|
Bu kısa sohbet
sırasında Sunay Akın'ın internetle ilgili ayaküstü değerlendirmeleri şu
başlıklarla özetlenebilir
İnternet kitabın yerini
tutmaz
İnternete "yayın"
denemez ancak bir iletişim yolu denebilir
İnternette edebi
değerde eserler veremezsiniz
İnternet kitap
satışlarına katkı sağlamıyor
İnternet akvaryumdaki
balıkları seyretmek gibidir oysa kitap ya da yazılı basın ise balık
tutmanın kendisi gibidir
(Eğer cümleleri tam
hatırlamayıp yanlış yansıtmışsam bağışlasın ve lütfen düzeltsin)
Şimdi gelelim benim
yanıtlarıma. Önce internetin nimetini şu şekilde özetledim
İNTERNET BAĞIMSIZ
YAYINCILIK ANLAMINDA BİR NİMETTİR Ben veya siz bugün bağımsız bir dergi
çıkarmak isteseydik matbaalar kurmamız yada bir matbaa bulup anlaşmamız
ve yüksek miktarda paralar ödeyip dergiyi bastırmamız gerekirdi. Bununla
da bitmezdi ve bir dağıtım şirketine basılan dergiyi dağıttırmamız
gerekirdi. Bu da dergi fiyatı üstünden %30-40 gibi koca bir dilimi
dağıtım şirketine vermek demekti. Öte yandan dağıtımda medya
tekelleşmesi olduğu için dağıtım şirketi adaletli dağıtım yapmayıp bir
çok bayi ye dergiyi ulaştırmazken gereksiz yerlere çok sayıda yollayıp
sonra da bunları geri iade olarak bize teslim ederdi. Bunlar da bize
zarar olarak geri dönerdi. Yani bugün benim ya da sizin büyük medya
şirketlerinden bağımsız bir yayın çıkarma şansımız ne maddi olarak ne de
yayıncılık sektörü açısından pek mümkün değil. Hele TV ya da radyo
kurmak ise hiç harcımız değil. Oysa internet bu şansı veriyor ve ben
bugün neredeyse sıfır sermaye ile bir internet dergisi çıkarıp binlerce okuyucuya ulaşabiliyorum. O halde internet
bağımsız yayıncılık
anlamında bulunmaz bir nimettir.
İNTERNET KİTABIN YERİNİ
TUTAR MI? İnternet elbette kitabın yerini tutmaz. Tıpkı Televizyonun,
tıpkı radyonun, tıpkı gazetelerin, tıpkı dergilerin kitabın yerini
tutmadığı gibi. Hepsinin yeri ayrıdır ve yayıncılık da kitaptan ibaret
değildir.
İNTERNET BİR YAYIN
MIDIR? Öncelikle sanırım Sayın Sunay Akın'ın internet sitesi ile e-mail
olayını karıştırıyor olmalı çünkü İnternet bir yayın değildir olsa olsa
iletişim yoludur gibi bir açıklamada bulundu. Söylediği e-mail için
doğrudur, e-mail sonuçta elektronik mektuptur. Ama ciddi anlamda yapılmış
bir internet sitesi kesinlikle yayındır. Tabi ki kitap değildir ve yayın
olması ille de edebi değerde eserler verme şartı da getirmez. Gazeteler
de edebi değerde değildir, dergilerde radyo televizyonlar da. Ama tümü
birer yayındır, yayıncılık örnekleridir. Gazete ve dergilerin görevi
edebi olmaktan çok haber, yorum amaçlı yayınlar olmasıdır. Bugün
İnternette de bu işlevi
yerine getiren haber-yorum amaçlı çok ciddi ve düzenli aralıklarla hatta
günlük internet dergiciliği yapılmaktadır.
İNTERNET DERGİSİ OLUR
MU? Elbette olur. Bunun en güzel örneği halen benim yapmakta olduğum
www.tiyatrom.com sitesidir.
Tiyatrom.com her salı'nın ilk saniyeleri saat tam gece yarısı 00:00 da
düzenli olarak yenilenen haftalık bir tiyatro dergisidir. Sadece iletişim
yada
haberleşme yolu değil "dergidir" Tiyatrom.com'un düzenli köşe yazarları
vardır. PEN Yazarlar Derneği Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen
yaklaşık bir buçuk yıldır, Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürlerinden Rahmi Dilligil, Oyun yazarı Dr. M.Murat İldan ise bir süredir düzenli
köşe yazarlığı yapmaktadır. Bunun yanı sıra bir çok üniversiteden
öğretim üyesi, bir çok sanatçı ve genç kalemler aralıklarla sitemizde
yazmaktadır. Tiyatro alanında kurulu hemen hemen tüm dernekler
duyurularını, bildirilerini sitemiz üzerinden tiyatro kamuoyuna
ulaştırmaktadır.
