hemen oracıkta salon araştırma komisyonları vb kurulması
zorlandı. Fakat ikinci toplantıda bu önerileri, çözüm yollarını zorlamak yerine tam bir
karamsarlık tablosu çizilip örgütlü ortak mücadelelere girişmek yerine
adeta tiyatronun kurtarıcı mehdisinin beklentisi gözlemlendi. Tiyatrom
olarak böyle bir mehdiliğe soyunacak maddi manevi gücümüz olmadığı
gibi, bu
tür tepeden bir kurtuluş formülünü onaylamadığımız için aynı gruplarla
yeniden bir araya gelmek çok da anlamlı görülmedi. Lise toplulukları
zaten kendi içinde başlamış olan İGTD (İstanbul Gençlik Tiyatroları
Dayanışması)nı o gün toplantımızda olan yada olmayan topluluklarla
kendi içinde bizden tamamen bağımsız olarak uzunca süre sürdürdü devam
ettirdi
TOPLANTININ DEĞERLENDİRMESİNİ O GÜN O TARİHTE KALEME ALINMIŞ YAZIMDAN
DA OKUMANIZ MÜMKÜNDÜR
http://www.tiyatrom.com/aetimur_toplantimiz_2.htm
Ama
oradaki havaya ve karamsarlığa bakıp umutsuzluğa yılgınlığa da düşmüş
değiliz toplantılarla olmasa da yayın olarak 6 yıldır sürekli
savunduğumuz doğruları dile getirmeye çabaladık, salon toplantılarına
da her zaman büyük bir hazla açığız bize bu olanağı menfaatsiz,
çarpıtmadan sağlayacak kişi ve kurumlara da bu vesileyle seslenmiş
olalım.
Bir
sinirle burayı kapamaya gelince... Sinirle değil sitemleydi,
umutsuzluklaydı, psikolojik baskı altında hissetmekleydi daha çok..
Ama peki sinir dediniz sinir olsun madem öyle gibi hissetmişsiniz..
Evet kişilere bağlı olan her gelişme bir sinirle, ya da bir
başka şeyle kapanabilir. Benim bir kaç ay yada gün sonra mesela iş
değiştirip yeni yaşam şartlarıyla belki de bu siteye zaman ayıramamam
söz konusu olabilir, ya da başka etkenler olabilir, ya da umutsuz,
karamsar bir günüme gelip benden bu kadar diyebilirim. İşte zaten
benim de anlatmaya çalıştığım budur. Kişilere bağlı bir şeyin
ardında bu kadar takılıp bu kadar bel bağlamak buna bir dernek bir
örgüt misyonu yüklemek hatadır. Her zaman daha örgütlü, daha akademik,
daha meslekten kişilerin ve kişi olarak değil grup olarak
çıkaracakları bir yayını umutla bekledim bekliyorum umarım bir gün
birileri yada bir dernek bir komisyon, bir yayın kurulu bunu başarır
da tiyatro dünyası da benim kişisel hatalarımdan bir başıma anlık
kararlarımla yaptığım yayıncılıktan kurtulur. Bu asla sağlıklı bir
yayıncılık değildir ve bu şekilde olmamalıdır...
Umarım yeterince açıklayıcı olabilmişimdir lütfen gerekirse emaille de
yazınız, sorunuz.
|