|
BİR YANDA
KÜRESEL
SALDIRI BİR YANDA YÖRESEL
Bundan
bir 20 yıl ve daha öncesinin değişmez muhabbet başlangıcı olan "Hemşerim
memleket nere?" sözüne çarşıda, pazarda, istasyonda, mal alırken, mal
satarken, taksiye binince, otobüste çok sık rastlardınız. Bu sadece söze
başlamaya bahane olsun diye edilmiş bir söz değil o dönemler için normal
görülebilecek bir yakınlık kurma, bağ kurabilme arayışının adımıdır. O devirler
için insanları birbirine bağlayacak çok fazla sosyal olgu yoktur ve bir insan
bir diğer insanla ancak yöresel benzerliğiyle yakınlık kurmayı düşünebilirdi.
Askerde hemşeri aranır, hemşeri yakınında ev aranır, İstanbul'a okumaya gelen
öğrenciler üst sınıflardan hemşeri ağabeyler bulmaya çalışırdı. Öğrenci yurtları
Kayseri yurdu, Antalya yurdu gibi adlandırılır ve aynı ilden gelen öğrenciler
hep bir yurda tıkıştırılır, o yöreden çıkmış iş adamları bu yurtları
desteklerdi. (Hoş gerçi hala bu yöreciliği aşamamış kişiler, semtler olsa da
onlar da bir kuşak daha yaşatabilir bu tutkuyu)
Ama şimdi öyle
değil. İnsanlar artık Fenerli, Cimbomlu, rock sever, tiyatro sever, ve daha bir
çok farklı farklı hobilerle, sosyal uğraşlarla donanımlı. Ve artık Çankırı'dan
gelen bir başka Çankırılı'yı aramıyor, daha üniversiteye kaydını yaptırırken Tiyatro kulübüne yöneliyor
ya da ilk iş rock konserinde arkadaş edinmek oluyor,
Futbol taraftarlarıyla kümeleşiyor, İki iş arkadaşı bazen 2-3 yıl bir odada
çalışıp ancak bir gün söz açılınca "sahi ya sen nereliydin" diye soruyor.
Peki ama
"Hemşericilik" ayrımını insanlar gün be gün geride bırakırken artık sanatla,
sporla, pek çok sosyal konuda kimliğini ifade ederken nasıl oluyor da İstanbul'da üstelik de
Belediyeye bağlı, üstelik de bir kültür kurumunda öğrenci alınırken insanlara
basılı formlarda menşei sorulabiliyor?.. Sayın Ulvi ALACAKAPTAN forum
sayfalarımıza yazmasa belki de öğrenemeyecektik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Kültür A.Ş.kurulusu GSM Öğrenci alımında neden "Ailenizin geldiği yer (menşei)
nedir?" diye sorma gereği duymuş olabilir? En iyi niyetle bu kurumun yönetimi hala
20-30 yıl öncesinde kalmış bir geri kültürün temsilcileri diyebiliriz. Ama
bu sorunun sorulma nedeni ya bu kadar masum değilse ? Ya bir ayrımcılık söz
konusuysa? Kimilerinin mozaik dediği birilerinin mozaiği beğenmeyip "Mermeriz
mermer"(!) diye vurgu yaptığı toplum yapımızda eğer bir yöresel ayrımcılık
yapılmıyor ise bu sorunun sorulma nedeni nedir bu açıklanmak zorundadır ve bana
göre bu soruyu sormuş olmak dahi sanatın içine sızmış, bir sanat kurumunu
kullanan ayrımcı, ya da gerici bir saldırı sayılmalıdır.
|