Öte yandan bu site ciddi anlamda habercilik yapmaktadır. Türkiye'nin en
büyük illerinde muhabir ağı oluşmuş birinci elden kendi haber akışını
sağlamaktadır ve tiyatro dünyasında profesyonelden okul topluluklarına
tüm haberler, olaylar ve etkinlikler neredeyse eksiksiz yer alır. Öyle
ki bir çok ulusal TV ve gazete bu sitede yayınlanan tiyatro haberlerini
referans göstererek defalarca haber yapmıştır.
Böyle düzenli köşe yazıları
ve geniş haber-yorum içeriği ile her hafta yayınlanan bir
siteye bu ancak bir iletişim, bir mektuplaşma yoludur bu diyebilir
misiniz?
İNTERNETİN KİTAP
SATIŞINA KATKISI OLUR MU? Sayın Sunay Akın interneti sanırım (maalesef)
ekran karşısında geyik sitelerinde saatlerce gezinip, chat odalarında
saatlerce vakit öldürenlerle özdeşleştirmiş olmalı ki internetin
karşısında 4-5 saat oturup kalkan adam kitap da okumaz kitap satışına da
faydası olmaz gibi görüyor. İnternetin kitap satışına faydası olur mu
bunu kitap yada edebiyat sitesi yapan kişiler daha iyi açıklayacaktır
ama bir tiyatro sitesi olarak bizim tiyatro bileti satışına katkımız
olduğu bir çok tiyatro tarafından bize geri dönüş olarak bildirilmiştir.
Henüz hiç bir yerde reklamı duyurusu başlamamış oyunların sadece bizde
tanıtımı yapıldığı an dahi belirli bir ilgi artışı profesyonel ve
amatörlerden geri bildirim olarak alınmıştır ve zaten bu nedenle bize
profesyonel ve amatör tiyatrolardan, şirketlerin düzenledikleri festival
türü organizasyonlardan düzenli bilgi ve tanıtım dosyaları akmaktadır.
Yine açılan tiyatro kurslarından bazılarının tüm öğrencilerinin bizim
sitemiz üzerinden kursu keşfedip kayıt yaptırdığı bildirilmiş, özel
tanışma davetleri yapılmıştır. O halde bir tiyatro sitesinin tiyatro
bileti satışına katkısı oluyorsa ciddi bir edebiyat yada kitap tanıtım
sitesinin kitap satışına neden katkısı olmasın. Kaldı ki internet
üzerinden satışı en fazla yapılan nesne kitaptır. Bugün çok ciddi sayıda
kitabın ya direk yayınevleri tarafından ya da kitap satış siteleri
tarafından internetten siparişle yapıldığı bilinmektedir. Yani Sunay
Akın'ın sandığının aksine internetin en çok sattırdığı nesne kitaptır.
İNTERNET AKVARYUMDA
BALIK SEYRETMEK MİDİR? İşte kesinlikle katılmayacağım görüşlerden birisi
de budur. Aslında bir anlamda bütün yayınlar akvaryumda balık seyretmek
gibidir. Eğer Sunay Akın bu örneği bir spor olayı için verse ve "Spor
yapılarak olur kardeşim, seyrederek yada okuyarak spor olmaz.
Seyredilerek spor balık tutmak değil ancak akvaryumda balık
seyretmektir" dese katılırdım (Zaten okurlarımız bilir profesyonel
spora karşı birisi olarak bunu defalarca ben söyledim, spor bir gösteri
sanatı ya da seyirlik bir olay değil bir aktivasyon dur spor ancak fiili
olarak yapılarak olur, TV karşısında göbeğini yayıp maç seyrederek
sporsever olunmaz gibi yazılarım halen sayfalarımızda durmaktadır) Spor
için doğru olabilecek bu tespit yayıncılık
konusuna gelince yanlış seçimdir. Çünkü bütün yayınlar
akvaryumda balık seyrettirir, hiç biri sizi fiili olarak ortama götürmez,
fiili olarak o anı yaşatıp eylemi yaşatmaz. Çok iyi bir roman size o
anı, o ortamı yaşıyormuşsunuz hissi verebilir ama bu sadece bir histir.
