Ahmet Ertuğrul Timur

aetimur@tiyatrom.com  


 

LİSELER ARASI TİYATRO FESTİVALLERİ ENFLASYONU VE FESTİVALLERİN DEĞERLENDİRMESİ

Bir kaç yıldan bu yana Mayıs ayı gelip de peş peşe Liseler arası Tiyatro Festivalleri gerçekleştirildiğinde bu konuyla ilgili olan tüm Tiyatrocu dostlardan ısrarla bu festivallerin bir değerlendirmesini yapmalarını rica ederim. Lütfen şu liseler arası festivalleri bir değerlendirin neler getiriyor neler götürüyor, hangisinin hangi yönü olumlu, hangi yönü yanlış bir yazıya dökün derim ama üzgünüm ki bu konuda her yıl hayal kırıklığına uğrarım ve ne festivali düzenleyenlerden biri, ne katılanlardan biri çıkıp da yazmaz.

Peki ben neden bu değerlendirmeyi yapmadım bugüne dek? Öncelikle  bu festivallerin ilklerinden birinde "sadece teknik anlamda da olsa" görevli olmam nedeniyle kaçındım. Öte yandan böyle bir tiyatro sitesinin yayıncısı olarak bu konuda tarafsız kalmak ama yapılacak olumlu olumsuz değerlendirmelere yer vermek istedim. Ama başkaları bu konuyu yazmaktan kaçınıyorsa artık daha fazla bu konuyu ele almaktan kaçınamazdım ve günah benden gitti deyip kendimce değerlendirmelerimi yazıyorum.

Bu yazı (Ve kendi adımla köşemde yayınladığım hiç bir yazı tiyatrom.com  genel tutumu değil bireysel düşüncelerimdir, tiyatrom.com "benimsemese dahi" Tiyatro kapsamı dahilinde olan tüm haberleri, etkinlikleri. ve bize yollanan yorumları  sayfalarına taşır.

GALATASARAY LİSESİ TİYATRO GÜNLERİ Bu yıl 11.si gerçekleştirildi. Olumlu yanları : Yarışma değil Tiyatro günleri olarak gerçekleştirilmektedir. Sadece Okul toplulukları ile sınırlı kalmayıp amatör ve alternatif tiyatroları da organizasyona dahil etmektedirler. Diğer bir çok festivalde profesyonel organizatörler yer alırken, hatta özel lise ya da üniversitelerde gençler adeta konu mankeni gibi pasif konumlarda (masadan ödülü alıp sunucuya uzatmak, yada salon girişinde broşür dağıtmak gibi) kullanılırken Galatasaray Lisesinde bu organizasyonun tamamını liseli gençler üstlenmiştir. Organizasyona sponsor aramaktan afiş bastırmaya, katılacak gruplarla ilişki kurmaktan katılacak grupları seçmeye, tüm etkinlik boyunca sahne organizasyonunu yapmaya dek her ama her şeyiyle tam bir gençlerin gençlik organizasyonudur.  Olumsuz yanı : Maalesef seyirci azlığı Galatasaray Lisesi Tiyatro Günleri'nin en büyük sorunudur. Neredeyse boş salona oynanması bir çok grubu sonraki yıllar başvurudan alıkoymaktadır. Sınavların yoğun dönemlerine denk gelmesi ve 14-15 oyunun peş peşe sahne alması nedeniyle okul kendi öğrencilerini dahi

 

seyirciye dönüştürememektedir. Yine bir günde 2 topluluğun sahne alması, sahne küçüklüğü, teknik donanım yetersizliği de olumsuzluk olarak dile getirilmektedir.

EYÜBOĞLU TİYATRO BULUŞMASI : Eyüboğlu Eğitim Kurumlarının organizasyonu olan Yarışmalı Tiyatro Festivali'nde en büyük sorun öncelikle yeterli tanıtım olmaması. Bir kaç yıl öncesine dek sitemize festivalle ilgili e-maille bilgi geçilirken son yıllarda ne sitemizde ne de başka bir yayın organında en ufak bilgi edinmek mümkün olamamakta, okulun kendi web sitesine dahi girdiğinizde yeni festivalle ilgili bilgi alıp duyurmak mümkün olamamaktadır. Okullara faks çekilerek katılımın sağlandığı Festival adeta kendi halinde bir organizasyon olarak "yapılsın bitsin" diye yapılıyormuş gibi bir izlenim vermekte. Resmi anlamda bir bilgi alamamakla birlikte geçtiğimiz yıl sadece İstanbul Kadıköy yakasından okulları kabul ettiklerini duyurdukları ama başarılı topluluğu olan "karşı kıyıdan" liselere de ayrıca katılma çağrısı yapıldığı, erkekler kadın, kadın oyuncular erkek rollerde oynayamaz gibi şartnameler olduğu tiyatro toplulukları arasında konuşulmaktaydı. Dışarıya bu denli kapalı ve tanıtılmayan bu organizasyonla ilgili maalesef olumlu ya da olumsuz başka bir değerlendirme yapamıyorum. Fakat yarışmalı organizasyonlara olan karşı çıkış gibi genel eleştiriler bu organizasyonu da içine alıyor.

