|
GENEL
DEĞERLENDİRMELER VE GENEL ELEŞTİRİLER :
YARIŞMA KONUSU : Lise Tiyatroları Festivallerinde en büyük
eleştiri bunların büyük bir kısmının "yarışma formatında" olması
şeklindedir. Lise çağındaki gençlerin adrenali göz önüne alınırsa siz
yarışma yaparsanız onlarda bu coşkuya istese de istemese de ayak
uydurur. Peki doğrusu bu mudur? Lise çağları duyguların abartılı
yaşandığı yıllardır coşkular da, hüzünler de, öfkeler de had safhada
yaşanır ve yansıtılır. Yani birilerine mutlu olma coşkusunu had
safhada yaşatırken diğerlerine yıkım hatta öfke duygularını da had
safhada yaşatma ihtimalinizi de hesaba katmak zorundasınız. Kendi lise
çağlarıma döndüğümde Milliyet Liseler arası Halk Oyunları Yarışmasını
hatırlıyorum ve bir de yarışma çıkışında Vatan Lisesi ile yaptığımız
taşlı sopalı kavgayı!!! Liselerin bu coşkularıyla oynamak bugüne dek
olmadıysa bile risklidir, birilerine coşku ve sevinç dalgaları iken,
diğerleri için yıkımdır.
Bana sorarsanız değil liseler arası..,
hiç ama hiç bir sanatsal alanda yarışmayı uygun bulmuyorum. Çünkü sanat da
spor gibi kesin kıstaslar yoktur. Sanat da müsabaka olmaz!
Spor da kesin kurallar vardır ve ipi ilk göğüsleyen birinci dersiniz,
sırtını yere değdiren kazanır dersiniz, şu iki direğin arasında şu
kurallara göre en çok topu geçiren (adına gol deniyor) kazanır dersiniz, şu kadar metreyi
şu kadar sürede koşan kazanır dersiniz.
Peki sanat da kıstasınız nedir? İpi göğüslemeyecekler, final
çizgisine koşmayacaklar, birbirlerini yere yıkmayacaklar, gol
atmayacaklarsa
Jüri neye göre değerlendirmektedir?
Birinciler kime göre birincidir? Bir sanatçı diğer bir sanatçıyı
değerlendirme hakkını nereden alır? Bugün konservatuarlarda
verilen sanat eğitimi ve buranın mezunlarının yaptığı sanat dahi
sorgulanırken, konservatuarlara öğrenci seçim şekli bile sorgulanıp eleştirilirken
sizin Jüri oluşturma kıstasınız ne olacaktır?
Sanatçının, yönetmenin hatta oyuncunun sanat yorumunda özgürlüğü söz
konusuyken onu bir başkasının değerlendirmesi nasıl bir özgürlüktür?
Bir jüriye göre iyi olan başka bir jüriye göre kötü olamaz mı? İşte
örnek: Terakki Vakfı Tiyatro festivalinde birinci olan ve bir önceki
yıllarda da bir çok festivalden bir çok birinciliği olan Beşiktaş
Atatürk Anadolu Lisesi Tiyatro Topluluğu Bilgi üniversitesi için elemeyi geçip
davet edilen okullar arasında bile yer almıyordu o halde hata yapan
hangi jüriydi? Terakki yada Kadir Has jürisi mi yanlış seçim yapmıştı yoksa Bilgi
üniversitesi jürisi mi?. Bir başka örnek : Önceki Yıl bir festivale
ilk elemeyi yapanlarca son tercih olarak girmiş bir okul aynı
festivalin yarışma aşamasında en iyi topluluk seçilmişti. Hata yapan
kimdi kötü ama alalım bakalım diyen kişinin tiyatro anlayışı mı yoksa
o topluluğu birinci seçen jürinin anlayışı mı?
Evet benim kişisel görüşüm sanat'ta asla yarışma olmaması, ille de bir
ödüllendirme olacaksa bunun ancak geniş tabanlı halk oylaması ile
olması gerektiğidir. Değil adrenalini yüksek ve coşkuları sömürülmeye yatkın
liseliler bana göre Afife Jale ödülleri dahil sanat da hiç bir şekilde
böyle yarışma formatında ödüller olmaması gerektiğidir. Spor gibi
kesin kurallarla ve kesin kıstaslarla yapılmayan sanatı ödüllendirmek
kimsenin haddi olmamalıdır.
SEYİRCİ KONUSU : Lise Tiyatroları Festivallerinin bir diğer
olumsuzluğu ise bazılarının boş salona oynatılmasıdır. Evet siz bedava
salon veriyor olabilirsiniz ama oraya gelenler de bir çok külfeti göze
alıyor. Kamyonlarla dekor taşınıyor, ailelerden tek tek izin alınıyor,
okul yönetimleri bir yığın prosedürü yerine getiriyor, o gençler bir
yıl boyunca çalışıyor... Bunca emek ve külfet göze alınarak ortaya
çıkan liseli tiyatrocuları kimsenin organizasyonuna dolgu
malzemesi olarak kullanmaya hakkı yoktur. Bir tiyatro festivali
yapıyorsanız festivallerin ilk amacı seyirciye ulaşmaktır bunu göz
ardı etmemelisiniz. O topluluklar kendi öz seyircisine yani anne -baba
okul arkadaşlarına zaten kendi okullarında ulaşmaktadır onları size
seyirci getirsin diye beklemeniz yanlıştır ve onları davet eden
sizlerin onları seyirciyle buluşturacak önlemler alması da şarttır.
