ESKİŞEHİR

YENİ SEZONA MERHABA!!!...

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2005–2006 tiyatro sezonu için hazırlıklarına başladı. 27 Mart 2001 tarihinde açılan E. B. B. Şehir Tiyatroları, bu sezon beşinci yaşını kutluyor. Yeni sezon için yeni oyun çalışmalarına başlayan E.B.B. Şehir Tiyatroları 5. yıl kutlamaları çerçevesinde beş yılda sahnelediği bütün oyunlarını yeniden Eskişehir seyircisiyle buluşturmayı planlıyor.

Kurulduğu günden bu güne kendini hızla geliştiren E. B.B. Şehir Tiyatroları, artık, üç ayrı sahnede seyircisi ile buluşuyor. Tiyatronun açılış yılında perde açan Tepebaşı Sahnesi, 2003 yılında açılan ve geçen sezondan itibaren çocuk oyunlarının sahnelendiği, bu sezondan itibaren Atölye Sahnesi olarak da kullanılması planlanan Turgut ÖZAKMAN Sahnesi ve 2004-2005 sezonunun başında açılan B.B. Sanat ve Kültür Sarayı Şehir Tiyatroları Sahnesi’nde E.B.B.Ş.T. oyuncuları Eskişehir’li tiyatro severlerle haftanın 6 günü buluşmaya devam ediyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2005-2006 tiyatro sezonuna daha önceki yıllarda sahnelediği; Turgut ÖZAKMAN’ın yazıp Ergin ORBEY’in yönettiği “Bir Şehnaz Oyun” adlı müzikal, Bilgesu ERENUS’un yazdığı A.Mümtaz TAYLAN’ın yönettiği “Misafir”, Aziz Nesin’in yazdığı,Yıldırım F. URAĞ’ın yönettiği “Hadi Öldürsene Canikom” adlı oyunlar ile geçtiğimiz sezonun son aylarında gösterime giren Turgut ÖZAKMAN’ın yazıp Yıldırım F. URAĞ’ın yönettiği, 2005 İsmet KÜNTAY Tiyatro Ödülleri’nde Yıldırım F. URAĞ’a En İyi Yönetmen, Özlem AKDOĞAN’a En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazandıran “Ocak” ve Özen YULA’nın yazıp yönettiği “Gözü Kara Alaturka” adlı oyunlarıyla başlayacak.

2005-2006 sezonunda Eskişehir seyircisine yeni proje olarak sunulmak için çalışmalarına başlanan oyunlar ise; Nazım HİKMET’in yazıp Yıldırım F. URAĞ’ın sahnelediği “Kuvayi Milliye” ve Erik VOSS’un yazıp Mete AYHAN’ın sahnelediği “Dans Eden Eşek” adlı oyunlar. Çocuk tiyatrosu konusunda da yapılandırmasını geliştiren E.B.B. Şehir Tiyatroları’nın Çocuk Tiyatrosu Birimi, oynadığı oyunların yanı sıra eğitim amaçlı etkinlikleriyle de çocuk seyircileriyle buluşmaya devam edecek.

E.B.B. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yıldırım F. URAĞ, yeni sezonla ilgili: “ 27 Mart 2001 yılında perdelerini açan E.B.B. Şehir Tiyatroları kurulduğu günden bu güne 5 tanesi çocuk oyunu olmak üzere toplam 20 oyunla yaklaşık 200.000 seyirciye ulaştı. Bu gurur verici bir tablo. Bu güne kadar ortalama % 100 doluluk oranıyla oyunlarımız oynanmaktadır. Beşinci yılımızda, genişleyen kadromuzla, bu güne kadar sahnelen oyunlarımızın yanı sıra yepyeni projelerle de seyircimizle buluşmaya devam edeceğiz.” şeklinde açıklama yaptı.

 Ekim ayı başında, üç sahnede perdelerini açacak olan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, seyircileriyle buluşmak için hazırlıklarına devam ediyor.