TERAKKİ VAKFI GENÇLİK TİYATROLARI FESTİVALİ : Bu yıl 9.gerçekleştirilen Festival Gençlik Tiyatro Festivallerinin ilklerinden.  Devlet Tiyatrosu sanatçılarından, medya tiyatro yazarlarına uzaman profesyonel bir ekip  yarışma jüriliği yapıyor. Bireysel ilişkim nedeniyle zaten kendi olumlu/olumsuz görüşlerimi sık sık dile getirdiğim için burada bu festivalle ilgili benim düşüncelerim dışındaki değerlendirmelere yer vereceğim. Olumlu yönleri : istikrarlı bir şekilde süren ve belli bir tempoyu düşürmemiş olması, diğer neredeyse tüm lise festivallerinde bir güne birden çok oyun sıkıştırılırken burada her okul için bir tam gün salonun tahsis edilmesi ve dekor kurulumdan, ışık ayarlamalarına, prova alımına dek rahat bir hareketlilik sağlaması, profesyonel bir salonun ve elemanların tümünün , kısıtlamasız okul topluluğunun kullanımına sunulması, diğer bir çok festivalin aksine oyunların genelde dolu salona oynanması,  Olumsuz yanları : Çok az sayıda oyuna katılım hakkı verilmesi (5 okul), Yarışma formatında olması, Katılmayı başaran her okulun az ya da çok birer ikişer ödül aldığı asıl kaybetme yada kazanmanın aslında ilk elemede olduğu

PROFİLO KÜLTÜR MERKEZİ LİSELERARASI TİYATRO FESTİVALİ Liselerin Tiyatro Festivali düzenlemesini anlayabiliyoruz da bir alışveriş merkezi ne diye bir Liseler Tiyatro Festivali düzenler? İki neden olabilir

a) Bu Kültür merkezinin başındaki kişi ya da kişiler gençlik organizasyonlarına karşı kişisel bir yakınlık, sempati içerisindedir b)Alışveriş Merkezi iyi birer tüketici olan gençleri buraya çekerek tanıtım, ayak alıştırma sağlamak derdindedir. Profilo için her ikisi de doğru olabilir. Bu organizasyonu yapanların gençlik tiyatrolarına yakınlığını Tiyatro dünyasından bir çok dostumuzdan duyduk.  Kendilerine gençler adına bu profesyonel salonu gençlere açtıkları için teşekkür ederiz. Fakat öte yandan alışveriş merkezinin de bu organizasyona evet demesinin nedenlerinden birisi de b maddesinde söylediğimiz etken olsa gerek. Bakın John FISKE  "Popüler Kültürü Anlamak" adlı kitabında nasıl da bu konuya işaret etmiş. Profilo Kültür merkezi Lise Tiyatroları Yarışması

olumsuzlukları : Bir güne iki oyun verilmesi ve dekor, ışık, prova için yaşanan sıkışıklık, Yarışma formatında gerçekleştirilmesi ve özellikle final gecesi  gençlerin doğasından gelen coşkunun kamçılanarak ortamın bir sanat organizasyonundan çok adeta stadyuma döndürülmesi en fazla eleştirilen konuların başında geliyor. Oyunların sergilendiği anda hiç bir jüri üyesinin ortada olmadığı, "belki" sonradan video kayıtlardan izleyip oy vermiş olabilecekleri de bu festivalle ilgili konuşulan konulardandı.

KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ LİSELER ARASI TİYATRO FESTİVALİ Bir Alışveriş Merkezi'nin Lise Tiyatroları Festivali düzenlemesini de anladık ama bir üniversite neden üniversiteler arası Tiyatro Festivali değil de Liseler arası düzenler? Öyle ya bu festivalin öncelikli seyircisi bu üniversitelerin öğrencileri olacaktır üniversiteli gençler seçme hakları olsaydı liselileri değil, diğer üniversitelileri izleyip onlarla tanışıp kaynaşmayı seçerdi . Bu sorunun yanıtına herkes ağız birliği etmişçesine "Eğer bir özel üniversite liseler arası şenlik yapıyorsa asıl amaç kendine liseden üniversiteye geçmeye hazırlanan öğrenci-müşteri adayları aramasıdır" diyor. Yani Festivale katılan onlarca lise, bu toplulukların yüzlerce oyuncusu, ve getirecekleri liseli seyircilerle binlere ulaşacak bir liseli akını sağlanacak, bu lise öğrencilerine üniversitelerinin ne kadar muhteşem donanımlı olduğu azcık tattırılacak ve bu da o gençlerden hiç olmazsa bir kısmının tercihini etkileyecek, üniversite bu organizasyonla öğrenci-müşteri bulacak... Tabi bu bir görüştür ve günahı bu görüşü dile getirenlerin boynuna. Ama sanıyoruz ki eğer niyet buysa Kadir Has üniversitesi umduğu müşteriyi bulamamış olacak ki geçen yıl yaptığı ve başına "birinci" ibaresi koyduğu festivali bu yıl sessiz sedasız kaldırdı. Geçen yıl vaat ettiği yüksek ödüllerle kendinden söz ettirmiş ama final gecesi bir manevrayla her dalda ikişer birinci, ikinci vb seçerek bu ödülleri küçültüp yaymayı başarmıştı.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ LİSELER ARASI TİYATRO FESTİVALİ Bilgi Üniversitesi Festivalini diğerlerinden ayıran en büyük özellik "Ulusal çapta" olması. Üç merkezli olarak İstanbul, Ankara ve İzmir ayağı olan Festival bu yıl başladı ve kendinden bir hayli söz ettirdi. Bu Festivalde ödüller de tartışma konusu oldu. En iyi kadın ve erkek oyuncu ödüllerine sahip olan öğrenciler, ÖSS sonucunda İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne kayıt hakkı kazanmaları halinde, öğrenimleri boyunca yüzde 100 karşılıksız burs alacak. Yani önce bu festivale katılacaksınız, sonra burada en iyi kadın ya da erkek oyuncu ödülü alacaksınız sonra da ÖSS de bu okula girecek puanı tutturacak ve tercihinizde de burayı seçmiş olacaksınız. Bu ihtimallerin hepsi yan yana getirilirse söz konusu ikramiye de yerini bulmuş olacak aksi halde teselli ikramiyesi birer fotoğraf makinesi. Bu organizasyonla ilgili diğer bir eleştiri ise ilk başvuruda eserlerin nasıl seçileceğinin, elemelerin nasıl yapılacağının bilinmezliği idi. Eserlerinizi bize ulaştırın varsa video kaydı yoksa oyun teksti gönderin türü bir açıklama "jüri üyeleri topluluk seçiminde oyun teksini mi değerlendirecek ?" gibi soru işaretleri doğurdu.

ŞEHİR TİYATROLARI GENÇLİK GÜNLERİ İstanbul Şehir Tiyatroları Gençlik Günleri kapsamında Liseler yer almıyor. İlk başladığı yıllarda oldukça ilgi gören Gençlik günleri giderek söndü ve geçtiğimiz yıl kaldırılması gündeme geldi. Bu yıl ise sessiz sedasız ve ilgi gösterilmeyen, ya da yeterli duyurusu yapılmayan bir yasak savma niteliğindeydi. Gençlik günlerinde Liseler yer almayacaksa ya da liselere hitap etmeyecekse kime hitap edecek düşünmekte yarar var, gençlik "liseliler" değilse kimlerdir diye soruyor ve eğer gençlik günleri sürecekse bunun merkezinde lise ve üniversite toplulukları olmalıdır diyoruz. Son dönemlerde Panellerle ve müzik organizasyonlarıyla donatılan gençlik günlerinde müzik topluluklarının seçimi de günümüz gençlerinden çok dünün gençlerini (yaşı 35-45 arası olanları) mutlu edecek türdendi. Bu şartlarda Şehir Tiyatroları Gençlik günlerinin tüm yapısının yeniden sorgulanması ve tamamen gençliğin merkezinde bulunan lise ve üniversite topluluklarını, seyircilerini esas alarak yapılandırılması şart diye düşünüyoruz.

