YAŞASIN SANSÜR !

A.Ertuğrul Timur

      Coşkun Irmak'la tanışalı bir yılı aştı. Şehir Tiyatrolarında paylaştığımız masadaki panelin ardından da hemen bize yazmaya başladı. Bununla da kalmadı özellikle gençler için yaptığımız çabalarda her zaman yanımızda oldu. Bazı aydın dediğimiz kişiler bir adım ötelerindeki seminerlere ücreti mukabilinde (!) aydınlık sunmaya  giderken Coşkun Irmak karşılık beklemeksizin Gençlik Tiyatroları Oluşumumuzda gençlere bir ders de sen sunar mısın dedik hiç ikirciklenmeden  Adana'dan kalktı geldi. Tiyatro üzerine çok doğru tespitleri, girişimci ve sürekli faal sanatçı kimliği, sözünü esirgemeyen dosdoğru duruşu ve usta kalemiyle okunası bir yazar, yönetmen, sanatçı. Siyasal bakışımız belli ki geçmişte paralellikler taşımakta ama bugünkü reçetelerimiz farklı. Doğrusu şudur diye beynimizde ve yazılarımızda tanımladıklarımız farklı. Varsın farklı olsun. Yeter ki bu düzeyde, bu üslupta, bu amaçta olsun. Coşkun Irmak gibi kalemlere sayfalarımız her zaman açık oldu yine olacak.

       Orhan Aydın.. Adı Nazım Hikmet Kültür Merkezi ile özdeşleşmiş sanatçı, aydın, oyuncu. Tiyatro gündemine bakışımızda da dünya görüşümüzde de paralellikler kadar aykırılıklar da var. Daha şu an bu hafta yayına giren yazısında benim öncülüğünü yaptığım "Özel Tiyatrolara sadaka değil" çağrıma sıkı bir eleştiri var. Varsın olsun. Olmalı da. Tiyatro günü alternatif bildirisinde ayrı düştük, AKM'ye sahip çıkmak için aynı alanı doldurduk. Çalışmalarımı takdir ettiler sağolsunlar Nazım Hikmet Kültür Merkezi adına plaket sundular gururla aldım. Onlar ayrılıklara rağmen takdir hakkını, ben paralelliklere rağmen eleştiri hakkımı saklı tuttuğum gibi onlarında beni eleştiri hakkı her zaman bakidir kuşkusuz.

        ASSITEJ.. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği. Tamamen kendi insiyatifleriyle beni üyeleri arasına kattılar. Bu hayatında sahneye bile çıkmamış kimdir necidir demediler uluslararası çalışmalara imza atmış tiyatrocularla aynı payeyi sundular, konukseverliğin en güzelini gösterdiler. Yeri geldi öyle eleştirdim ki zaman zaman "Acaba ileri mi gittim?" diye düşündüğüm de oldu. Ama biliyorlar ki yine eleştireceğim ve yine onlarlayım.

      Ulvi Alacakaptan... Tiyatrom'un tiyatrom olmadığı günlerden okuru, yazarı. Geçmişte solda durmuş, şimdi bilmem kaç derece farklı yerdeymiş. Varsın olsun. Zaman zaman ayrı düştük, zaman zaman düşüncelerimizin altına ilk imza atanlardan oldu. Genel sekreteri olduğu TOBAV'ı defalarca eleştirdik. Bir süre önce TOBAV fahri/onur üyeliği önerdi sağolsun. "Yayıncılık hakkımı saklı tutarım, yine eleştiririm sorun olmasın Ulvi abi" dedim, "Eleştir tabi, biz seni eleştirilerinle istiyoruz" dedi.

     Orhan Kurtuldu... Aynı kurumu paylaşıyoruz. O yönetsel pozisyonda ben sade bir eleman. Ama o hiyerarşi oradadır burası özgürdür deyip yeri geldi panellerde, toplantılarda yazılarımda veryansın ettim "Ağzına sağlık, az bile yazmışsın" dediği de oldu sıkı bir karşı eleştiriye girdiği de.. Çoğu kere paralel düşündük, birbirini tamamlayan düşünüşlerimiz de oldu, zıt düşünüşlerimiz de. Ama bu zenginliğin farkındaydık.