Basın-Yayın Ve Halkla İlişkiler Temsilcisi:Özlem AKDOĞAN

TEL: 02223357271

ESKİŞEHİR’DE ‘EMREM YUNUS’


Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, yeni açılan 600 kişilik sahnesinde Yunus Emre’nin düşünsel yolculuğunun yine Yunus Emre’nin şiirleriyle aktarıldığı ‘EMREM YUNUS’ adlı eseri sunmaya hazırlanıyor.
Ozanın, yaşadığı dönemde, istila altındaki toplumuna ışık tutan sözleri, değişim sürecinde olan günümüz insanına da ümit kaynağı olma özelliği taşıyor.
Yunus Emre’nin şiirlerinden derlenip, Nedim YILDIZ tarafından bestelenen eser, geleneksel samah motifleri, hareket ve dans düzeniyle bir tiyatro oyunu olmaktan çok bir sahne gösterisi olarak karşımıza çıkıyor. ’EMREM YUNUS’’un sahip olduğu bu özelliklerden yola çıkarak bu gösteri aracılığıyla E.B.B.Ş.T. oyuncuları sahne üzerinde alternatif bir tiyatro dili arayışına giriyor.
Genel Sanat Yönetmeni Yıldırım F.Urağ’dan alınan bilgiye göre; ödenekli tiyatrolarda örneğine pek sık rastlanamayacak bu tür bir projenin, ülkemiz tiyatrosu için de bir örnek oluşturması hedefleniyor. Urağ, bu eserin repertuara alınmasındaki nedenleri açıklarken Yunus Emre’nin Eskişehir’li olmasının önemini vurguladı.
Bir profesyonel tiyatro topluluğu tarafından ilk kez sahnelenen eser, Eskişehir’de E.B.B.Şehir Tiyatroları ve E.B.B.Senfoni Orkestrası’nı aynı projede buluşturuyor.
Oyun, 9 Aralık 2004 saat 20:00’de prömiyerini yapıyor. Seyretmek isteyenler için aralık ayı boyunca her Cumartesi akşamı sergileniyor.

Eser: Yunus EMRE-Nedim YILDIZ
Reji ve Koreografi: Mustafa SEKMEN
Koro Şefi: Nedim YILDIZ
Orkestra Şefi: Burak TÜZÜN
Dekor Tasarımı: Özüdoğru CİCİ
Kostüm Tasarımı: Sevgi TÜRKAY
Işık Tasarımı: Ersen TUNÇÇEKİÇ
Proje Yönetmeni:Yıldırım F.URAĞ
Tel : 0 222 335 72 71
Fax : 0 222 330 45 00
 

TÜRK TİYATROSU YENİ BİR SAHNEYE KAVUŞUYOR!

Yakın bir gelecekte Türkiye’nin tiyatro merkezi olmaya aday görünen Eskişehir’de tiyatro salonlarının açılışının ardı arkası kesilmiyor. 2001 yılında Tepebaşı Sahnesi’ni, 2002 yılında Turgut Özakman Sahnesi’ni açarak Eskişehir’li izleyicilerle buluşan Eskişehir Şehir Tiyatroları, 2004 yılında 5. sezonuna girerken yeni açılacak olan 600 kişilik sahnesiyle daha da çok tiyatro severe ulaşmayı hedefliyor.

Yeni sahne Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı adı verilen bir merkezin içinde yer alacak. Önceki belediyeler tarafından nikah salonu olarak düşünülen mekan Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz BÜYÜKERŞEN tarafından bir kültür merkezi haline getirildi. İçinde 600’er kişilik iki sahne ve bir çok amaçlı salon bulunan kültür merkezi, Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası gösterileri dışında opera ve bale gösterileri için de uygun teknik donanıma sahip.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’nın açılışı 29 Ekim 2004 Cuma günü Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından verilecek olan Cumhuriyet Balosu ile yapılacak. Eskişehir Şehir Tiyatroları ise 30 Ekim 2004 Cumartesi günü dünya tiyatro edebiyatının klasiklerinden biri olan Anton ÇEHOV’un “Vişne Bahçesi” adlı oyunun prömiyeri ile kültür sarayındaki yeni sahnesinin açılışını yapacak.