ÇORLU BELEDİYESİ GENÇLİK TİYATROLARI FESTİVALİ : İstanbul dışında bir çok Lise Tiyatroları Festivali olduğunu biliyoruz fakat izleme, değerlendirme şansımız olmadığı için değerlendirmeyi bu bölgelerde yaşayan okurlarımıza bırakıyoruz yollarlarsa yayımlarız. Ama Çorlu'daki lise tiyatroları etkinliğine pek çok İstanbul Liseleri davetli olduğu için, ve izleme şansımız olduğu için değerlendirmeye aldım. Çorlu'da bu festivalin Genel Sanat Yönetmenliğini Orhan Kurtuldu yapıyor. Çorlu Liseler için farklı bir şans. Bu yıl da bir çok lise Çorlu'ya taşındı ve böylece hem liseli tiyatrocular başka bir kente turneye gitmenin tadına vardı hem de gerçek seyirciyle buluştu.  Liseli tiyatrocuları genelde anne babaları, öğretmenleri, okul arkadaşları ve diğer liselerin tiyatro oyuncularının  izlerken Çorlu'da salonu tam anlamıyla hayatlarında hiç görmedikleri ve bir daha da görmeyecekleri insanlar doldurdu. Daha salona girer girmez protokol koltukları üzerinde belediye Başkanı, Özel kalem müdürü, Ordu komutanı ... ya da benzer sıfat ve isimlerle ayrılmış koltukları gören lise oyuncuları biraz daha fazla heyecan-panik gibi duygular yaşasalar da çıkıp ciddiyetle oyunlarını sahneledi ve alkışları topladılar. Gerek turne hazzını yaşatması, gerek farklı bir atmosferi koklatması, gerek farklı seyirci ve dolu dolu salonlarla kucak açması nedenleriyle Çorlu,  Liseli tiyatrocular için büyük bir şans diye düşünüyorum.

İSTANBUL MİZAH TİYATROSU LİSELER ARASI TİYATRO FESTİVALİ : Bu Festivalde bildiğim kadarıyla bir kaç yıldır süren bir organizasyon. Her yıl düzenli olarak ilan sayfalarımıza bu organizasyonlarını kendileri yazarak duyururlar ve organizasyonlarına yer vermediğimiz için bize sitem ederler ama yine her yıl verdikleri e-mail adresine detaylı bilgi verin haber yapalım tarzında gönderdiğimiz e-mailler yanıtsız kalır. Fazla bilgim olmamakla birlikte düzenledikleri organizasyonda katılım bedeli alarak salon masraflarını topluluklardan elde etmeye çalıştıkları gibi bir olumsuzluk söz konusu olduğu söylenmektedir eğer yanlış bilgilendirme var ise lütfen bize organizasyonlarını tanıtsınlar.

GENEL DEĞERLENDİRMELER VE GENEL ELEŞTİRİLER :

YARIŞMA KONUSU : Lise Tiyatroları Festivallerinde en büyük eleştiri bunların büyük bir kısmının "yarışma formatında" olması şeklindedir. Lise çağındaki gençlerin adrenali göz önüne alınırsa siz yarışma yaparsanız onlarda bu coşkuya istese de istemese de ayak uydurur. Peki doğrusu bu mudur? Lise çağları duyguların abartılı yaşandığı yıllardır coşkular da, hüzünler de, öfkeler de had safhada yaşanır ve yansıtılır. Yani birilerine mutlu olma coşkusunu had safhada yaşatırken diğerlerine yıkım hatta öfke duygularını da had safhada yaşatma ihtimalinizi de hesaba katmak zorundasınız. Kendi lise çağlarıma döndüğümde Milliyet Liseler arası Halk Oyunları Yarışmasını hatırlıyorum ve bir de yarışma çıkışında Vatan Lisesi ile yaptığımız taşlı sopalı kavgayı!!! Liselerin bu coşkularıyla oynamak bugüne dek olmadıysa bile risklidir, birilerine coşku ve sevinç dalgaları iken, diğerleri için yıkımdır.

   Bana sorarsanız değil liseler arası.., hiç ama hiç bir sanatsal alanda yarışmayı uygun bulmuyorum. Çünkü sanat da spor gibi kesin kıstaslar yoktur. Sanat da müsabaka olmaz! Spor da kesin kurallar vardır ve ipi ilk göğüsleyen birinci dersiniz, sırtını yere değdiren kazanır dersiniz, şu iki direğin arasında şu kurallara göre en çok topu geçiren (adına gol deniyor) kazanır dersiniz, şu kadar metreyi şu kadar sürede koşan kazanır dersiniz.

