|
Ali Poyrazoğlu
(TV'de bugüne dek tutmuş tek tiplemesi ile nam-ı diğer Ali
Uyanık) Bu yıl Kültür
Bakanlığı yasal boşluğu bahane gösterip Özel tiyatrolara
yardımı kesince en çok konu edindiğimiz kişi. Kendisi hakkında
yazacaklarımızı yazmış , radyo programlarında dile
getirmiştik. Ertuğrul Timur'un söyledikleri hakkında ne
düşünüyorsunuz diye sorulunca "Tanımıyorum öyle birini"
buyurmuş.
Tanımaz elbet.
Biz para dağıtanlardan değiliz. Ali Uyanık Efes Pirsen'i
tanır, İş bankasını tanır, para aldığı sürece Kültür
Bakanlığını tanır. Ve nasıl olursa iktidar partileri değişir,
bakanlar değişir ama Ali Uyanık'ın aslan payı hep ayrılır.
Ve dünyada
görülmemiş bir örnekle Ali Uyanık hem pastanın kimlere
dağıtılacağına karar veren komisyonda üye olup hem de Aslan
payını kendisi alır.
Sittin senedir
tiyatro yapar, her devre göre de işsiz kalmamayı başarır
(Bazen civciv çıkacak kuş çıkacak filmlerini yazıp oynayarak
bazen TV'de görünerek, bazan sanatçılığa ihanet demek olan
"Türkiye Yıldızını arıyor gibi programlarda görev
alarak", zaman gelir bar açarak) yani pek
parasız da kalmaz ama yaşıtları Müjdat Gezen tiyatro okulları
açar, salon açar, Haluk Bilginer salon inşa ettirir ama Ali
Uyanık bunca sene tiyatroyu meslek edinmişken İstanbul'a bir
tiyatro salonu da kendisi kazandırmaya çabalamaz.
Afişleri vb Efes
Pirsen karşılar, Salonu İş Bankası verir, biletler şirketlere
topluca satılıp davetiyeli kelleler olarak koltuklara dönüş
yapar, Kültür Bakanlığı da cebine her yıl nakit harçlığını
koyar.
Ali Uyanığa bu bir yıl
için verilen harçlık bir asgari ücretli vatandaşın tam 19
yılda ve bir defada değil 228 aya bölünerek kazandığı
net maaşın toplamı kadardır
Asgari ücret net
: 403 YTL (Kaynak :
http://www.ist-def.gov.tr/pratikb/asgariucretnethesap.htm)
Eh bu
katkılardan sonra
Ali Uyanık'da çıkar oyununu sahneler. Neden salon açıp başını
ağrıtsın ki? Neden işletmeciliğe soyunup terlesin ki? Ama
durun bitmedi sonra da çıkar "Ağlayan tiyatrocuları
anlayamıyorum, gelsinler benim salonum nasıl dolu görsünler"
türü açıklamalarda bulunmaktan da çekinmez.
Kişileri konu
edinmeyi sevmem ama bu tipik bir örnektir ve incelenmeye değer
düşüncesindeyim.
Yardım konusu
gündemdeyken söylediklerimi hatırlatayım
Kültür Bakanlığı
neden kişileri muhattap alıyor, neden Ali, Hadi gel dağıtıma
karar verecek komisyonda üye ol diyor ? Tüzel kişilikleri
(dernekleri) muhatap almıyor diye sormuştuk. Ve derneklere de
Ali Poyrazoğlu'nun kendisi adına bireysel olarak gösterdiği
çabayı neden siz dernekler olarak göstermiyorsunuz diye
sormuştuk. Tabi ne dernekler daha fazla gayret gösterdi, ne
Ali Poyrazoğlu kişisel hazır para peşinde olma çabasından
vazgeçti ne de Kültür Bakanlığı kültür sanat bütçesini doğru
kullanma yolunda adım atmadı.
Anlayacağınız
hamam aynı, tas aynı, değişen sadece tellak !
BİLMEM NEDEN
HERKESLE AYNI BİLDİRİYE İMZA ATMAMAMIZIN NEDENİ ŞİMDİ
ANLAŞILIR MI?
Bu yıl pastanın
büyük paylarından birini de
Ferhan Şensoy almış. Hani şu
hükümetin kültür sanat politikasını eleştiren 27 mart karşı
bildirisinin altında imzası olan Ferhan Şensoy. Bildirinin
altında onun imzası olmasına karşın ortak imza atanların
ekleme / düzeltme yapmış olduğunu biliyoruz ama kamuoyuna
Ferhan Şensoy tarafından kaleme alınan bildiri diye yansıtılan
bildiriden bir bölümü anımsayalım
|
(...)
Tiyatromuzun başına örülen çorabın farkında mısınız?
Geçtiğimiz tiyatro mevsimi sonunda, Devlet Tiyatrosu
Genel Müdürü Lemi Bilgin’in görevden alınmasının
ardından özel tiyatrolara yapılan yardımın ortadan
kaldırılması, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın bilet
fiyatlarının 1 lira, 50 kuruş gibi fiyatlara
indirilmesi, özel tiyatroların turnelerde sembolik bir
kira ödeyerek oynadığı devlete ait salonların
kiralarının fahiş fiyatlara çıkarılması, yasaklanan
oyunlar birbirini izleyen halkalar. Devlet Tiyatrosu ve
Şehir Tiyatroları’nda yaşananlarsa, akıl alır bir
aymazlıktır. Sistem bu kurumları gözden çıkarmıştır.
Yeni yasalar hazırlatarak sözcüklerimizi ezip, yok
etmeyi hesaplıyorlar.
Bunlara başka halkalar da eklendiğinde, özel tiyatrolar
bir bir kapanacak, kurum tiyatroları çökertilecek ve son
halka ilk halkayla birleşince, birileri tespih çekecek.
