|
Tiyatrom.com'un tiyatronun
gençliğe yönelmesi, gençlik oyunlarının sahnelerde yer alması
için yaptığı çağrıların süreceğini ve amacımızın 2007
sezonundan başlayarak gençlik oyunlarının kalıcı şekilde
tiyatro dünyamızda yer bulabilmesi olduğunu ilan etmemizin
ardından 4 ayı aşkın bir süre geçti. Bu konunun takipçisi ve
tarafı olacağız kuşkusuz. Bu geçen süre içerisinde bu alanda
bizim içinde ya da dışında olduğumuz ne gelişmeler oldu,
bunlardan bahsetmek istiyorum size:
ASSITEJ GENÇLİK KOMİSYONU :
ASSITEJ, bilindiği gibi çok sayıda ülkenin üye olduğu
Uluslararası Gençlik ve Çocuk Tiyatroları Birliği’dir. Doğal
olarak ülkemizde bir gençlik tiyatrosundan söz ediliyorsa bu
gelişmelere dahil olacak oluşumlardan en başta geleni de
ASSITEJ olmalıydı. Zaten bir kaç aydan bu yana ASSITEJ -
Türkiye Merkezi mail grubu içerisinde dile getirilen bu konu,
Şubat ayında genişletilmiş genel kurulda görüşüldü ve hemen
bir Gençlik Komisyonu kuruldu. Aralarında benim de bulunduğum
gençlik komisyonunun yaş ortalaması her ne kadar 50'ler
civarında olsa da, komisyonun daha ilk toplantısında büyük bir
gençlik kurultayı düzenleyerek yüzlerce genci ve gençlik
tiyatrosu alanında faaliyet gösterenleri bir araya getirmeyi
hedefleri arasına alması, bu komisyonun "Gençler adına gençler
üstü" bir kurum değil, "Gençler için yol açıcı ve ortam
hazırlayıcı" bir grup olduğu düşüncesini doğurmuştur. Şubat
2006 başında kurulan komisyon, geçen süreç içerisinde 4 kez
toplanarak gençlik tiyatrosunun tanımı ve kapsamı üzerinde
görüşmeler gerçekleştirdi, gençlik tiyatrosu adına bazı somut
uygulama önerilerini kısa ve uzun vadeli uygulama planlarına
dahil etti.
MİTOS - BOYUT GENÇLİK OYUNU
YAZMA YARIŞMASI :
Gençlik tiyatroları ve gençlik oyunları alanında bir büyük
adım da Mitos - Boyut Yayınları adına Sayın Yılmaz Öğüt'den
geldi. Tiyatro alanında katkılarını yıllardır özveriyle
sürdüren yayınevi, ASSITEJ-Türkiye Yayın Komisyonu’nun da
önerileriyle, ilkini bu yıl başlattığı ve
gelenekselleştireceğini duyurduğu Oyun Yazma yarışmalarının
ikincisini tamamen gençlik oyunlarına ayırdı. Bu yarışmanın
kazandıracağı ivme ile çok sayıda gençlere yönelik oyun metin
kazanabilmeyi umuyoruz. Bu tereddütsüz ve hızlı girişimden
dolayı Sayın Yılmaz Öğüt'ü, Mitos -Boyut ailesini canı
gönülden kutluyoruz. Yarışmada atılacak her adım sitemizden
detaylıca tanıtılacaktır.
BU ALANDA BİR SÖZ DE
İ.B.Ş.T. GENEL SANAT YÖNETMENİ SAYIN NURULLAH TUNCER'DEN
Türk Tiyatrosunda yıllardır ihmal edilmiş gençlik oyunu ve
gençlik tiyatroları konusunu gündeme taşıdığımız günlerde
İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yeni bir değişim daha
yaşanıyordu. Daha önce de Genel Sanat Yönetmenliği görevinde
bulunmuş sayın Nurullah Tuncer, Şehir Tiyatroları’nda aynı
göreve mahkemenin göreve iade kararı ile yeniden geliyordu.