Peki sanat da kıstasınız nedir? İpi göğüslemeyecekler, final çizgisine koşmayacaklar, birbirlerini yere yıkmayacaklar, gol atmayacaklarsa Jüri neye göre değerlendirmektedir? Birinciler kime göre birincidir? Bir sanatçı diğer bir sanatçıyı değerlendirme hakkını nereden alır? Bugün konservatuarlarda verilen sanat eğitimi  ve buranın mezunlarının yaptığı sanat dahi sorgulanırken, konservatuarlara öğrenci seçim şekli bile sorgulanıp eleştirilirken sizin Jüri oluşturma kıstasınız ne olacaktır? 

    Sanatçının, yönetmenin hatta oyuncunun sanat yorumunda özgürlüğü söz konusuyken onu bir başkasının değerlendirmesi nasıl bir özgürlüktür? Bir jüriye göre iyi olan başka bir jüriye göre kötü olamaz mı? İşte örnek: Terakki Vakfı Tiyatro festivalinde birinci olan ve bir önceki yıllarda da bir çok festivalden bir çok birinciliği olan Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi Tiyatro Topluluğu Bilgi üniversitesi için elemeyi geçip davet edilen okullar arasında bile yer almıyordu o halde hata yapan hangi jüriydi? Terakki yada Kadir Has jürisi mi yanlış seçim yapmıştı yoksa Bilgi üniversitesi jürisi mi?. Bir başka örnek : Önceki Yıl bir festivale ilk elemeyi yapanlarca son tercih olarak girmiş bir okul aynı festivalin yarışma aşamasında en iyi topluluk seçilmişti. Hata yapan kimdi kötü ama alalım bakalım diyen kişinin tiyatro anlayışı mı yoksa o topluluğu birinci seçen jürinin anlayışı mı?

  Evet benim kişisel görüşüm sanat'ta asla yarışma olmaması, ille de bir ödüllendirme olacaksa bunun ancak geniş tabanlı halk oylaması ile olması gerektiğidir. Değil adrenalini yüksek ve coşkuları sömürülmeye yatkın liseliler bana göre Afife Jale ödülleri dahil sanat da hiç bir şekilde böyle yarışma formatında ödüller olmaması gerektiğidir. Spor gibi kesin kurallarla ve kesin kıstaslarla yapılmayan sanatı ödüllendirmek kimsenin haddi olmamalıdır.

SEYİRCİ KONUSU : Lise Tiyatroları Festivallerinin bir diğer olumsuzluğu ise bazılarının boş salona oynatılmasıdır. Evet siz bedava salon veriyor olabilirsiniz ama oraya gelenler de bir çok külfeti göze alıyor. Kamyonlarla dekor taşınıyor, ailelerden tek tek izin alınıyor, okul yönetimleri bir yığın prosedürü yerine getiriyor, o gençler bir yıl boyunca çalışıyor... Bunca emek ve külfet göze alınarak ortaya çıkan liseli tiyatrocuları kimsenin organizasyonuna  dolgu malzemesi olarak kullanmaya hakkı yoktur. Bir tiyatro festivali yapıyorsanız festivallerin ilk amacı seyirciye ulaşmaktır bunu göz ardı etmemelisiniz. O topluluklar kendi öz seyircisine yani anne -baba okul arkadaşlarına zaten kendi okullarında ulaşmaktadır onları size seyirci getirsin diye beklemeniz yanlıştır ve onları davet eden sizlerin onları seyirciyle buluşturacak önlemler alması da şarttır. Daha fazla reklam, daha fazla duyuru yapılabileceği gibi biraz daha masrafı göze alıp civar okullardan ya da gelir düzeyi düşük semtlerden servislerle ücretsiz öğrenci taşınması festivalinizin işlevini ikiye katlayacaktır ve hem salonunuzda topluluğu olan liselere tiyatro yapma olanağı sunarken hem de daha fazla sayıda gence de belki de ilk defa ve ücretsiz tiyatroyla tanışma şansı sağlayacaktır.

