|
alacaklar kimden dayanışma bekleyecekler? Burada diğer gazete
çalışanları neden destek vermiyor sorusunun da yanıtı yatıyor işte. Diğer gazete, medya
çalışanları destek vermiyor çünkü tümü tek tek bireyler.. Bir
sendikaları yok, ortak karar alabilecekleri platformları yok ve hiç kimse
de tek başına çıkıp destek veremez.. Medyanın kurulu sistemi içerisinde
gazeteciler zaten gazetecilik değil röportaj yapma fotoğraf çekme
memurluğu yapmaktadırlar, kimlerle röportaj yapıp ne soracakları bile
çoğu kez ellerine tutuşturulup yollanırlar. Gazete yayın
politikalarında söz hakları zaten yoktur, neyin haber yapılacağına
zaten karar veremezler ki gidip meslektaşlarına destek versinler.
Elbette Star çalışanı, star emekçisi gücünü önce meslektaşlarından
almalıydı diğer işçilerden almalıydı ama zamanında öyle bir kaygıları
olmadığı için, örgütlü olamadıkları için bugün bir başınadırlar. Ha
evet bir kaç örgütleri vardır örneğin Magazin Gazetecileri Derneği (Arada kokteyl yapıp ara sıra da kendi kendilerine ödül dağıtan bir
örgüt) Bir cemiyetleri vardır arada takılıp barında bir iki kadeh bir şey içilecek bir cemiyet. Basın Konseyi ise onlara uzaydan gelmiş
yaratıklar kadar uzak ara sıra kınama aldıkları donkişotlar şatosu, ya
da medyanın karakol ünitesi
gibidir.
Star çalışanları öte yandan tüm bunların sebebi olan ve şaibeli işlerle hem kendini hem
de bu kurumu lekeleyen patronlarını alkışlamaya devam etmiyorlar mı?
Önce yapmaları gereken bu patronun yakasına yapışıp hesap sormak değil
mi? Ortada hesap sorulacak bir gelişmeler zinciri varsa hesap sormakda
en yakın halkadan başlayıp dışa doğru gitmesi gerekir. Bu hesabın sorumluluğunu en yakındaki suçludan başlayarak sormak
gerekirken tüm bu gelişmelerin baş sorumlusu Cem Uzan'ı alkışlıyorlarsa
"Yoksa bütün bunlar bir şovun parçası mı? diye düşünmeden
yapamıyoruz. Malum biz medyada şov ve düzmece haber izlemeye alışığız
ve onlar da bu konunun en iyi organize edicisidirler"
Acaba bu arkadaşların elinin altında bir TV kanalı olmasa nasıl
seslerini nasıl duyuracaklardı açlık grevi yaptıklarından kaç kişinin
haberi olacaktı? Belki taksimde yürümeye kalkacaklardı ve coplanıp
dağıtılacaklardı bizde sinemaya giderken şahit olup bak işte gene bir
avuç bölücü deyip geçecektik. Cem
Uzan'ın telsim ve star dışında da şirketleri var, Çimento fabrikaları
var kaçınızın aklına çimento fabrikasındaki işçiler ne alemde acaba
diye sormak geliyor?
Ellerinin altında bir TV kanalı olunca her şey ne kadar kolay değil mi? Acaba
daha önce güneş gazetesindeki gibi, günaydın gazetesi, ATV deki gibi
bir sıkıntı, bir maaş ödenmemesi söz konusu olsaydı yani patronun
sıkıntısı ile işçinin derdi farklı olsaydı o gazete yada TV'nin
patronu işçilerinin eylemine böyle izin verecek ekrandan canlı yayın
açlık grevi yaptıracak mıydı? Devlet kurumları el koyup BDDK
soruşturmaya başlamadan patrondan ve yönetimden kaynaklanan sıkıntılar
yaşasalardı acaba ekranı kendi işçilerinin eylemlerine açıp canlı
yayın eylem yaptıracak mıydı bu medya patronu? ASLA!
Şimdi patronun sıkıntısı da aynı paralelde hatta patron işçiden de
sıkıntılı olunca son koz olarak işçilerini çalışanlarını sürdü sahneye
ve Türkiye'nin ilk canlı açlık grevi eylem şovu da Türkiye'nin ilk özel
TV'sine nasip oldu!!! Star çalışanları bugüne dek pek sendikal
mücadelede olmadıkları ve haberci olarak da fazla yansıtmadıkları için
bilemeyebilirler ben onlara bir slogan öğreteyim de arada bağırsınlar
"SUSTUK SUSTUKÇA SIRA BİZE GELDİ!
Konuşmaktan aciz ve ezberlediği popilist
söylevleri kürsüde okumaya alışık Cem Uzan eylem yapan işçileriyle
konuşurken "Biz bu kanalda güzellik yarışmaları yapmayı başardık, biz
bu kanaldan Türk kızının güzelliğini dünyaya sunduk, maç yayını yaptık"
gibi saçmalıklar zırvaladı. Tabi ki "Biz bu kanalda demokrasinin beşiği
olduk halkın yıllarca sesi olduk işçi haklarının savunucusu olduk
şimdi biz aynı sorunlarla karşı karşıyayız ve demokrasinin, insan
haklarının, işçinin, halkın sesi boğulmaya çalışılıyor" diyemez ki.
Peki biz bu olayın neresindeyiz? İBŞT'de olup bitenler konusunda
hararetli forumlara bir tek DT'li katılmıyorsa, DT'nin sonunu
getirecek yasa tasarısına bir tek Şehir Tiyatrolu ses vererek destek
olmuyorsa, hatta DT'lilerin girişimlerini gereksiz telaş sayıyorsa, Özel tiyatrolar tamamen
tek tek kendi derdindeyse ortak bir mesleki örgütleri bile yoksa, Amatör
Tiyatrolar bu sanatın kural dışı çocukları
olarak görmezden geliniyor, heveskarlarla Amatörler özdeşleştirilip
horlanıyorlarsa, Tiyatro dünyasının bir kısmı DT'leri haksız rekabetle
kendilerini batıran kuruluşlar olarak görmekte ısrar edip kapatılma
fikrine neredeyse alkış tutuyorsa..... vesaire vesaire vesaire..
Varın siz karar verin medyada
yaşananlarla tiyatroda yaşanabileceklerin benzerliğine. Hani şu
Hitler'in SS'leri tarafından fırına atılma sırası geldiğinde yardımına
gelecek, sesini duyan hiç kimse kalmamış olan din görevlisini anlatan
olayı da hatırlayarak...
|