Bir takım değişimler ve yeniden göreve adapte olmanın yoğun
yaşandığı günlerde Sayın Tuncer talebimizi geri çevirmeyerek
Tiyatrom.com adına arkadaşımız Ceren Aşkın ile bir söyleşi
gerçekleştirdi. Bu söyleşinin son sorusu ise bizimde
öncülüğünü üstlendiğimiz gençlik tiyatroları ve gençlik
oyunları konusu oldu. Ülkemizin en büyük ve en eski tiyatro
kurumlarından olan Şehir Tiyatroları’nın gelecek yıl
repertuvarına gençlik oyunu alıp almayacağını sorduk. Nurullah
Tuncer yanıtında özet olarak repertuvara bir gençlik oyunu
eklemenin gençlik tiyatrosu adına bir çözüm olmayacağını,
gençlik oyunlarına ve genç topluluklara tahsis edilecek
salonların hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Bu elbette ki doğru bir hedeftir, alkışlanacak bir görüştür.
Ataköy'de yeni bir sahnenin Şehir Tiyatroları’na verileceği ve
bunun gençlik oyunlarına ayrılabileceği, resmi olarak
söylenmiş olmasa da dile getirilen bir varsayımdır. Fakat
hemen altını çizmeliyiz ki, geçtiğimiz yıl İstanbul Büyükşehir
Belediyesi Tiyatroları yeni salon kazanmak bir yana elindeki
salonlardan ikisini (Tuzla Kültür Merkezi ve Muammer Karaca
Sahnesi) devretmek zorunda kalmıştır. Bunları da düşününce
İBŞT'nin yeni salonlara kavuşması ve gençlik oyunları için
kalıcı, sürekli özel salonlar tahsis etmesi kısa vadede
gerçekleşecek bir durum gibi görünmemektedir. Sayın Nurullah
Tuncer'in gençler adına hedefini alkışlamakla birlikte, bunun
hedef büyüterek bizleri güncel görevden kaçmaya doğru
götürmemesini de hatırlatmak zorundayız. Bugün belki Sayın
Tuncer'in ve Şehir Tiyatroları’nın kendi başına yeni salonlar
açmaya yetkileri yoktur ama isterlerse hemen repertuvarlarına
gençlik oyunları eklemeye yetkileri vardır. Kaldı ki gençlik
geçicidir. Üç beş yıl gecikecek bir atılım bir jenerasyonun
daha gençlik dönemini tiyatrosuz geçirmesi anlamına
gelecektir.
ÖDENEKLİ KURUMLARIN
REPERTUVARINA GENÇLİK OYUNU ALMASI NEDEN ÖNEMLİDİR?
Biz bu kampanyaya başlarken ilk
hedeflerimizden birisi de, ödenekli tiyatroları gençlik oyunu
oynamaya zorlamaktı. Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle,
ödenekli tiyatroların görevi, vergisiyle beslendiği halka
hizmettir ve kurulduğu alanda öncü hizmetler görmektir. O
halde bu kurumların ülkenin gençlerine, çocuklarına hizmet
vermek gibi bir yükümlülüğü vardır, bu alanda öncülük yaparak
gençlik tiyatrosu deneyimini ülkemizde yerleştirmek
zorunluluğu vardır. Ama bundan da önemlisi, ödenekli
tiyatroların repertuvarlarına gençlik oyunu eklemesi bu alanda
ürünler çıkmasını, yeni gençlik oyunları yazılmasını
hızlandıracaktır. O halde sonuç olarak diyoruz ki, elbette
gençlik tiyatroları, gençlik oyunları için yeni salonlar da
hedeflenmelidir fakat daha fazla gecikmeden hemen gelecek
sezon ödenekli kurumlar gençlik oyunlarına repertuvarlarında
yer vermelidir. Bu talebimizi yükselteceğimizden ve gerekirse
bu kurumlar üzerinde kamuoyu baskısı yaratacağımızdan hiç
kimsenin kuşkusu olmasın.
DEVLET TİYATROLARINDA DURUM
NEDİR?
Geçen hafta dikkat çektiğimiz gibi ödenekli
tiyatrolarımızın maalesef kurumsallaşmış bir
Basın-Yayın-Halkla İlişkiler yapılanması olmaması bizleri
ancak duyumlar üzerinden konuşmaya götürmektedir. Devlet
Tiyatroları’nın bir sürpriz yaparak önümüzdeki yıl 5 bölgede 5
gençlik oyunu sahneleyeceği gayrı resmi bir duyum olarak geldi
ve bizleri sevindirdi. Fakat geçtiğimiz hafta Devlet
Tiyatroları’nın gelecek sezon repertuvarı açıklandığında düş
kırıklığı yaşadık. Bu gayri resmi duyumun gerçekçi olmadığını
öğrenirken, yine gayri resmi olarak repertuvarda iki adet
gençlik oyunu (!) olduğunu duyduk. Gençlik oyunu olarak dile
getirilen oyunlardan birisi Osmanlıca'dan çevrilen "Abdurrahman
Efendi Gebe" adlı oyun, diğeri ise Müjdat Gezen'in "Hamlet
Efendi" oyunu imiş.(!) Hamlet Efendi'nin gençlik oyunu
sayılamayacağını düşünmekteyiz. Osmanlıca'dan çeviri olduğu
söylenen "Abdurrahman Efendi Gebe" oyunu ise, 2007'li yılların
repertuvarını yapanların gençlikten ne kadar uzak olduklarını
göstermeye yeter diye düşünüyoruz.