BAŞARILI OKUL BAŞARISIZ OKUL AYRIMI : İster yarışmalı ister yarışmasız olsun bütün organizasyonlarda tiyatro çalışmasını ciddiye alan okullar listelere alınmaya çalışılmaktadır ve bunların sayısı da İstanbul'da dahi bir düzineyi geçmemektedir. Öte yandan diğer okullar tiyatro değil müsamere ölçeğinde bulunup baştan elenmektedir. Bu durumda başarılı üç beş okul topluluğu bu festival enflasyonu içinde festivalden festivale koşup her gün bir salonda sahne alırken diğerleri daha baştan kaybetmektedir. Bu gençler sadece 3 yıllığına lisededir ve bir gün bize de şans tanınır diye beklemeye zamanları yoktur. Bir şekilde bunlara da şans tanınmak ve bir adım ileri gitmeleri için motive edilmek zorundadır.

TARİH SEÇİMİ :Tüm Lise Tiyatroları Festivalleri Mayıs sonu Haziran başında gerçekleşmekte bazen ödül törenleri dahi çakışmakta topluluklar ikiye bölünerek ödül törenlerine katılmaktadır. Yine festival enflasyonu nedeniyle seyircilerde de bölünmeler olmakta bir önceki yıl tam dolan salonlarda seyirci sayısı giderek azalmaktadır. Bu tür organizasyonları yapanların birincil amacı gerçekten lise tiyatrolarını teşvik etmekse o zaman yapmaları gereken şey hiç vakit kaybetmeden bir araya gelmeli ve bir centilmenlik anlaşması yapmalıdırlar. Mümkün olduğunca her birinde aynı okullar yerine her okula şans tanıma adına paylaşımlar olmalı gerekiyorsa Tiyatro yapan tüm okullar her birine kura ile pay edilerek dağıtılmalıdır.

FESTİVAL RUHUNUN OLMAYIŞI : Bir diğer konu da bu etkinliklere "festival, şenlik, Tiyatro günleri" gibi iddialı adlar verilip aslında hiç de bu adlara uygun dolulukta olmaması. Sadece 5 yada 15 okulun sırayla çıkıp oyunlarını sahneleyip inmeleri. Bu organizasyonların gerçek bir festivale dönüşmesi için söyleşilerle, tiyatro yazarlarının imza günleriyle, work-shoplarla zenginleştirilmesi yerinde bir çıkış olacaktır.

GENÇLİK RUHUNUN OLMAYIŞI : Adı Gençlik ya da Liseler arası olsa da bu festivallerde gençlerin gölgede kaldığı ve sadece oyuncu olarak yer aldıkları da bir başka eleştiri konusu. Bu gençlere profesyonel destek verilse dahi organizasyonlarda gençler konu mankeni olmaktan öte görev almalıdır. Üniversite kulüplerinde üniversite organizasyonlarında tamamen gençlerin organizasyonu olduğu ve çok başarılı çalışmalar yaptığı ortadadır. Üniversitede bunu başaran gençler lisede de bunu başaracaktır. Olumsuzlukları olsa da Galatasaray Lisesi bu alanda bir örnek olarak ele alınmalıdır. Gençlik oyunlarının seçimi hatta toplulukların kendi oyunlarını yazmaları teşvik edilmeli, Mümkünse bu organizasyonlara "liseler arası oyun yazma" bölümleri de eklenmeli yeni oyun yazarları yetişmesi teşvik edilmelidir.

ÖNERİM : Liseler arası tiyatro festivalleri enflasyona dönüşmüş ve bu da sürekli aynı okullara şans tanınması, seyirci sıkıntısı, bu gençlerin sınav dönemlerinde salon salon gezip bazen boş salonlara oyun sergilemesi gibi bir noktaya dek varmıştır. Yapılması gereken başta bu festivalleri halen yapmakta olanlar olmak üzere ildeki uygun salonu olan tüm liseler, salonlarını liselere açmayı kabul eden tüm tiyatro salonu sahipleri bir araya gelerek bir tiyatro haftası ilan etmeleri ve bu tiyatro haftası boyunca İstanbul'un bir çok yerinde birden her birinde farklı farklı toplulukların sahne alması, ildeki diğer okulların, diğer öğrencilerin ise sağlanacak olanaklarla bu festivallere seyirci olarak taşınmasıdır. Araya serpiştirilecek profesyonel topluluklarla, söyleşilerle, imza günleriyle ortak work-shoplarla gerek bir tiyatro festivali, tiyatro haftası yaşanmalı yaşatılmalıdır. Mayıs ayında bir hafta "Gençlik Tiyatroları Haftası" ilan edilmeli ve bu organizasyonlar birleştirilerek yarışmasız ama sanatla dolu dolu olarak gençlik tiyatrolarına hizmet verilmelidir.