Daha fazla reklam, daha fazla duyuru yapılabileceği gibi biraz daha
masrafı göze alıp civar okullardan ya da gelir düzeyi düşük semtlerden
servislerle ücretsiz öğrenci taşınması festivalinizin işlevini ikiye
katlayacaktır ve hem salonunuzda topluluğu olan liselere tiyatro yapma olanağı sunarken hem de
daha fazla sayıda gence de belki de ilk defa ve ücretsiz tiyatroyla tanışma
şansı sağlayacaktır.
BAŞARILI OKUL BAŞARISIZ OKUL AYRIMI : İster yarışmalı ister
yarışmasız olsun bütün organizasyonlarda tiyatro çalışmasını ciddiye
alan okullar listelere alınmaya çalışılmaktadır ve bunların sayısı da
İstanbul'da dahi bir düzineyi geçmemektedir. Öte yandan diğer okullar
tiyatro değil müsamere ölçeğinde bulunup baştan elenmektedir. Bu
durumda başarılı üç beş okul topluluğu bu festival enflasyonu içinde
festivalden festivale koşup her gün bir
salonda sahne alırken diğerleri daha baştan kaybetmektedir. Bu gençler
sadece 3 yıllığına lisededir ve bir gün bize de şans tanınır diye
beklemeye zamanları yoktur. Bir şekilde bunlara da şans tanınmak ve
bir adım ileri gitmeleri için motive edilmek zorundadır.
TARİH SEÇİMİ :Tüm Lise Tiyatroları Festivalleri Mayıs sonu Haziran
başında gerçekleşmekte bazen ödül törenleri dahi çakışmakta
topluluklar ikiye bölünerek ödül törenlerine katılmaktadır. Yine
festival enflasyonu nedeniyle seyircilerde de bölünmeler olmakta bir
önceki yıl tam dolan salonlarda seyirci sayısı giderek azalmaktadır.
Bu tür organizasyonları yapanların birincil amacı gerçekten lise
tiyatrolarını teşvik etmekse o zaman yapmaları gereken şey hiç vakit
kaybetmeden bir araya gelmeli ve bir centilmenlik anlaşması
yapmalıdırlar. Mümkün olduğunca her birinde aynı okullar yerine her
okula şans tanıma adına paylaşımlar olmalı gerekiyorsa Tiyatro yapan
tüm okullar her birine kura ile pay edilerek dağıtılmalıdır.
FESTİVAL RUHUNUN OLMAYIŞI : Bir diğer konu da bu etkinliklere
"festival, şenlik, Tiyatro günleri" gibi iddialı adlar verilip aslında
hiç de bu adlara uygun dolulukta olmaması. Sadece 5 yada 15 okulun
sırayla çıkıp oyunlarını sahneleyip inmeleri. Bu organizasyonların
gerçek bir festivale dönüşmesi için söyleşilerle, tiyatro yazarlarının
imza günleriyle, work-shoplarla zenginleştirilmesi yerinde bir çıkış
olacaktır.
GENÇLİK RUHUNUN OLMAYIŞI : Adı Gençlik ya da Liseler arası olsa da
bu festivallerde gençlerin gölgede kaldığı ve sadece oyuncu olarak yer
aldıkları da bir başka eleştiri konusu. Bu gençlere profesyonel destek
verilse dahi organizasyonlarda gençler konu mankeni olmaktan öte görev
almalıdır. Üniversite kulüplerinde üniversite organizasyonlarında
tamamen gençlerin organizasyonu olduğu ve çok başarılı çalışmalar
yaptığı ortadadır. Üniversitede bunu başaran gençler lisede de bunu
başaracaktır. Olumsuzlukları olsa da Galatasaray Lisesi bu alanda bir
örnek olarak ele alınmalıdır. Gençlik oyunlarının seçimi hatta
toplulukların kendi oyunlarını yazmaları teşvik edilmeli, Mümkünse bu
organizasyonlara "liseler arası oyun yazma" bölümleri de eklenmeli yeni
oyun yazarları yetişmesi teşvik edilmelidir.
ÖNERİM : Liseler arası tiyatro festivalleri enflasyona dönüşmüş ve
bu da sürekli aynı okullara şans tanınması, seyirci sıkıntısı, bu
gençlerin sınav dönemlerinde salon salon gezip bazen boş salonlara
oyun sergilemesi gibi bir noktaya dek varmıştır. Yapılması gereken
başta bu festivalleri halen yapmakta olanlar olmak üzere ildeki uygun
salonu olan tüm liseler, salonlarını liselere açmayı kabul eden tüm
tiyatro salonu sahipleri bir araya gelerek bir tiyatro haftası
ilan
etmeleri ve bu tiyatro haftası boyunca İstanbul'un bir çok yerinde
birden her birinde farklı farklı toplulukların sahne alması, ildeki
diğer okulların, diğer öğrencilerin ise sağlanacak olanaklarla bu
festivallere seyirci olarak taşınmasıdır. Araya serpiştirilecek profesyonel
topluluklarla, söyleşilerle, imza günleriyle ortak work-shoplarla
gerek bir tiyatro festivali, tiyatro haftası yaşanmalı
yaşatılmalıdır. Mayıs ayında bir hafta "Gençlik Tiyatroları Haftası"
ilan edilmeli ve bu organizasyonlar birleştirilerek yarışmasız ama
sanatla dolu dolu olarak gençlik tiyatrolarına hizmet verilmelidir.
|