Çok iyi aktarılmış ve fotoğraflanmış bir haber size dünyanın bir
ucundaki olayı yaşamış hissi verebilir ama sadece bu hissi verir. Siz
Irak'ta esir askerlere yapılan işkenceyi iliğinize kemiğinize dek
hissedersiniz, görürsünüz ama ne TV ekranından ne gazeteden, ne şiirden
ne de romandan birileri çıkıp sizin etinize zarar vermez. Kısaca aslında Sunay Akın'ın yargısı tüm ama tüm yayın çeşitleri için geçerlidir. Siz
kitaptan balık tutmayı hissedersiniz ama olta elinize değmez. ama yine
de Sunay Akın'ın iddiasının aksine en interaktif yayın şekli internettir.
İNTERNET YAYINCILIĞI İNTERAKTİFTİR OKURLA EN FAZLA ETKİLEŞİM İÇİNDE
OLAN YAYIN ŞEKLİDİR. Bir gazete ya da dergi yayıncısı, yazarı en
fazla yayının ne kadar sattığını bilir. Hangi sayfaya okurları girmiş bu
sayfada ne kadar süreyle durmuş sadece göz atıp geçmiş mi yoksa şu kadar
süre durup okumuş mu bunu bilemez. İnternet sitesinde bu mümkündür
istenirse her bir haberin, sayfanın okunulurluğu ölçümlenmektedir. Yine
anında katılımla anketler, görüşler alınmaktadır, her bir yazının altına
istenirse görüşler anında eklenebilir. Hangi yayın şeklinde
birebir okurla böyle anında karşılıklı iletişim kurulabilir? TV'ler, radyolar
telefon bağlantısı olmadıkça sadece tek yönlü işleyen bir yayındır,
gazete,dergi ya da kitap ise ancak mektupla, faksla, yada söyleşiden söyleşiye okurla karşı karşıya
gelinebilen yayın türleridir ama internet karşılıklı veri akışının
birebir yaşandığı tek yayın yoludur.
İNTERNET
YAYINCILIĞININ ARTILARI
HIZLI YAYINCILIK İnternet Yayıncılığının artıları bu kadarla da
bitmez. İnternet Televizyon ve radyolardan sonra hatta onlarla eşit
koşulda en hızlı haber akışını sağlayan yayın şeklidir. Örneğin biz
bugün bir tiyatro sitesi değil de basılı tiyatro dergisi çıkarsaydık
Türkiye şartlarında bu konuda ancak aylık bir dergi çıkarırdık ve dergi
sizin elinize geçtiğinde pek çok tiyatro haberinin üzerinden günler
geçmiş olurdu. Bir çok haber de elimize ulaştığında dergi basıma hazır
hale gelmiş dizgiden çıkmış ya da basılıp gitmiş olurdu ve bu haberlere
yer vermek ancak bir ay sonraki sayıya kalmış olurdu.
Değil aylık dergi Günlük gazeteler dahi haber hızı bakımından internetin
gerisindedir Gazeteler saat 24:00 gibi baskıya girer ve basıldıkça
kamyonlarla dağıtıma gider. Artık o aradaki kocaman bir 24 saat boyunca
olabilecek olayları siz ancak bir gün sonraki gazetede okuma şansına
sahipsinizdir. Ama internette her an her saniye yeni bir haber, yazı
girme şansı vardır. Örneğin ben
şu an şu satırı yazdığım saniye ara verip ana sayfaya Prof. Dr. İskender
Pala'nın Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanı olduğunu ana sayfaya
ekledim ve şu andan itibaren okurlar bundan haberdar oldu. Bu haber
günlük gazete ve TV'lerde yer verilmeyen bir haberdir ve öte yandan ben
bir aylık tiyatro dergisi çıkarıyor olsaydım bugün itibarıyla haziran
sayısı dizgiden çıkmış baskı aşamasında olduğu için bu haber ancak
temmuz ayında çıkacak dergiye kalırdı.
Bu nedenle haber bakımından asla aylık hatta
haftalık bir tiyatro dergisinin tiyatrom.com ile yarışma şansı yoktur.
