|
İBŞT'NİN
AYNASINDAN YANSIYAN NE?
İBŞT
TOPLUMUN MU YOKSA BELEDİYENİN Mİ
AYNASI? AYNAYA BAKTIĞIMIZDA
GÖRÜNENLER....
İBŞT deki
kaynayan kazanla ilgili en son yayımladığımız yazı bir
emekli abinizin öğütleri şeklinde gelen yazıydı. emektar
abimize ve uzlaşmacı hoş üslubuna bir diyeceğimiz yok
elbette ama İBŞT'de olup bitenler gerçekten İBŞT'nin
kendi iç sorunumudur? Ve Bizler bu konuda tarafsız
kalmak zorunda mıyız? işte bu konuyu durup düşünmekte
yarar var. Bana sorarsanız İBŞT'de olup bitenler asla
İBŞT'nin iç sorunu olamaz ve şu son dönemde yaşananlar
basit tatlı kıskançlıklar sanatçı kaprisleri,
çekişmeleri şeklinde adlandırılıp geçilemeyecek boyutda
sistemli ve politize bir oyunun sahneye konmasıdır. İBŞT
İstanbul halkınındır her şeyden önce ve bu nedenle söz
hakkımız vardır Darulbedayi'den bu yana gelen mirasıyla
tüm tiyatro dünyasını ilgilendirmektedir bu nedenle söz
hakkımız vardır. Pek çok tiyatro sanatçısı arkadaşımız
burada istihdam edilmiştir ve onların bugünü, yarını söz
konusudur ve bu nedenle söz hakkımız vardır. Öte yandan
ortada bağıra bağıra oynanan bir politize oyun, bir
dönüşüm, ele geçirme girişimi varken tarafsız kalmak
gibi bir lüksümüz de yoktur.
İstanbul Büyük Şehir Tiyatrolarında "büyük oyun"
sahnelenmeye nasıl başladı? 31 Mayıs’ta 14 aylık Genel
Sanat Yönetmeni Şükrü Türen İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Ali Müfit Gürtuna tarafından gerekçe
gösterilmeksizin görevinden alınarak yerine dekoratör
Nurullah Tuncer'in atanmasıyla prömiyerini yapan İBŞT
deki büyük partizan oyunu giderek artan bir ivmeyle
sahnelenmeye devam ediyor, İBŞT'de kazan kaynamaya devam
ediyor. Refah Partili Belediyeler iş başına geldiğinde
en fazla merak edilen konulardan biri de Bu
Belediyelerin Sanat kurumlarında tavrı ne olacak, sanata
bakışı nasıl olacak konusuydu. Ankara'da Melih Gökçek
sanatın içine tükürüp geçti fazla üstünde durmadı Fakat
İstanbul'da R.Tayyip Erdoğan ve takipcisi Gürtuna daha
planlı ve adım adım hareket etmeyi seçti.
1994 yerel seçimlerinin ardından Belediye Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan bir TV kanalına yaptığı açıklamada “Şehir
Tiyatrosu’nda bundan sonra Necip Fazıl oyunları
oynanacak” diyerek bugünkü tartışmaların ilk ipuçlarını
vermişti. O dönemde Erdoğan’ın, tiyatroya 3 şey
dayattığı söyleniyor. Bunlar, Necip Fazıl oyunları,
Türki oyunlar ve Ramazan oyunlarının sahnelenmesi.
Birinci dönemde göreve gelen Genel Sanat Yönetmeni Erol
Keskin’in, üç dayatmaya da itiraz ettiği için yanlızca
bir dönem kalarak görevinden alındığı, II. dönemde
göreve gelen ve beş yıl süreyle görevde kalan Kenan
Işık’ın döneminde Türki oyunlar ve Ortaoyunu repertuvara
|