Amaç açıktır; ya siyasi iktidarın yani emperyalizmin
dümen suyunda tiyatro yapılacak ya da gereği yapılacak.
Yağma yok! Tiyatro başı dik ve onurlu yoluna devam
edecektir. Tiyatroda neyin nasıl yapılacağına
tiyatrocular karar verir. (...) |
Şimdi sorulmaz mı
Alternatif bildiri yazarı Ferhan Şensoy'a?
Ferhan bey nedir
Allahaşkına olan biten? Sözcüklerinizi ezip yok etmeyi
hesaplayan hükümetin bakanı ezip yok etmek yerine
sözcüklerinizi satın almaya mı karar verdi?
Amaç açıktır; ya
siyasi iktidarın yani emperyalizmin dümen suyunda tiyatro
yapılacak ya da gereği yapılacak buyurmuştunuz. Bu iktidar
size büyük meblağlardan birini sunmuştur. Siz bu "yada"ların
ilkini mi seçtiniz? Emperyalizmin dümen suyuna girdiğiniz için
mi verildi tiyatro yapmanız için bu para?
İktidara çatan
ve başı dik tiyatrodan söz eden birisi bu iktidarın bakanlığına
yardım başvurusunda bile bulunmaz! yada bulunmuşsa muhalif
güçler adına bildiri kaleme almaz yada adını ekletmez.
İsterseniz değil emrine girmek gidin emperyalizmin ta kendisi
olun umurumda değil ama lütfen önce ne olduğunuza, neden yana
olduğunuza yada ne olmadığınıza karar verin, kimseyi
yanıltmaya hakkınız yok!
Umarım o
bildirinin altına imza koymayı reddettiğimde bana alınan
sevgili dostlarım şimdi beni biraz olsun anlamışlardır.
(Hatırlanırsa bu bildirinin altına imza konusunda onlarla ters
düşmüş ama 26 mart Taksim eylemi konusunda gönül birliği
içinde olmuştuk)
Tiyatro
dünyamızın üleştirilen bu harçlığı elinin tersiyle iteleyeceği
onura ulaşması dileğiyle daha önce yazdıklarımdan bir bölümü
buraya kopyalıyorum
|
(...)
Elbette
Devlet sadece Devlet Tiyatroları açmakla da kültür
sanata yapması gereken katkıyı yapmış olmayacaktır.
Elbette Devlet (Kültür Bakanlığı) sanata daha da fazla
pay ayırmalıdır.
Ama bu
asla Ali Poyrazoğlu'na, Hadi Çaman'a yada şuna, buna
harçlık üleştirerek olmamalıdır.
Peki
nasıl?
İşte ben
aklıma gelenleri sıralıyorum
1- Devlet
her ile ve ilçeye bir kültür merkezi yapmalı ve bu
kültür merkezlerini turneye gelecek tiyatrolara belli
şartlar dahilinde ücretsiz tahsis etmelidir. (Belki
böylece özel tiyatrolar yazın insan sayısının bir hayli
arttığı yazlık yörelerle sınırlı kalmayıp Geniş Anadolu
topraklarını da bu bedava salon hatırına turne
programlarına katabilirler.)
2- Devlet
her okula bir Tiyatro salonu kazandırmak üzere Milli
Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve özel sektörü
seferber etmeli kampanya başlatmalıdır
3- Devlet
Bilet fiyatlarındaki vergiyi kaldırmalı kültür sanatta
sıfır vergi olmalıdır (böylece üç-beş-yirmi topluluk
değil sanat yapan ve sanat izleyen herkese yararı olur)
4- Devlet
tiyatro salonu açanlara faizsiz kredi sağlamalıdır salon
açılmasını teşvik etmelidir
5- Devlet
ihtiyaç duyan topluluklara (harçlık, iane, yardım değil)
uygun koşullarla kredi vermelidir.
6- Devlet
TV kanallarını kültür sanat programları yapmaya direkt
zorlamamalı (Çünkü zorlarsa gece 02:00 sonrasına
iteleniyor) ama Kültür Sanat programları arasındaki
reklamlardan vergi indirimi yaparak bu programların en
güzel saatlerde ve yeterince sürede yapılmasını teşvik
etmelidir.
7- Devlet
yeni oyun kazandırılmasını teşvik etmek üzere oyun yazma
yarışmaları düzenlemeli bu oyunların DT'lerde
sahnelenmesini sağlamalıdır
Öneriler
Artırılabilir
(...) |
Bu konuda
yazdığım yazıların orjinali için :
http://www.tiyatrom.com/aetimur_yeni_11.htm ve
http://www.tiyatrom.com/aetimur_yeni_12.htm
İMZA KAMPANYASI
BİZ HARÇLIK İSTEMİYORUZ!
KÜLTÜR BAKANLIĞI TİYATROYA AYRILAN BU BÜTÇEYİ OKULLARIMIZA
TİYATRO SALONU YAPTIRMAYA HARCASIN VE YETİŞEN NESİLDE TİYATRO
KÜLTÜRÜ GELİŞSİN, YILLARCA HİZMET VERECEK HER BİR SALONDA
TİYATRO YAPACAK GENÇLER ARASINDAN YENİ OYUNCULAR ÇIKSIN...
Bakalım kaç duyarlı
sanatçımız evet biz harçlık , yardım ,istemiyoruz deme
duyarlılığını gösterecek görelim. Bakalım kaç tiyatrocumuzun
tiyatronun yarını umurunda, gençler umurunda, kaçı acaba
seneye bize de pay düşer mi diye sessiz kalmayı seçecek
görelim.
Katılmak için adresimiz :
aetimur@gmail.com
|