ÇAĞDAŞ GENÇLİK OYUNU
YAZARLIĞI PANELİ
Elbette ki gençlik oyunları için çabalamak bizim
tekelimizde değil ve bir zamanlar devlet görüşü olarak dile
getirilen "Bu ülkede komünist parti kurulacaksa onu da biz
kurarız" anlayışında değiliz. Bazılarında gördüğümüz tiyatro
adına kurulan, kurulması düşünülen her dernekte, her oluşumda
bitiverme, dahil olma, hatta karar mercii olma gibi özel bir
gayretimiz de yok. Bu nedenle bu alanda yapılan her girişimin
destekçisi olmayı, en azından mümkün olduğunca takip etmeyi ve
haber yapmayı görev biliyoruz.
“Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yolculukları” adlı etkinlik
çerçevesinde, Çocuk ve İlkgençlik Kültürü ve Edebiyatı
Araştırmacıları Derneği (ÇİKEDAD), Çocuk ve Gençlik Yayınları
Derneği (ÇGYD), Türkiye Yazarları Sendikası (TYS) ve Tiyatro
Yazarları Derneğinin (TYD) işbirliğiyle “Çağdaş Gençlik Oyunu
Yazarlığı” konulu bir panel düzenledi. Benim de dışardan bir
dinleyici olarak katıldığım bu panelin düşünülmüş ve
düzenlenmiş olması elbette övgüye değer. Özellikle yazar
örgütleriyle birlikte gerçekleşen bu panelin gençlik oyunu
yazımını ateşleyici olmasını gönülden dilerim. Fakat bazı
olumsuzlukların altını da çizmeden geçemeyeceğim.
Öncelikle bazı panelistlerin bu alanda yakın zamanda
başlatılan çabaları gayet yakından biliyor olmasına, hatta
yapılan toplantılara katılmış olmasına rağmen panelde dile
getirilen “bugün bu alanda (Gençlik oyunları alanında) ilk kez
konuşuluyor, gençlik oyunları maalesef ilk kez gündeme
geliyor” tarzı değerlendirmeleri düzeltmemelerini yadırgadım.
Zira bugün Türkiye'nin en çok okunan tiyatro yayını olan
sitemiz bu çağrıyı yapalı aylar olmuş, çağrı yapmakla,
habercilikle sınırlı kalmayarak bu alanda direkt girişimci
olmuştur. Yine Türkiye'nin tek Tiyatro Dergisi bu çağrıya
hemen kulak verip gençlik sayfalarını yayına vermiş, öncülük
etmiştir. Öte yandan yukarıda da bahsettiğimiz gibi
Mitos-Boyut Yayınevi yeni gençlik oyunları kazandırılması için
yarışmayı başlatmıştır bile. Ve yine yukarıda anlattığımız
gibi ASSITEJ-Türkiye Merkezi bu gündemle 3 ay önce toplanmış,
salt bu alanda çalışma yapması için bir komisyon
oluşturmuştur. Tüm bunların yakından tanığı olan kişilerin bu
çabaları yok saymayacağından eminiz ve bunun yeni bir
başlangıcın heyecan tezahürü olduğunu düşünüyoruz. Zira her
birimizin bazen aynı yerden bazen farklı noktalardan ortak bir
amaç için çabaladığımızı düşünüyorum.
