Ahmet Ertuğrul Timur

aetimur@tiyatrom.com

 
 

BU KEZ TERSİNDEN GİDELİM Mİ?

Hadi bu kez tersinden gidelim.. Hani şu siz tiyatrocuların ironi dediği şey bu olsa gerek sanırım.

Yani adamlar dini vecibelerini her şart altında ayrım gözetmeksizin aksatmadan yerine getiriyor siz bunu da kabahat sayıp haber yapıyorsunuz pes!!! Ne olmuş bale salonunda namaz kılınmış. Yani onlar üstünde kadınlı erkekli  yarı cıbıldak dans yapılan yerde boş buldukları zaman girip ibadet etmeye imtina etmiyorlar siz bunu laf ediyorsunuz!! pes yani. Neymiş bale salonu mescit olarak da kullanılıyormuş. Ne var yani kullanıldı da eskidi mi? Türk milleti konukseverdir bu da geçici bir konukluk hem. Hem siz gelip mescitte bale yaptınız da biz sizi kınadık mı? Buyurun sizde gelin mescitte bale yapın..

Pardon ya.. Bir dakika ben ne diyorum? Yok olmaz mescitte bale yapılmaz tabi. Ehuee neyse canım bizde sizi başka bir yerde ağırlarız olmaz tabi öyle mescitte bale male.. Hele bale hiiiç olmaz öyle kızların bacakları cıbıldak erkekler desen öyle daracık tayt falan. Töbe töbeee

Evet sevgili okurlarımız benim ironim buraya kadardı. ötesini din uzmanları tartışsın bakalım boş olduğu zaman bale salonunda ibadet yapılır mı ya da tersi olur mu?

Bana sorarsanız olmaz. İbadet yapılan bir yerde bale türü sanatsal faaliyet olmaz çünkü islamiyetin tartışılmaz kuralları vardır ve elbette bu kurallara uymaz. Peki ya bir sanatsal amaçlı salonda ibadet olur mu? Evet olur. Yani islam uzmanı olmasam da İslamiyette illede ibadethanede ibadet yapılmasının şart olmadığını, sokakta, evde bir çok yerde ibadet yapılabileceğini her kes gibi bende biliyorum elbette. O halde evet yapılamaz değil yapılır.

Dini yönden sakıncası olup olmadığını bir yana bırakalım ve gelelim İzmit'e. İzmit'te geçen sezondan bu yana sancılar yaşanmaktaydı. Başarılı bir sanat kurumu baltalanıyor, görevden almalar, emrivaki atamalar, kural dışı uygulamalar peş peşe geliyor ve burada AKP'li belediyenin icraatlarını yadırgamasak da sözde sanatçıların bu uygulamalara alet olmasını anlayamıyorduk. Onların savunma mekanizması ise durun önyargılı olmayın hele bir sahnelenecek oyunları bekleyin demek oluyordu. Ve işte sahnelenen oyunları da görmeye başladık.

Efendim neymiş? Burada zaten bir mescit varmış ama uzakmış, toplantı bölünmesin diye bale salonunu kullanıyorlarmış.. Böyle diyor karga komedyenleri (Yani bilmem anlaşılabildi mi espri yaptım buna ancak kargalar güler demek istedim eh bu yazıyı onlar da okuyacaklar ya anlasınlar bari!!!) 

   Bazen aynı zat-ı muhteremler şov olsun diye üşenmeden beş kere on kere umreye gidip hacı olurken bu kez aynı bahçe içindeki mescide gitmeyip bir sanat salonunu ibadet için kullanıyorsa ve bunu zamansızlıkla ya da başka şeyle açıklıyorsa burada yuh!!! demek düşer bize.

Efendim dinin kesin kuralları vardır dini mekanda böyle bir sanat yapılamaz ama bale yada sanat din değildir ve kesin kuralları yoktur elbette ve Bale salonunda ibadet yapılamaz diye bir dini ya da hukuki kural yok. O halde sorun ne?

Elbette sanat din değildir ve elbette değişmez kuralları yoktur. Ama sanat bir toplumun ya da toplumun içinden bir kesimin ihtiyacıdır, gereksinimidir sanat kurumları da toplumun bu ihtiyaçlarını beslemek, gidermek üzere kurulmuş mekanlardır. Siz bir sanat kurumunu ya da mekanını dinsel amaçlı kullanmaya başlarsanız bu sizin öncelikle dine vereceğiniz en büyük zarardır zira bu gibi tutumlar toplum içerisinde sanatsal mekana ihtiyaç duyan bunu bir gereksinim olarak gören insanları karşınıza almaya ve sanki ortadaki sorunun dinle sanat arası bir çekişmeymiş gibi yansımasına neden olacaktır. Bu psikolojiye iteleyeceğiniz sanatsever insanlar din / sanat ikilemine sürüklenecek, gereksiz bir çekişmenin içerisinde kendilerini bulacaklardır. Oysa bugün yaşanan çekişme dinle sanatın kapışması elbette değil bu ancak basiretsiz, kendini bilmez kişilerin gereksiz, tartışmaya açık ve belli ki "amaçlı" tutumlarından başka bir şey değildir! Tarih bu gibi toplumsal bölünmeler, çalkantılar yaratanları hiç affetmemiştir ve bunları da af etmeyecektir.