Devlet Tiyatrosu’nun tanınmış sanatçılarından Arsen Gürzap’ın yönetmenliğini üstlendiği oyun, profesyonel bir tiyatro tarafından ilk kez bu kadar genç bir oyuncu kadrosuyla sahneleniyor.

2004 yılı ölümünün yüzüncü yıldönümü olan Anton ÇEHOV’un 1904 yılında yazdığı oyun yazarın kendi anlatımıyla bir dram değil bir komedi; hatta yer yer de bir farstır. Oyunda eski değerlerin yok olup yeni değerlerin varolmaya başladığı geçiş dönemi Rusya’sı, eski görkemli günlerini geride bırakmış aristokrat bir ailenin penceresinden anlatıyor.
Anton ÇEHOV’un olan 2004 yılında Vişne Bahçesi’ni sahnelemek


Oyunun dekor tasarımını Ethem ÖZBORA, kostüm tasarımını Hale EREN, ışık tasarımını Yüksel AYMAZ yapıyor.


ESKİŞEHİR FESTİVALİ BU YIL İTALYA'YI AĞIRLAMAYA HAZIRLANIYOR

 Eskişehir Festivali bu yıl İtalya'yı ağırlayacak... Bu yıl onuncusu düzenlenecek olan Uluslararası Eskişehir Festivali, 2-10 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Festivalin bu yılki konuk ülkesi İtalya. Zeytinoğlu Vakfı ile Eskişehir Kentsel Gelişim Vakfı işbirliği ile gerçekleşen Uluslararası Eskişehir Festivali 10. yıl etkinlikleri kapsamında, bu yıl da müzik, sinema, dans, tiyatro gibi çeşitli sanat dallarında yerli ve yabancı pek çok sanatçı ve topluluk, Eskişehirli sanatseverlerle bir araya gelecek. Festivalde toplam 19 gösteri, 4 atölye çalışması, 3 sergi ve film gösterimleri ile konserler yer alıyor. 2002 yılından bu yana başlatılan konuk ülke programı çerçevesinde her yıl farklı bir ülke, kültür ve sanatıyla festivale katılıyor.

Festivalin bu yılki konuk ülkesi İtalya, I Solisti della Scala, Duo Arcadia di Roma konserlerinin yanı sıra 12 İtalyan filmiyle festivalde ağırlanacak. Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi ve Anadolu Üniversitelerinin sponsorluğunu yaptığı 10. Uluslararası Eskişehir Festivali’nin biletleri 18 Eylül Cumartesi günü satışa sunulacak. Hamza Erdoğan, Eskişehir

 

DON KİŞOT'UN RUHU" SAHNEDE

 Hasan Erkek'in ödüllü oyunu "Don Kişot'un Ruhu" Eskişehir Büyükşehir  Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneleniyor.  "Postmodern" anlatım tekniklerinin yoğun olarak kullanıldığı oyun "modern"  bir içeriğe sahip. Eğitimdeki "fırsat eşitsizliği", "çürüme" ve "kaybolan  idealler" üzerine eğilen oyun, buradan hareketle, ülkemizdeki ve dünyadaki  eşitsizliklere ve buna direnen "romantik idealler"e vurgu yapıyor. Mete Ayhan'ın yönettiği, Devrim Evin, Emir Murat İzci ve Ecren Can'ın rol  aldığı oyunun sahne ve kostüm tasarımı Behlül Dane Tor'a, ışık tasarımı ise  Ersen Tunççekiç'e ait. Özgür