Panelin övgüye değer yanı yazarların direkt bu başlangıca
dahil olmasıydı elbette. Her ne kadar davetli olan yazarların
bir kısmı sadece çocuk edebiyatıyla ilgili olduklarını gençlik
için hiç eser üretmediklerini, bir diğer kısmı sadece öykü
yazarı olduğunu ve hiç oyun yazmadıklarını, bu alanda
tecrübeleri bulunmadığını dile getirmiş olsa da bu olumlu bir
girişimdir kuşkusuz. Gelişerek sürmesi dileğimizdir. Fakat
aynı akşam gittiğim Bilgi Üniversitesi Tiyatro Kulübü
Condella'nın "Hair" müzikalini izlerken gerek sahnedeki
gençlere, gerek salonu hıncahınç dolduran gençlere bakarken,
sabah katıldığım Çağdaş Gençlik Oyunları paneli
katılımcılarının da, benim de dahil olduğum ASSITEJ Gençlik
Komisyonu'nun da, o an salonda olan gençlerden ne kadar
uzaklarda olduğunu düşünmeden yapamadım doğrusu. ("Abdurrahman
Efendi Gebe" isimli oyunu gençlik oyunu olarak seçen DT
Repertuvar seçicilerini ise hiç kaale almadım bile)
VE "Tiyatro...Tiyatro…" DERGİSİ
Bütün bu gelişmeler
kayda değer elbette. Ama bana sorarsanız tanımlamalardan,
gençlik tariflerinden ya da uzun vadeli vaatlerden çok daha
önemli somut adımlar, tiyatro yayıncılarından gelenlerdi.
Bunlardan ilki gelecek yıl elimizde somut olarak
tutabileceğimiz eserleri kazandıracak olan Mitos - Boyut
yayınlarının adımıydı, bir diğeri ise Tiyatro…Tiyatro
dergisinin gençlik sayfaları.
Bir çoğunuzun bildiği gibi 3 ay önce Türkiye'nin tek süreli
basılı tiyatro dergisinin yayın kuruluna dahil oldum. Bunun
hemen ardından katıldığım ilk toplantıda dergi içinde bir
gençlik sayfası hazırlanmasını önerdim. Türkiye'de bir tek
tiyatro dergisi varken ve henüz bu ülkede gençlik oyunu bile
yokken biraz da çekinerek bir gençlik sayfası dileğinde
bulunmuştum. Başta derginin editörü Mustafa Demirkanlı olmak
üzere tüm yayın kurulu bu öneriyi hiç itirazsız benimseyerek
kabul etmekle kalmadı, ayrıca sayfa değil bölüm olmasını
istediler. Bu Türkiye şartlarında radikal bir karardır,
"Tiyatro...Tiyatro" dergisi yayın kurulunun gerçekten alkışı
hak eden aydın, çağdaş tavrıdır.
Bu ay Tiyatro...Tiyatro dergisi gençlik bölümü ikinci ayında.
Geçen ay başlattığımız bölümde neler var kısaca özetlemek
istiyorum.
Okul topluluklarının oyun seçimi üzerine gençlik editörü
yazısı, haberler, oyun değerlendirmeleri, bir gençlik ya da
okul topluluğu ile söyleşi, ve bu ay başlattığımız Dünyadan
Gençlik Tiyatroları Örnekleri yer alıyor. Umuyoruz ki,
dünyadan seçeceğimiz bu örnekler bizim tiyatro dünyamız için
de tetikleyici örnekler olabilsin. Gençlik bölümümüz gelişerek
sürecektir. Özellikle Mayıs ayının gençlik festivalleriyle
dolu dolu geçeceğini göz önünde bulundurarak, gençlik
bölümümüzün de dolu dolu olacağını müjdeleyebiliriz.
İnternet sitemiz Tiyatrom.com'un da, Tiyatro...Tiyatro
dergisinin de kendisini sadece yayıncılıkla sınırlamayıp, Türk
tiyatrosu için gerektiğinde girişimci de olabildiğini sizler
biliyorsunuz. Bunun en iyi örneklerini de gençlik alanında
ortak bir tavırla sürdüreceğimizden kuşkunuz olmasın.
YENİ PROJELER
Sitelerimiz
www.tiyatrom.com
,
www.tiyatrodergisi.com.tr ve basılı dergimiz
"Tiyatro...Tiyatro" bir takım projeleri de somut olarak
uygulamaya koymaya hazırlanıyor. Bunlardan ilki 11 Nisan Salı
günü benim ve dergi editörümüz Mustafa Demirkanlı'nın
katılımıyla Yeditepe Üniversitesinde gerçekleştireceğimiz
söyleşidir. Bunun peşinden "Gençlik oyunu + Gençlik
Tiyatroları Paneli" dizisi gelecektir.
