|
olan ticari
zihniyetli kişiler de bu zayıf noktamızı sömürmeyi çok iyi becermektedir.
Firmalar çocuklara yönelik ürünleri piyasaya sürer, medya çocuklara yönelik
promasyonlar yapar, sinemalar kurgu tekniklerini önce çocuklar için seferber
eder, Bilgisayar sektörü en çok yatırımı bilgisayar oyunlarını geliştirmek için
yapar, hamburgercilere dek çocuklar öncelikli hedef olarak görülür vs vs. ve
çocuklara yönelik olanendüstri içerisine birde çocuk tiyatrolarını koymak
gerekiyor. Keşke hakkıyla yapılsa, gereken önem verilse de yüzlerce çocuk oyunu
sahnelense ve hem yarının tiyatro seyircisini oluşturmada hem bugünün çocuğunu
yakalamada örümcek adamlı filmler değil de tiyatro oyunları piyasaya hakim olsa
ama maalesef yapılanlar böyle hoş görülecek, sempatiyle bakılıp övgüyle söz
edilecek işler değil.
Öteden beri
söylediğimiz gibi çocuk tiyatrosunun bir maddi getiri kaynağı olduğunu gören pek
çok sözde tiyatro topluluğu çalakalem yazılmış oyunlarla, bir iki basit dekorla,
stajyer hatta hiç deneyimsiz, bazan tiyatroyla hiç alakasız sözde oyuncularla
okul okul gezip çocuk tiyatrosu(!) sahnelemektedir. Pek çok devlet okulunda
koridorlarda sahnelenen oyunlar okul yönetimlerine bırakılan yüzdelerle ve
okulda satılan zorunlu biletlerle yüzlerce öğrenciye ulaşmaktadır. Bir günde 5-6
kez sahne alan topluluklar olduğunu, bu tür toplulukların sayısının neredeyse
binlerle ifade edilecek sayılara ulaştığını duyuyoruz.
Bu iş bu kadar
kontrolsüz mü olmalıdır? Bunun adı sanatın özgürlüğümüdür? Bu çocuğa ya da
tiyatroya hizmet midir? Asla! Bunun adı sömürüdür, bunun adı istismardır.
ve ne yazık ki bu sömürü, bu istismar çocuklarımız için en güvenilir yerler
olması gereken okullarda gerçekleştirilmiştir bugüne kadar.
Başta Assitej
Türkiye Merkezi olmak üzere bu konuda belirli yerlerde olan, bu konuya gereken
hassasiyeti gösteren kişiler uzun soluklu mücadeleler vermiş, bu konuyu sürekli
gündemde tutmuş, çocuk tiyatrosunun nasıl olup nasıl olmayacağı konusunda
örnekler ortaya çıkarma gayreti içinde olmuşlardır. Bursa Çocuk ve Gençlik
Tiyatroları Festivali de bu anlamda son derece önemli bir organizasyondur.
Bu yoğun
çabaların sonucu nihayet Milli Eğitim Bakanlığının Ankara ve İstanbul gibi
illerde bu konuyu artık daha ciddiye aldığını duymaktayız. Önümüzdeki günler bu
konuya neşter atılıp irinin akıtılarak sağlıklı bir yapılanmaya gidileceği
umudundayız. Burada Çocuk Tiyatrosunda göz önünde tutulması gereken kıstaslara
ve nasıl olması gereğine uzun uzun girmek istemiyorum ve sırası geldiğinde bu
konulara yine değineceğiz, konu uzmanlarına yer vereceğiz.
Zaman zaman
kendi sitemizin dışındaki tiyatro ve topluluk sitelerini de gezer hatta varsa
forum sayfalarında görüşlerimi yazarım. Bu sitelerden birisi de Oyun Atölyesi
forum sayfalarıydı. Oyun Atölyesi forum sayfalarında belli ki çocuk tiyatrosu
yapan bir arkadaşımız bu konuya veryansın ediyor ve "İstanbul Milli Eğitim
Müdürlüğünün aldığı kararla artık sertifikası olmayanlar tiyatro yapamayacakmış,
ne yani bizim diplomamız sertifikamız yok diye şimdi tiyatro yapamayacak mıyız,
manav mı olacağız? Birileri kına yaksın..." türü sözler sarf ediyor. Elbette
ortada bir rant kapısı varsa bu kapının kapanmasından birileri rahatsız
olacaktır ama bu konuya salt bir iş, bir ekmek kapısı olarak bakıp işsiz kalacak
sözde oyuncular, tiyatrocular olacak diye üzülemeyiz. Eğer onlar bu işi yapmayı
gönlüne koymuşsa bunun yolunu, yöntemini ve gereğini yerine getirir hakkıyla
yapar hem kendileri bu alanda ayakları daha sağlam yere basarak, hem de
gerçekten Tiyatroya ve çocuklara hizmet ederek var olurlar.
Yukarıda
"ne yani biz tiyatro yapamayıp manav mı olacağız" diyen arkadaşa söz
ettiğim forum sayfasında verdiğim yanıttan bir
parçayı buraya da aktararak yazımı tamamlamak istiyorum.
Bu ülkede
manav olmak da bu kadar kolay değil..
Manav olmak için vergi kaydı, ticaret
sicil kaydı, esnaf ve sanatkarlar odası üyeliği, ticaret sicil gazetesinde
ilanla tescil, ve yiyecek maddesi sattığı için belediyeden alınmış sağlık
karnesi ve düzenli periyotlarla yaptırılması gereken sağlık kontrolleri şarttır.
Evet Bu ülkede manav olmak için bile bu kadar şartı yerine getirmek gerekiyorken
çocuk tiyatrosu yapmak için tiyatro konusunda yeterlidir diye bir belge
istenmesini, bu sözde tiyatro topluluklarının resmi varlığını kanıtlamasının
istenmesi, ya da çocukların ruh sağlığına aykırılık oluşturmaması açısından
oyunların pedegog onayından geçmiş olmasını istemek hiç de haksızlık değildir.
Şu sıralar
bazılarının kamuoyunu yanıltma çabası içinde olduğunu da gözlemlemekteyim. Bu tür
kararlar asla amatör tiyatronun önünü kesmek için değildir. Okul okul gezip
oldukça yüklü meblağlarda para toplanıp oyun sahnelenmesi asla amatör tiyatro
değildir lütfen bu iki farklı konu karıştırılmasın.
Saygılar |