Onan ve Ali Eyidoğan'ın yönetmen  yardımcılıklarını üstlendikleri oyun, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir  Tiyatroları'nın Turgut Özakman Sahnesinde seyirci karşısına çıkacak. 26 Şubat 2004'te "Dünya Prömiyeri" gerçekleştirilecek olan "Don Kişot'un  Ruhu" adlı oyun 1999'da, Devlet Tiyatroları Ödülü almıştı. "Oyun İçinde Oyun", "Oyun İçinde Anlatı" gibi kitapların da yazarı olan ve  bütün oyunları ödül alan Doç. Dr. Hasan Erkek'in daha önce İstanbul Şehir  Tiyatroları'nda "Eşik", Bursa Devlet Tiyatrosu'nda ve Kocaeli Bölge  Tiyatrosu'nda "Yaşasın Barış" adlı oyunları sahnelenmişti. - Savran PERKEskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu

  “NERDE KALMIŞTIK” Eskişehir’de…

Haldun Dormen Romalı yazar Plautus’un ikinci perdesinin büyük bir bölümü eksik olan Amphitryon adlı oyunundan esinlenerek kaleme aldığı “Nerde Kalmıştık- Amphitryon 2000” adlı oyunla Eskişehir seyircisine merhaba demeye hazırlanıyor. Türkiye de batılı anlamdaki müzikal oyunların duayeni olarak kabul edilen Haldun Dormen, Dormen Tiyatrosu’nun kapanmasının ardından bu oyunla Tiyatro seyircisine tekrar merhaba diyor. Müzikleri Serpil Günseli tarafından bestelenen ve 2000 yılında en iyi oyun müziği dalında Afife Jale Tiyatro ödülü alan oyunun dekor ve kostümleri Osman Şengezer’e, koreografisi Selçuk Borak’a, ışık tasarımı ise İbrahim Karahan’a ait. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda Nerde Kalmıştık-Amphitryon 2000’i sahneye koymanın meslek yaşamının en keyifli, en heyecan verici serüvenlerinden biri olduğunu ifade eden Haldun Dormen “Bu genç, dinamik, yetenekli ve yaratıcı kadroyla çalışmak hiç kuşku yok ki her yönetmeni benim kadar heyecanlandırıp mutlu eder.” Dedi. Dormen, Eskişehir’le ilgili olarak da şunları söyledi: “Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, kurduğu Tiyatroda bir müzikal sahnelemem için beni Eskişehir’e davet ettiğinde büyük bir heyecan içinde geldim ve Eskişehir!in ne müthiş bir kent haline geldiğini şaşırıp kaldım. On yıl önce turne için geldiğim bu kasabamsı kent, yerini canlı, ışıl ışıl, uygar bir Avrupa şehrine bırakmış. Hiç kuşku yok ki, yakında ufak bir metropole dönüşecek. Çocukluğumda ve gençlik yıllarımda Beyoğlu’nda bir müzikal sahneye koymanın hayal olduğunu düşündükçe İstanbul, Ankara, Eskişehir, Erzurum, Konya, Adana Konservatuvarlarından mezun olup bu tiyatroya girmiş gençlerle, Eskişehir’de bir müzikal yaratmak daha da heyecan veriyor bana. Yıllar önce, Beyoğlu’nda, “Sokak Kızı İrma” ile attığım bir adımı, Eskişehir’deki haller Binasında devam ettirebilmek, beni inanılmaz bir biçimde mutlu ediyor.”  Öte yandan kendisi de bir tiyatro aşığı olan ve Eskişehir’i yeniden tiyatro ile tanıştıran Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Haldun Dormen’in, Eskişehir’de bir müzikal sahneye koymasından son derece mutlu olduğunu belirterek şunları söyledi:  “27. Mart.2001 tarihinde tiyatromuzu yine bir müzikalle; Ergin Orbey’in yönetiminde Turgut Özakman’ın “Bir Şehnaz Oyun” adlı oyunuyla açmıştık. Amacımız, seyircimize Türk ve Dünya Tiyatrosunun seçkin örneklerini sunmak, unutulmaya yüz tutan müzikal keyfini seyircimizle birlikte yaşatmak. Çok yakında açılacak, 600 kişilik tiyatro salonumuzla daha büyük seyirci kitlelerine ulaşacak olmaktan kıvanç duyuyoruz. Genç ve hevesli oyuncularımızın Haldun Dormen gibi bir ustadan öğrenecekleri çok şey var. Bizler de tiyatronun bu büyük ismini şehrimizde ağırlıyor olmaktan çok mutluyuz.” 15. Ekim.2003 tarihinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Tepebaşı sahnesinde gösterime başlayacak müzikal seyircilere keyifli dakikalar yaşatacak.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