KALICI YAYINCILIK
İnternet yayıncılığının basılı yayınlara göre bir başka önemli artısı
ise kalıcılıktır. Örneğin biz bir basılı dergi olsaydık ve Sayın Üstün
Akmen bize yine haftalık yazılar yazıyor olsaydı siz ancak dergimizi
aldığınızda onun son yazısı ile karşılaşabilirdiniz. Bir önceki
haftanın dergisi, yazısı artık sizin için ulaşılması zor bir
dergi zor bir yazıdır. Geçen hafta ne yazmış, 5 hafta önce ne yazmış
göremezdiniz. Oysa tiyatro sezonu devam ediyor ve belki de siz 5 hafta
önce ele aldığı oyun hakkında izlenim edinip o oyuna gitmek
istiyorsunuz. Bunu bulup okuyabilmeniz için ya düzenli bu dergiyi alıp
bir köşede saklamanız ya da kütüphaneleri dolaşmanız gerekirdi. Oysa internet sitesinde siteye her hafta girdiğinizde yepyeni bir yazıyı
daha okumanın hazzının yanı sıra isterseniz geçmişe yönelik tüm
yazıları da okuyabilirsiniz her zaman elinizin altındadır.
İÇERİK GENİŞLİĞİ
Basılı dergilerde en büyük sorun yer konusudur. Sayfa sayısı bellidir
ve bir bakarsınız sizin yolladığınız haber yada ilginizi çeken konu kuşa döndürülmüş ya da hiç
yer bile verilememiştir. Yine bir tiyatro dergisi ile kıyaslarsak
biz bir basılı tiyatro dergisi çıkarıyor olsaydık her bir sayıda en
fazla 10-15 oyunun tanıtımına yer verebilirdik. Siz yine bir oyunla ilgili bilgi edinmek istediniz (Bir tiyatro
dergisi satın aldığınıza göre bu sizin hakkınız) ama aradığınız
oyunların tanıtımı yok. Sonraki hafta olur mu garanti değil. Daha
önceden yer verilmişse bulup okuma şansınız çok zor. Oysa bir internet
tiyatro dergisi olduğumuz için her zaman bir tek tıklama ile
sahnelenen bütün oyunların tanıtımına da, oyunlarla ilgili
eleştirilere de, geçtiğimiz haftalarda tiyatro dünyasında olmuş bitmiş
haberlere de ulaşır ve rahatlıkla okursunuz. Yine görsel zenginlik de
basılı bir yayına göre çok daha fazladır.
KAYNAK OLUŞTURMA
Yine geçmişe yönelik yayın içeriğini saklanması dışında bir dergide
bulamayacağınız kaynak sayfaları da bir internet dergisi bünyesinde
sürekli kullanıma açık olarak barındırabilir. Yüzlerce tiyatrocunun
yaşamı, çok sayıda oyun teksti, fotoğraflar, teknik bilgiler,
ansiklopedik bilgiler hatta ihtiyaç duyacağınız sesler.. hangi basılı
dergi kaç sayısında bunları sunabilir ki? Radyo ya da TV'ler ise bunu
zaten yapamaz. Radyo ya da TV'de haber de yorum da bilgi de akar gider
siz o an denk gelip izlerseniz yakalarsınız ama geçip gittikten sonra
geri dönüp yeniden yararlanma şansınız yoktur.
İNTERNET
DERGİCİLİĞİNİN TEK EKSİSİ İnternet Yayıncılığının daha pek çok
artısı sıralanabilir. Tek eksisi ise bu yayına ulaşabilmek için ille
de bir bilgisayar ve internet bağlantısı gerektiğidir. Yani otobüste,
vapurda yolculuk yaparken okuyamazsınız. (Aslında bir gprs'li telefon
ve bir notebookla mümkün ama henüz yaygınlaşmadı yok sayalım) İnternet yayıncılığı
herkese ulaşamaz internet kullanıcılarına ulaşır. Evet internetin tek
eksisi budur. Ama söyler misiniz basılı dergiler herkese ulaşabiliyor
mu? Kitaplar herkese ulaşabiliyor mu? Türkiye şartlarında 80 milyonluk
bir ülkede bir dergi 5.000 tane satmışsa iyi sattı denilirken, çok az
yazarın kitabı bir baskıdan fazla yapabilirken ve baskı başına sayı
iki üç binlere dek düşmüşken bir internet sitesi olarak Tiyatrom.com
bunu fazlasıyla katlıyorsa, bunun kat kat fazlası okura ulaşıyorsa siz hala sizin internet derginiz herkese
ulaşamıyor diyebilir misiniz? Kaldı ki internetin yayılma hızı çok
fazladır. Bugün sadece evlerden değil okullardan, iş yerlerinden
yüzlerce binlerce giriş yapılmaktadır.
