|
Bugün imamhatiplere itiraz
edenlerin en fazla dile getirdiği konuların başında "Bu okullar imam ve
hatip yetiştiriyor bu ülkede bu kadar imam ve hatibe ihtiyaç var mı?
Neden bu kadar imam hatip lisesi var?" şeklinde itirazlar. Ve yine bu
soruyu kendileri açıklayıp "imam hatipler alternatif okul olarak
yerleştirilmek isteniyor, bunlar dinsel eğitimi önde tutanların tercih edeceği bir
eğitim modeli olarak topluma sunuluyor" deniyor. Evet doğrudur büyük
oranda gerçeklik payı vardır.
Dinsel eğilimi toplumun
ortalamasına göre daha fazla olanların dinsel eğitim alması için
çocuklarını imam hatiplere yönlendirmesi doğal görülebilir ama toplum
içerisindeki ortalama (genele uygun) yaşam tarzı içerisindeki
insanların da bundan böyle kendiliğinden imam hatipleri tercih etmeye
başlaması gündeme gelebilir ki işte o zaman toplumun içerisinde
dengeler bozulmaya ve ortalama çizgi sağa doğru kaymaya başlayacaktır.
Neden? Çünkü Toplum alternatif eğitim modeli arıyor, özel okullar
olanakları olanlar için ilk tercih elbette. Olanakları elvermeyenlerin
tercihleri ise Anadolu Liseleri, Süper Liseler.. Bunlar da olmadı bu
defa gerçekten imam hatiplerin tercih edilmesi
gündeme gelecektir.
Bu okulları sırf diğer mahalle liseleri yarım gün imam hatipler tam
gün, imam hatipler'de eğitim daha
ciddi tutuluyor, disiplin daha fazla diye tercih edenler dahi
olacaktır. Kaldı ki eğer ÖSS sınavında imam hatiplerle diğer liseler
eşit koşula sahip olursa imam hatip tercihi tırmanacaktır.
Bana göre asıl sorun budur. Yani
bugün muhalif olanlar cepheden imam hatiplere karşı taarruza
geçeceklerine topyekün eğitim sisteminin sorgulanması ve eğitimde
devrim için seferber olmak zorundadır. Bir şeye karşı çıkıyorsanız
alternatifini de sunmak zorundasınız. "İmam hatiplere hayır bu
köhnemiş, yararsız, gereksiz bilgilendirmelerle ve ezberci eğitim
sistemine devam!" bu olmaz.
Aydın kesimin
eğitim sistemi konusundaki suskunluğu hayret vericidir :
Türkiye'de Aydın kesim eğitim
konusunda iki konuda sesini duyurur. Biri Köy enstitüleri nostaljisi
yapıp Köy Enstitülerinin kapatılmasını bir kez daha, bir kez daha
lanetlemek, diğeri de işte bu imam hatipler konusu. Köy enstitülerine
bende bir köy enstitülü çocuğu olarak sahip çıkar ve kapatılmasını
büyük bir yanlış olarak onaylarım ama işte o kadar. Yani zaman geriye
akmaz ve o dönem için gerçekten son derece doğru olan Köy enstitüleri
bu dönem için artık çözüm değildir. Bugüne gelince Aydın kesim
çocukların, gençlerin birer sınav atı gibi zorlanmasını bir yandan
eleştirir ama öte yandan da kendi çocuğunun bile boynuna kemendi
geçirip bu yarışta koşturur. Kendi öğrenciyken eğitim sisteminden,
gereksiz ansiklopedik bilgilerle kafaların doldurulmasından,
ezbercilikten şikayet edip durmuştur ama bugün kendi çocuğunu aynı
eğitim sistemi içinde başarılı olmaya, ders çalışmaya zorlar hiç biri
"sınıfı geçecek kadar not al yeter bu eğitim sisteminden
koruyabildiğin kadar beynini koru aman fazla gömülme bu derslere
demez.
Bu eğitim sistemi
ezberci ve gereksiz bilgilendirmelerle doludur
Ne hazindir ki ben henüz 14 yaşında
bir ortaokul öğrencisiyken söylediğim sözleri bugün 40 yaşında tekrar
edeceğim çünkü okullara bir kaç tepegöz ve şanslı okullara bir miktar
bilgisayar ilave etmekten başka zihniyet olarak bu çeyrek asırda
değişen hiç bir şey olmadı. Eğitim sistemimiz hala ezberci eğitim
sistemidir ve bugün bilim ispatlamıştır ki ezberle zeka ters
orantılıdır. Yani ezbercilik, beynin hafıza unsuru güçlendirilirken
zeka yani düşünce üretme gücü zayıflamaktadır. Bu eğitim sistemi
ezberci olmak zorundadır çünkü formüller, semboller ya da dağların
derelerin ölçüleri ezbersiz akılda kalmaz.