“Nerde Kalmıştık-Amphitryon 2000” Yazan-Yöneten: Haldun Dormen Müzik: Serpil Günseli Dekor- Kostüm: Osman Şengezer Koreografi: Selçuk Borak Işık: İbrahim Karahan

“Ölüm ve Kız” Yazan: Ariel Dorfman Çeviren: Filiz Ofluoğlu Yöneten: Nurşim Demir Dekor-Kostüm: Sertel Çetiner Işık: Ersen Tunççekiç Tel: 0222 220 45 74

 “Pırtlatan Bal” (Çocuk Oyunu) Yazan: Aziz Nesin Yöneten: Devrim Ö. Akın Dekor: Ali Göktaş Kostüm: Nalan Türkoğlu Işık: Ersen Tunççekiç Koreografi: Cihan Yöntem Tel: 0222 330 45 00

“Resimli Osmanlı Tarihi” Yazan: Turgut Özakman Yöneten: Ergin Orbey Müzik: Selim Atakan Dekor Tasarım: Sertel Çetiner Kostüm Tasarım: Nalan Türkoğlu Koreografi: Ercan Kazbek Işık: İbrahim Karahan Tel: 0222 330 45 00

HADİ ÖLDÜRSENE CANİKOM

Yaşasın Hayat


“Ey ruhum olanaklar alanını tüketmeye bak.”

zaman geçiyor.
biliyorum: geçecek!

..........
koşarken cebinden oyuncağını düşüren çocuklar gibi...
geçiyoruz zamanın içinden
adına ömür dediğimiz o beşiğin içinde
bir ileri bir geri sallanarak...
zaman!..
zaman geçip gidiyor içimizden!
ve biz
yalnızlık diyoruz genellikle
geçip giden
ve geri dönmeyeceğini bildiğimiz
anlar yığınına!..
.............


Daha ne demeli bilmem. İlk ve son şansımız bu... Yaşıyoruz... Hayattayız... Ve öldü diye, bizi terk ettiği için suçluyorsak birilerini, yaşamaktan korktuğumuzun resmidir. Ve yaşamaktan korkmak ya da korkarak yaşamak, hayatla vedalaşmaya kendimizi hazırlamak için hiç de iyi bir yol değil! (Birbirimizden saklamaya ne gerek var; o kaçınılmaz ana doğru gittiğimizi hepimiz bilmiyor muyuz?)

Ne hayat komik... Ne de ölüm trajik...
Ah insan!.. Ne yaşamaya yüreği yeter! Ne de “yeter artık” deyip çekip gitmeye!..
İşte bu : Traji-komik!

zaman geçiyor.
biliyorum geçecek!
sahipsiz düşler kalacak geriye
öyleyse dörtnala yaşamak gerek!

