tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik tiyatroları çocuk tiyatroları tiyatro kursları tiyatro okulları tiyatro dünyasından haberler aylık programlar oyun eleştirileri kaynak sayfalar tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik tiyatroları tiyatro kursları tiyatro okulları tiyatro dünyasından haberler aylık programlar oyun eleştirileri kaynak sayfalar tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatro tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik tiyatro tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik
 

Gençlik Tiyatroları Oluşumu hakkında çok konuştuk ve anlattık. Henüz yeni bir oluşum olmasına karşın birçok çalışmaya da imza attık. Atölye çalışmalarımızın yanı sıra onca toplantı ve etkinliğin ardından 27 Mart Dünya Tiyatro gününü de geride bıraktık. Hem de 25 Martta genç tezcanlılığı ile erken kutlayarak.

İlk başlarda neler konuşuyor ve yazıyorduk. Evet, editörüm Ertuğrul Timur ve Adnan Tönel ile sabahlara kadar internet ortamında fikir alışverişi yaptık. Ne olmalı oluşumun amacı, yapılacaklar nedir ve eklenmesi gerekenler. Kimler katılmalı, kimler katılmamalı... Kimlerle nasıl görüşülmeli.

Benim girişken fakat yine de çekingen biri olduğumu bilen editörüm yavaş yavaş telefon görüşmelerini de bana yaptırmaya başladı. Teker teker atölye verebilecek olan kişileri aramamı ve gün almamı istedi. Son üç ayda çalışmalar yoğunlaştı. “Semirneler, söyleşiler düzenlemeliyiz.27 Mart yaklaşıyor. Bir etkinlik yapmalıyız, Gençlik Tiyatrolarına özgü bir etkinlik. Sponsor da bulmak gerekli. Hadi çabuk bir ekip kurmalıyız ve yönetim kurulu oluşturmalıyız.” dedik. Yedi kişilik bir yönetim kadrosu oluşturduktan sonra, yine aynı hızla 25 Mart etkinliğimize yoğunlaştık.

Piramid Sanat merkezine, Shaman kültür merkezine, Vira Kozmetiğe ve Nedim Saban ve Tatlıcı Tombak ekibine, Show Time Kostüme bize karşılıksız yardımlarından dolayı defalarca teşekkür ettik ve edeceğiz.

Fakat eklemek istiyorum,
“Evet, Eda yaz, kostümler halledilecek!”
Ebru: Ben yardım ederim, makyajı da ben yaparım. Onunla ilgili her çalışmayı Semiha ve ben üstlenebilirim.
Evet, ellerinize sağlık Ebru Çömlekçi ve Semiha Gürvelik.

“E peki görsellerle kim ilgilenecek?”
Gökhan: “Benim zaten birçok çalışmam var ve kamera getirip her anı çekebilirim. Kıyafetleri kollama ve genel güvenlik de arkadaşlarımla bana ait olabilir”.
Teşekkürler Gökhan Esentürk. Sabrın ve çalışmaların için.

“Elimizde iki bin tane maske var. Ve bunların lastiklere geçirilmesi gerekiyor. Ama yalnızca 2 günümüz kaldı. Yardım lazım!”
Muhammed Günaydın, Onur Durmuşoğlu, Onur Güngör, Sim Küçükçetin, Ebru, Semiha, Gökhan, Barış Kiralıoğlu sizlerin de parmaklarınıza sağlık.

Ve her zaman vurgulanan, ismini saymam gereken ve saymadığım varsa onlara da sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Bunları neden özellikle vurguluyorum peki. Çünkü hepsi bir ekip çalışması ve bu önemli bir süreç bizim için. Evet, 7 aylık bir oluşum olsak da son bir ay içinde neler yapabilceğimizi, hangi hızda nelere el atabilceğimizi ve neleri kotarabilceğimizi gördük. Gerçekten yavaş yavaş oluşmaya başlıyorduk. Telaşımızın içinde önemli noktalar öğrendik.

Ama yapmak istediklerimiz giderek artıyor. Daha çok lise ve üniversite topluluğundaki arkadaşlara ulaşmak istiyoruz. Bazen dibimizdekier bile bize katılmıyor diye üzülüyoruz fakat bu dargınlığı geride bırakıp yeni okullarla buluşmak istiyoruz. Neden sayımız beşyüzlere ulaşmasın ki. Ben sadece bir sorun olduğunda yan-yana olmak değil, her an kenetlenmiş biçimde çalışmak istiyorum bu oluşumda.

AKM’nin yıkılmasıyla ilgili yapılan gösterilerde, üzerinde durulan önemli konulardan biri de seyircilerin tiyatroyu yalnız bırakmaması ve daha çok oyuncunun sesini duyurmasının istenmesiydi. Ben de istiyorum ki, bize de daha çok oyuncu, yönetmen, yazar fikirleriyle, öğretileriyle, deneyimleriyle katkı sağlasın. Eğer yapılan hatalar varsa, düzeltilmesini ya da hiç olmamasını istiyorsak önce gençlerin eğitimine elden geldiğince yardım etmek gerekmiyor mu?

EDA ATALAY

edaatalay@yahoo.com

YAVAŞ YAVAŞ OLUŞTUK!