"GENÇLERDEN BİR OYUN, GENÇLER İÇİN BİR PANEL"
Gençlik Tiyatrolarından,
gençlik oyunlarından söz ediyorsak, burada asla göz ardı
edilmeyecek ana unsurlar elbette gençlerdir. Bizi
yönlendirecek ve bu konuyu sahiplenecek olanlar da kuşkusuz
gençler olacaktır. Bu gerçekten yola çıkarak bizler tiyatro
yayıncıları olarak kendimizi dar akademik toplantılara mahkum
etmek yerine gençlikle bu girişimleri sürdürmeye karar verdik.
Bunun içinde bulunacak en güzel ortamların gençlik oyunlarında
yakalanabileceğini düşünmekteyiz.
İşte bu amaçla "Gençlerden bir oyun, Gençler için bir
panel" projesini yaşama geçiriyoruz. Çeşitli
üniversitelerde gerek üniversitelerin kendi topluluklarının
oyunları, gerekse gençlik oyunu sahneleyen profesyonellerin
oyunlarıyla genç seyirciyi buluşturmayı, bu buluşma ile
paralel olarak bizler de salonlar dolusu gençlerle buluşarak
onlarla gençlik tiyatrosunu konuşmayı hedefliyoruz. Bu amaçla
bazı topluluklarla ve bazı üniversitelerle yaptığımız ilk
görüşmelerden oldukça sıcak yanıtlar aldık. Gelişmeleri
elbette sizlerle paylaşıp sizleri de haberdar edeceğiz. Bu
amaç doğrultusunda üniversitelerimizden, gençlik
topluluklarından ve gençlik oyunu sahneleyenlerden gelecek
tekliflere de açığız.
Sonuç Olarak :
Bu ülkenin akademisyenleri, tiyatrocuları ve tiyatro
yayıncıları olarak Türkiye'de Gençlik Oyunları için seferber
olundu. Umuyorum ki başlayan bu kıvılcım sönmez ve asıl
gençler bu konuyu sahiplenerek sürdürür. Çünkü biz asla ve
asla gençlere rağmen gençler için bir şeyler yapılamayacağını,
onlar adına karar veremeyeceğimizi gayet iyi biliyoruz.
Bana göre gençlerin kendileri için yapılan ve kendilerini
anlatabilecekleri tiyatroya ihtiyaçları var. Medyadaki
çürümüşlüğün gençlere yeni açılımlar sunmadığı, gençliğin
sorunlarını sahiplenmediği, gençlerin sesi olmadığı açıktır.
Milli Eğitim Bakanlığı ya da üniversitelerin tabii olduğu YÖK
gibi kurumların görevi ise gençler için var olmak değil kendi
doğrularını gençliğe sunmak, uygun gördükleri "bilgi
drajelerini" onlara içirmektir. Bu durumda, gençlere soluk
olacak bir alan da tiyatro sahneleri ve salonlarıdır diye
düşünüyorum.
Gençlik oyunları sadece onların sorunlarını değil;
zevklerini, bakış açılarını, duygularını, iç dünyalarını ve
coşkularını bulabilecekleri sahneler, oyunlar olmalıdır
düşüncesindeyim. Nasıl bir gençlik oyunu konusunu da bir başka
yazıya bırakarak noktalıyorum.
Notlar :
1- Bizim Gençlik
Tiyatrolarında özellikle üzerinde durduğumuz alan gençlik
topluluklarından çok gençlik için tiyatro yönüdür.
2- Eskişehir
Belediyesi Şehir Tiyatroları bünyesinde bu anlamda oldukça
önemli yapılanmalar olduğu dile getirilmektedir. Fakat
kendileri bu konuda sitemizi ya da herhangi bir tiyatro
yayınını bilgilendirmedikleri için bu çalışmaları üzerine
yeterli bilgimiz yoktur maalesef. Geçtiğimiz hafta burada
konuk olan eğitimci yönetmen Sayın Ali Kırkar, orada edindiği
izlenimleri bu hafta sitemizde
GENÇLİK TİYATROSUNA VE
ESKİŞEHİR’DE GENÇLİK TİYATROSU VAR EDENLERE DAİR....
başlıklı yazısında bizlerle paylaştı
3- Bu alanda
çalışma yapan, düşünce üreten ve bizlerle birlikte olmak
isteyenlerin önerilerini bekliyoruz.
|