Hepimize iyi seyirler!
(Yıldırım URAĞ/ Yönetmen)
***
Geçmiş, çoktan geçmiş olduğunda daha çok yaklaşırız çocukluk günlerimize... İşte, Hadi Öldürsene Canikom... İşte Siyen ve Diha, iki yaşlı- iki çocuk kadın... Kendi arka bahçelerinde, kendi kendileriyle yaşamın içinde iki noktayken, şehirde cinayetler işlemeye başlayan hava gazı memuruyla uzun zamandır özledikleri yaşamı yeniden anımsıyorlar.
Birinci perde boyuca iki kadın tarafından heyecanla beklenen hava gazı memuru, perde sonunda geliyor ve ikinci perdede onunla yeniden yaşamaya dokunmaya çalışırken; yalnızlıkları, doyumsuzlukları, geçmişleri, özlemleri ve kendi tambur taksimleriyle yine de bırakmıyor yakalarını... Siyen ve Diha, hayata öylesine açlar ki; karşılarına kim çıkan kim olursa olsun ona şiddetle, sorgusuzca sarılacak ve bu açlıklarını, bastırılmış duygularını ve büyüdükçe büyüyen yalnızlıklarını ancak oyunun finalinde fark edebileceklerdir.
Hadi Öldürsene Canikom’u kendiniz için izleyin lütfen... Bugün ve yarın yaşacaklarınız için... Ya da bugün ve yarın yaşadıklarınızı sahiplenebilmek için... Çünkü insan zamanla birlikte akıp gidiyor ve bu an sadece burada ve sizinle...
(Şafak Özen/ Dramaturg)


Hadi Öldürsene Canikom : Yazan : Aziz Nesin Yönetmen : Yıldırım Fikret Urağ Yönetmen Yard. : Özlem Akdoğan, Emre Basalak Yönetmen Yard. ve Prodüksiyon Amiri : Özlem Baykara Dekor&Kostüm : Yıldırım Fikret Urağ Işık : İbrahim Karahan Kondüvit : Soner Erdoğmuş  Oynayanlar : Siyen: Burcu Tutkun Diha : Özlem Boyacı Havagazı memuru : Emre Basalak

TİYATRO ANADOLU

TİYATRO ANADOLU’DAN

KÖRAYAK BİR YOLCULUK

Tiyatro Anadolu, yeni oyunu “Körayak”la izleyici karşısına çıkıyor. Grup oyuncularından Enis Yıldız’ın yazıp yönettiği Körayak’ta, bir yolculuk öyküsü anlatılıyor. Oyunda; çitlerle çevrili, zengin ve rahat yaşantısını terk eden Eyyub’un dünyayı tanıması ve yolculuğunun sonunda yaşamının en anlamlı eylemini gerçekleştirmesi konu ediliyor. Körayak, Anadolu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Sanat Merkezinde izleyiciyle buluşturuluyor.
Körayak’ın sahnelenişinde şamanın, tasavvuf ayinlerinin, Yoksul Tiyatro düşüncesinin ve ‘Araç Olarak Sanat’ kavramının izleri bulunuyor. Oyunda ağırlıklı olarak beden ve ses kullanımına yer verilerek oyuncu (insan) tüm diğer teknik, estetik ögelerin hatta yazılı metnin önüne çıkarılıyor.
Tevrat, Faust (Goethe), Yedinci Mühür (Bergman), Ölen Adam (Lawrence), Küçük Kara Balık (Behrengi) gibi birçok yapıta göndermelerde bulunan Körayak, müzik seçimiyle de dikkat çekiyor. Mercan Dede’nin Nar albümünde yer alan Nar-ı Şems, Nar-ı Seher, Nar-ı Cem ve Gasparyan’ın To the River adlı parçalarının yanı sıra bir Bizans ezgisi ve bir 16. yüzyıl Türk saz semaii oyuncular tarafından seslendiriliyor.
Tiyatro Anadolu’nun yeni oyunu Körayak’ta Ümit Aydoğdu, Roza Erdem, Nazan Yerli, Sermet Yeşil oyun boyunca bütün rolleri kimi zaman birlikte kimi zamanda dönüşerek üstleniyor.