İNTERNETİN VE
TİYATROM.COM'UN YARINI İnternet kaçınılmaz bir teknolojik gelişmedir ve bir
gün ulaşacağı nokta televizyon gibi her evin vazgeçilmez unsuru
olacağıdır. Hatta internet gerekli hıza ulaştığında çift yönlü veri
akışı ve seçimlilik hakkı vermesi nedeniyle klasik anlamda TV
yayıncılığına son vererek internet-tv'ye dönüşecektir, dönüşmeye
başlamıştır. Bugün internet teknolojisinde telefon bağlantısız havadan
radyo dalgaları ile veri alış verişinin denemeleri hatta kullanımı
başlamıştır. TV üreticileri internet erişimli TV'lerle kendilerini
yaşatma çabasına girmişlerdir. Geçtiğimiz yıl istiklal caddesi boyunca
dileyen kucağına notebookunu alıp ücretsiz bağlantısız havadan gelen
sinyallerle internette gezinmiştir kısa bir süre sonra bu erişim TV
yayınları kadar yaygınlaşabilecektir. Yine bugün bilgisayarının ve
server sağlayıcısının hızına güvenen dileyen herkes bir kamera ve bir
video oynatıcı ile evinden sesli görüntülü yayın yapabilir.
Tiyatrom.com çok yakında sizlere sesli roportajlar sunmaya
hazırlanmaktadır, belki de bir süre sonra internet üzerinden yayın
yapan bir "Tiyatro Televizyonu" olması bile artık düşlenmeyecek bir
hayal değildir. Biz şimdiden pek çok çalışmanın, oyunun görsel
materyallerini toplamaya başladık.
İNTERNETTE ZARARLI YAYINLAR İnternetin bir diğer eksisi ise
denetlenme güçlüğüdür. Bu bir bakıma avantajken öte yandan zararlı da
olmaktadır ve erotik, porno yüzlerce site de yayın yapmaktadır. Ama her
buluş insanlar içindir onu yararlı yada zararlı kullanmak insanların
internete ve kendi değerlerine sahip çıkmasına bağlıdır. Bugün basılı
yayınlar içinde de zararlı denebilecek türler vardır ve bunu alıp
almamak nasıl sizin kontrolünüzde ise interneti de seçici kullanmak
hatta çocuklar için filtrelemek mümkündür. Bugün internet artık bir
bilgi okyanusu gibidir ve pek çok öğrenci ödev kaynağı olarak da
kullanmaktadır. Sağlıktan kültürel olaylara, haberlere dek aradığımız
her tür kaynağı çok rahat bulabildiğimiz bir vazgeçilmez deryadır.
SONUÇ OLARAK :
Bugün artık internet vardır, internet yayıncılığı vardır. interneti
itelemeye çalışmak internete değil ama size bir kayıptır. İnternet
büyük ölçüde hızla kabul edilirken arada teknoloji tembelliği olanlar,
yeniliğe çok çabuk adapte olamayanlar da olacaktır elbette. Bugün hala
bankamatik kartı kullanmayı bilmeyen banka müdürleri olduğunu da
duyuyoruz. Onlar hala inatla kuyruğa girip bir defter uzatıp para
çekmeye, elektirk, su, telefon faturası ödemeye devam ediyor.
Etsinler, bu bizler için değil onlar için kayıptır. Ama Sunay Akın
gibi aydın bir günümüz şairinin interneti dikkate almaması hem kendi
için hem de bizim için bir kayıptır ve sayın Sunay Akın'ı bir an önce
internetle tanıştırma, kaynaştırma kampanyası başlatıyor ve buyrun
Sunay Akın o tadına doyulmaz sohbetlerinizden birini, internet için
yazılmış belki de ilk yazınızı bizim için yazınız ricasında
bulunuyoruz Ne dersiniz bir tiyatro nostaljisi ya da ilginç anekdotlar
iyi gitmez miydi şimdi? Üstelik siz de artık bir oyun sahneliyorsunuz
(Sivrisinek dedin de aklıma geldi) ve artık bir sahne adamısınız da...
Saygıyla... |