|
sağlanamadıkça
değişimler süregitmiştir. Gencay Gürün'ün ardından Erol
Keskin. Kenan Işık ve Şükrü Türen vekaleten
atanmış kendilerine dönüşüm yolunda bazı istekler
iletilmişti. Fakat bu sanatçılarımızın bu dönüşüm
sürecinde kendi arzuları doğrultusunda sadakatli kullar
olup olamayacakları "test aşamasında" kalmış ve 8 yıl
boyunca hiç birinin asaleti onaylanmayıp geçici
vekaletlerle denenmeleri şeklinde kalmıştı.
Mevcut Tiyatro sanatçılarıyla dilediği dönüşümü yerleştiremeyeceğini düşünen
Belediye yönetimi alışılmadık bir görevlendirme yapıp bu defa bir oyuncu,
rejisör yada yönetmen değil bir dekoratörü genel sanat yönetmenliğine vekaleten
atıyordu. Elbette ki bir dekoratörü küçümsememiz asla söz konusu değildir fakat
Yıllarca tiyatro eğitimi almış, sanat çevrelerinde ismini kabul ettirmiş yurt
içinde ve dışında önemli çalışmalara imza atmış yüzlerce denilebilecek sanatçı
kadrosunun bulunduğu bir kurumda Nurullah Tuncer'in seçilmiş olması elbette bazı
soru işaretlerini de beraberinde getirmişti. Üstelik yönetim kuruluna da daha
önce aday olup seçilmeyi başaramamış bazı isimler alınıyordu.
Bu soru işaretlerinde haksız olmadığımız kısa süre içinde anlaşıldı ve son 8 ay
içinde İBŞT bol tartışmalı bir dönem yaşadı. Seçilen oyunlar tartışıldı, Apar
topar sezona yetiştirilen Necip fazıl oyunu tartışıldı, İBŞT gibi bir kurumun
önce sözleşme yapmadan oyunu sahneye koymak gibi son derece lakayıt, ciddi bir
kurum kültürüne yakışmayan tutumu tartışıldı, telif hakkı ve oyunun
sergilenişindeki başarısızlıklar nedeniyle yaşanılan, gazetelere yansıyan
seviyesiz tartışmalar yaşandı ve en sonunda sanatçı kıyımı noktasına dek
gelindi. Geçtiğimiz haftalarda sanatçı kıyımlarını haber yapmıştık ve görünen
şuydu ki bunlar bir başlangıçtı ve şehir tiyatrolarının tamamen teslim
alınmasına, kendi kadrolarının oluşmasına dek sürecekti bu kıyımlar. İşten
çıkarılan sanatçılar ne kenarda oturtulup maaş alanlar, ne bankamatik sanatçısı
şeklinde adlandırılanlar değil tam tersi faal, sevilen sanatçılardan seçilmiş
oyunları süren, sahne alan sanatçılar kurban edilmişti.
HANGİ BAŞARI?
8 yıldır değişik görevlendirmelerin ardından Genel sanat Yönetmenlikleri
onaylanmak yerine işlerine son verilen yönetimlere karşın bugün artık Nurullah
Tuncer'in resmen bu göreve atandığını öğreniyoruz. Peki diğerlerinin başaramayıp
onun başardığı neydi ki buna layık olabilmişti? tartışmalı oyunları mı?i telif
yüzünden ağız dalaşına varan lakayıt tutumları mı?, Bu sezon görülen harika
başarı grafiği mi? neydi diğerlerini başarısız gören belediye yönetiminin onu
ödüllendirmesinin altında yatan gerçek? İşte bunu görmek yarın için bize pek çok
ip ucu verecektir. Anlaşılan şuydu ki belediyenin başarıdan anladığı kendi
felsefesini İBŞT'de yerleştirmek, Kendi anlayışına uymayan yada nötr kadroları
kapı önüne acımadan koyup kendi düşünceleri doğrultusunda yapılanmaya zemin
hazırlamak.
Elbetteki önce tartışılması gereken başka konular vardır. Ödenekli tiyatrolar
sürmeli midir? Ödenekli tiyatroların yönetsel işleyişi nasıl olmalıdır? Bir
belediye başkanı bir sanat kurumuna mezarlıklar müdürü atar gibi atama
yapabilmeli midir? sanat kurumlarında özerk yapılanmanın zorunluluğu gibi pek
çok konu vardır en temelde tartışılacak. Fakat bugün bu ileri tartışmalara sıra
gelmesi bir yana İBŞT'nin mevcut durumu içerisinde düştüğü durum dahi süren
modeli aratacak bir şekilde hızla geriye savrulmaktadır. daha da önemlisi İBŞT
de yaşananlara seyirci kalmak yarın yukarda saydığımız tüm alanlarda birilerinin
istediği gibi at oynatmasına izin vermek anlamı taşıyacaktır.
Tüm tiyatro severleri, Sanat çevrelerini, ve Yayın organlarımızı yaratılan pembe
tablolardan ve hoşgörü düşlerinden uyanmaya davet ediyor ve İBŞT'de yaşanan bu
somut olayın gündeme taşınarak uzun vadede yaşayabileceğimiz olası durumları
kamuoyunun dikkatine sunmak görevinizdir diyoruz. Zira 8 yılın ardından İBŞT'de
yaşananlar iktidarda olmanın avantajıyla çok daha çabuk bir şekilde diğer
kurumlarda da yaşanacakların çok tipik bir göstergesidir. Bugün İBŞT'de
yaşananlar yarın Devlet Tiyatrolarında sürecek mahallemizdeki okulların
müdürlüklerinden Cumhurbaşkanının seçimine dek yaşanabilecek, her birinin başına
birer Nurullah Tuncer bulunup oturtulabilecektir. |