Bu eğitim sisteminde genel kültür
değil gereksiz yada uzmanlık bilgileri öğretilir. Sözde ilköğretim ve
liselerde genel kültür kazandırılmakta her konuda asgari bilgiler
sunulmaktadır. Ama hayır kesinlikle bu öğretilenler genel kültür değil
ya ansiklopedik bilgidir ya da uzmanlık bilgisidir. Örnek mi? Bilmem
ne dağının uzunluğu ya da bilmem hangi ilin nüfusu, yüzölçümü genel
kültür değildir bunlar ansiklopedik bilgidir ve akılda tutulması da
gerekmez ancak ve ancak gerek duyulduğu zaman açılıp ansiklopediden
bakılıp görülecek bilgilerdir. Yine bu eğitim kurumlarında öğretilen
örneğin bir om kanunu ya da bir kimyasal maddenin simgesi de genel
kültür değil uzmanlık bilgisidir. Sadece ve sadece o alanda çalışacak
mühendis ya da teknik elemana gerekecek bilgidir. Şimdi diyelim ki 50
kişilik bir lise de sadece bir kişi elektrik mühendisi olacak ve bu om
kanununu kullanacaktır Diğer kırkdokuz kişi ömrü boyunca asla bu
formüle başvurmayacaktır ama hayır bu 50 kişi de bu kanunu ezberler bu
kanunla hesaplamalar yapar sınavda. Yine bu 50 kişilik sınıfta belkide
sadece bir teki kimyager olacaktır ama tümü sembolleri ezberlemiştir.
Bunlar bu bilim dallarının genel kültürü değildir. Bunlar bu bilim
dallarının profesyonellerinin kullanacağı uzmanlık bilgileridir ve
zaten onlar üniversite eğitimi sırasında bunları baştan ele alıp uzun
uzadıya öğrenecektir binlerce öğrenciye hiç bir zaman
kullanmayacakları bu bilgileri öğretmenin anlamı yoktur. Peki genel
kültür nedir? Genel kültür om kanununu bilmek değil nasıl olup da bir
TV yayınıyla bir görüntünün bir yerden başka yere ulaştığını bilmektir
mesela.., içme suyunun neden klorlandığını bilmektir mesela... Ama
bunu bilmez halkımız çünkü ona bunlar değil om kanunu ya da kromun
simgesi öğretilmiştir (pardon sadece ezberletilmiştir)
Bugün ülkemizin en büyük sorunu
kültür yoksunluğudur. Hatta eğitimliliğe rağmen kültür yoksunluğudur.
Bu kültürsüzlük ise insanlarımızı her tür alternatifin arkasından
sürüklenmeye götürecektir. Alternetif olarak daha üstte daha ilerde
yaşam tarzları arayışına değil daha geride yaşam tarzları sunanların
peşinden gitmeyi getirecektir. Eğitimde daha ilerde alternatifler için
zorlamaların değil daha geri modellerin savunucusu olma konumuna
götürecektir.
Hayır bugün gerici dediğiniz
partilere oy verenler, gerici eğitim modelinin savunucusu dediğiniz
kişilerin çoğu imam hatip mezunları değildir. Eskiden bu kadar çok
imam hatip mi vardı? Bugün bu taleplerle karşınıza gelenler yada bu
talepleri gündeme getirenlerin peşinden gidenlerin bir çoğu aslında
laik yönetimin, Atatürkçü cumhuriyetin "normal" okullarında tam da
sizlerin belirlediği şekilde Atatürk heykelleri önünde her sabah
"Türküm, doğruyum çalışkanım..... ey bugünümüzü sağlayan ulu Atatürk
açtığın yolda, kurduğun ülküde hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim"
diye ant içmiş çocuklardır.
Galiba siz bir yerde hata
yapıyorsunuz ne dersiniz? Siz asıl kendi hatalarınızın farkına varıp
düzeltmek için seferber olmadıkça daha çok hataların sonuçları üzerine
yaygara koparırsınız.. Bugün bu rüzgara kapılmış kitleler yarın
bakarsınız başka rüzgara kapılıp farklı radikal çıkışların peşinden
gitmeye başlar. Bu halk artık alternatif arıyor ve merkezden kaçıyor
bu alternatifi siz sunmazsanız onlar alternatif sunduklarını iddia
edenlerin ardına takılır ama sağdan ama soldan...
Yazımın başlığını özellikle vurucu
ve kışkırtıcı seçtim bir anlık da olsa dikkat çekmek okutmaktı belki
amaç. Ama bir bakıma da doğruluk içeriyordu. Benim sorunum imam
hatipler değil. Benim sorunum topyekun eğitim sistemi. Ve bu eğitimde
devrim hedeflenmedikçe de imam hatipler hiç olmasa bile bu ülkenin
daha çok başı ağrıyacaktır buna dikkat çekmekti.
|