Ahmet Ertuğrul Timur

aetimur@tiyatrom.com  


 

İBŞT'NİN AYNASINDAN YANSIYAN NE?

İBŞT TOPLUMUN MU YOKSA BELEDİYENİN Mİ AYNASI? AYNAYA BAKTIĞIMIZDA GÖRÜNENLER....

İBŞT deki kaynayan kazanla ilgili en son yayımladığımız yazı bir emekli abinizin öğütleri şeklinde gelen yazıydı. emektar abimize ve uzlaşmacı hoş üslubuna bir diyeceğimiz yok elbette ama İBŞT'de olup bitenler gerçekten İBŞT'nin kendi iç sorunumudur? Ve Bizler bu konuda tarafsız kalmak zorunda mıyız? işte bu konuyu durup düşünmekte yarar var. Bana sorarsanız İBŞT'de olup bitenler asla İBŞT'nin iç sorunu olamaz ve şu son dönemde yaşananlar basit tatlı kıskançlıklar sanatçı kaprisleri, çekişmeleri şeklinde adlandırılıp geçilemeyecek boyutda sistemli ve politize bir oyunun sahneye konmasıdır. İBŞT İstanbul halkınındır her şeyden önce ve bu nedenle söz hakkımız vardır Darulbedayi'den bu yana gelen mirasıyla tüm tiyatro dünyasını ilgilendirmektedir bu nedenle söz hakkımız vardır. Pek çok tiyatro sanatçısı arkadaşımız burada istihdam edilmiştir ve onların bugünü, yarını söz konusudur ve bu nedenle söz hakkımız vardır. Öte yandan ortada bağıra bağıra oynanan bir politize oyun, bir dönüşüm, ele geçirme girişimi varken tarafsız kalmak gibi bir lüksümüz de yoktur.
İstanbul Büyük Şehir Tiyatrolarında "büyük oyun" sahnelenmeye nasıl başladı? 31 Mayıs’ta 14 aylık Genel Sanat Yönetmeni Şükrü Türen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna tarafından gerekçe gösterilmeksizin görevinden alınarak yerine dekoratör Nurullah Tuncer'in atanmasıyla prömiyerini yapan İBŞT deki büyük partizan oyunu giderek artan bir ivmeyle sahnelenmeye devam ediyor, İBŞT'de kazan kaynamaya devam ediyor. Refah Partili Belediyeler iş başına geldiğinde en fazla merak edilen konulardan biri de Bu Belediyelerin Sanat kurumlarında tavrı ne olacak, sanata bakışı nasıl olacak konusuydu. Ankara'da Melih Gökçek sanatın içine tükürüp geçti fazla üstünde durmadı Fakat İstanbul'da R.Tayyip Erdoğan ve takipcisi Gürtuna daha planlı ve adım adım hareket etmeyi seçti.
 1994 yerel seçimlerinin ardından Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bir TV kanalına yaptığı açıklamada “Şehir Tiyatrosu’nda bundan sonra Necip Fazıl oyunları oynanacak” diyerek bugünkü tartışmaların ilk ipuçlarını vermişti. O dönemde Erdoğan’ın, tiyatroya 3 şey dayattığı söyleniyor. Bunlar, Necip Fazıl oyunları, Türki oyunlar ve Ramazan oyunlarının sahnelenmesi. Birinci dönemde göreve gelen Genel Sanat Yönetmeni Erol Keskin’in, üç dayatmaya da itiraz ettiği için yanlızca bir dönem kalarak görevinden alındığı, II. dönemde göreve gelen ve beş yıl süreyle görevde kalan Kenan Işık’ın döneminde Türki oyunlar ve Ortaoyunu repertuvara

 

alındı ancak Necip Fazıl oyunları alınmadı...   Ardından göreve gelen Şükrü Türen döneminde ise yanlızca Türki oyunlar repertuvara alındı. Ali Müfit Gürtuna başkanlığındaki belediye yönetimi döneminde bugüne kadar Şehir Tiyatrolarına beş ayrı Genel Sanat Yönetmeni atandı. Yeni gelen ekipse şu an Necip Fazıl’ın “Bir Adam Yaratmak” adlı oyununu sahneleyecek.
NİHAYET ARADIKLARI EKİP BULUNDU VE 6 YIL ÖNCEDEN SENARYOSU YAZILMIŞ OYUN SAHNELENMEYE BAŞLADI
* 31 Mayıs’ta 14 aylık Genel Sanat Yönetmeni Şükrü Türen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna tarafından gerekçe gösterilmeksizin görevinden alınarak yerine dekoratör Nurullah Tuncer atandı. Yardımcılıklarına ise Mustafa Aslan ve Kemal Kocatürk getirildi. Nilgün Kasapbaşoğlu Sahne direktörlüğüne getirilirken Yönetim Kurulunda ise sanatçılardan yeterli oyu alamayan Kemal Kocatürk ile Münir Kutluğ ve Mustafa Aslan yeni üyeler olarak görevlendirildi.

* Yönetime yapılan tepeden inme atamaların ardından Başar Sabuncu, Orhan Alkaya ve Macit Koper 1 Haziran 2002 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde çıkan ‘Şehir Tiyatroları’nda Tartışmalı Süreç’ başlıklı haber kapsamında, ‘izinsiz demeç vermek’ gerekçesiyle disiplin kuruluna verildi.  Yönetim Kurulunun seçilmiş iki üyesinden biri olan Ali Taygun ise yonetim kurulu karar defterine yazdığı ‘muhalefet şerhi’ nedeniyle disiplin kuruluna verildi.
* Tiyatro bünyesinde, estetik araştırma ve eğilimleri, tiyatro antropolojisi gibi araştırmalar yapan Tiyatro Araştırmaları Laboratuvarı (TAL) 'ın programı değiştirlidi, yıllardır buraya emek veren Ayla Algan, Beklan Algan ve Erol Keskin buradaki görevlerinden alındı. Aynı isim altında yaz boyunca folklör ve karate çalışmaları gerçekleşecek  
* Şair yazar Ataol Behramoğlu, "değişimlerin yöntemini benimsemediği" gerekçesiyle repertuvar kurulu üyeliğinden istifa etti
Görülen şu ki Darulbedayinin teslim alınması talimatı verildi fitil ateşlendi ve teslim alma süreci hızla ilerliyor. Bir yandan seçilmişler yerine tepeden atanmışları iş başına getirerek, bir yandan repertuar seçimiyle, bir yandan bu repertuara ve kendi yapılarına uygun yeni bir seyirci oluşturma çabasıyla (ki bir süre sonra arz talep meselesi deyip bu örnekleri artırabilsinler) İBŞT'den aldığımız son duyumlar ise burada hızla partizan bir kadrolaşma harekatının başlatıldığı yolunda oldu ve bununla ilgili duyumlarımızı somut haberlere dönüştükçe sizlere ileteceğiz