     Merve Kalınbacak... Siz onu tanımazsınız. Bir lise öğrencisi kardeşimiz. Seçim öncesi siyasi gündeme ilişkin yazılarımdan sonra beni öyle bir eleştirdi öyle bir eleştirdi ki..... Belli ki Tiyatrom'u tiyatrom'un sahibinden bile korumak isteyecek kadar çok benimsemiş sahiplenmişti. Galiba siyasal açıdan da pek uyuşamayacağız sevgili Merve'yle :) Ama gerek o, gerek sitemize yazmaya başlayan okul arkadaşı sevgili Zülal Arslan'la geçen yıl yaşlarından büyük işlerle tiyatro adına önemli işlere imza attık bundan sonrada yenileri gelecek eminim.

     Ve daha onlarcasını sayabilirim. Tek tek isim isim, örnek örnek.. Ama uzatmaya gerek de yok. Kısacası sevgili dostlar bu alanı paylaşıyoruz sizlerle. Tıpkı dünyayı herkesle paylaştığımız gibi. Fikirlerimiz uyabilir ters düşebilir. Tiyatro gündemine yaklaşımlarımızda paralellikler olabilir, ayrılıklar olabilir. Siyasal düşüncelerde çok farklı noktalarda durabilir yada yakınlaşıp uzaklaşmalarımız olabilir. AMA şu bir gerçek ki hiç birimiz kişisel çıkarımız üzerinden, kişisel kuyruk acılarımız yüzünden, kişisel komplekslerimizden dolayı çekişmedik yada bu alanı kişisel menfaatler için parsellemedik.

Bu site sadece tiyatroyla sınırlanmadan siyasal düzlemde de ulusalcısını da, komünist partilisini de, dindarını da, ve daha farklı farklı düşünceleri de, Devlet tiyatroları kapatılsın diyeni de, devlet tiyatroları kapatılamaz diyeni de, Özel tiyatrolara yardım sadakadır diyeni de, bu bir haktır diyeni de aynı alanda buluşturdu ve buluşturmaya da devam ediyor.

Ama birisi kendi oyunundan dolayı kopardığı fırtınanın yıkıcı ve şahsi etkisini buraya taşımadık diye, bir diğeri "alçak, pespaye, şerefsiz, lağım çukuru, Dangalak, ve daha buraya asla yazamayacağım kadar duyup okuyabileceğiniz en ağır sözlerle bezediği yazısına yer vermedim diye beni ve tiyatrom'u sansürcü ilan etmiş. Varsın etsin. Bu durumda bana düşen bir tek şey kalıyor, bu düzeysizliğe ve şahsiciliğe taviz vermemek sansür  ise  "Yaşasın sansür" demek.

Not 1: Bu ağır hakaretler bana değil üçüncü bir kişiyedir ama hiç önemli değil bir sanat sitesinin sayfalarında kime edilir edilsin kendine sanatçı diyen bir kişinin bu sokak ağzı yazısı asla yer alamazdı.

Not 2:Özgürlük kavramının içi boşaltılalı bir hayli oldu ve özgürlük alabildiğine yozlaşmanın, seviyesizliğin, uçuk kaçık marjinalliklerin anlatımı gibi sunulur oldu ama biz özgürlükten hala fikirsel, yaşamsal özgürlükleri anladığımız gibi, asla kişisel hırsların, intikam duygularının, ego ve kişilik tatminsizliklerinin alanı yada ağız dolusu küfürlerin, hakaretlerin serbestçe yayınlandığı serbest platform olmayacağız.

Not 3: Durumu bir anketle siz okurlarımıza sorduk ve şu sonucu sizlerde paylaştınız

,

Tiyatrom.com olarak Devlet Tiyatroları repertuar kurulundan geçemeyen  çeviri ve eseri için bıkmadan usanmadan yürüttüğü bireysel  sataşmalarından oluşan haber ve polemiklerini,  hakaret ve küfürlere varan yazışmaları yayımlamayı reddetmekteyiz.

Bu kısıtlamayı nasıl karşılıyorsunuz?
[toplam 1017 oy] 
6.08.2007 05:35 itibarıyla

 

Seviye korunmalıdır Yayınlanmaması doğrudur (1005) 98.82%
Bu bir sansürdür, yayınlanmalıdır, kınıyorum (12) 1.18%