 

KURU GÜRÜLTÜ

WILLIAM SHAKESPEARE

MUCH ADO ABOUT NOTHİNG
KURU GÜRÜLTÜ

Shakespeare’in “romantik” aşk üstüne kurulu buruk komedyaları arasına giren Kuru Gürültü, 1600’de yayınlanmıştır. Çoğu komedyalarında olduğu gibi, Shakespeare bu oyunun konusunu da İtalyan kaynaklarından, özellikle Bandello’nun bir öyküsünden ve Ariosto’nun Orlando Furioso adlı epik şiirinden almıştır.

Oyunda insanoğlu, sürekli -dirayetsizlikten, akılsızlıktan, düşüncesizlikten ya da salt insan olduğu için- komedi ile trajedinin, sevgi ile yalnızlığın, uyumla felaketin sınırında geziyor. Aşkı ve mutluluğu istermiş gibi davranıp, sürekli her ikisini de dışlamak için elinden geleni yapan, ya da hayati ilişkileri, küçük rastlantıların veya rasgele söylentilerin etkisiyle her an bozmaya hazır olan insana acı bir gülümsemeyle bakıyor Shakespeare bu oyunda.
İnsanların işlerine geldiği zaman kendilerini ne kadar güzel ve ustalıkla kandırabildiklerini, her zaman olduğu gibi sıradışı, şaşırtıcı, bazen biraz irkilten örneklerle gözler önüne seriyor.
Yazılışından bu yana, değişik yorumlara elverişli yapısı ve özgün komik kişilikleriyle sevilen bir oyun olarak sıkça oynanan Kuru Gürültü, ülkemizde ilk defa Shakespeare’in dört yüzüncü doğum gününde İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelenmiştir. Oyun, 1993 yılında ünlü oyuncu ve yönetmen Kenneth Branagh tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır.

William Shakespeare 23 Nisan 1564’te İngiltere’de, Stratford-upon-Avon’da (Warwickshire), varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. VI. Edward Grammer School’a gitti. 1594’te oyuncu ve oyun yazarı olarak Lord Chamberlain’s Men adlı tiyatro topluluğuna katıldı. Topluluk 1598’de Globe Tiyatrosu’nu kurdu ve 1603’te Kral I. James’in korumasına girerek King’s Men adını aldı. Yazarlık serüveninde sırasıyla tarihsel oyunlar, hafif komedyalar, olgun komedyalar, büyük tragedyalar son olarak da tragikomedyalar yazmış olan Shakespeare, 1616’da, doğum günü olan 23 Nisan’da ölmüştür.

ÇEVİREN: SEVGİ SANLI
YÖNETEN: MEHMET ERGEN
YÖN. YARD.: ROZA ERDEM
DEKOR TASARIM: ZEKİ SARAYOĞLU
DEKOR REALİZASYON:SAVAŞ ÖZDEMİR
KOSTÜM TASARIM: NALAN TÜRKOĞLU
IŞIK TASARIM: YAKUP ÇARTIK
MÜZİK: YUSUF GENÇAY
KOREOGRAFİ: CİHAN YÖNTEM
AFİŞ TASARIM: EBRU BARANSELİ
IŞIK KUMANDA: METİN ANIK
EFEKT: ZAFER TURAN
TEKNİK EKİP: ÇAĞRI MENGÜÇ
OZAN KARAAHMET
FATİH YURDAKUL
FOTOĞRAF: ERDEM ÇETİNTAŞ
MUZAFFER ÖNGEN


OYNAYANLAR:
DON PEDRO: ÜMİT AYDOĞDU
BENEDICK: SERMET YEŞİL
CLAUDIO: FATİH ATEŞ
DON JOHN: POLAT BİLGİN
BORACHIO: SİNAN TUZCU
CONRADE: TUNA ÖZTUNÇ
LEONATO: ARİF PİŞKİN
ANTONIO: ENİS YILDIZ
BALTHASAR: SEÇKİN ARSLAN
BİRADER FRANCIS: ENİS YILDIZ
HERO: BURCU ERGENEKON
MARGARET: AYLİN AYDOĞDU
URSULA: EZGİ UZŞEN
BEATRICE: NAZAN YERLİ
DOGBERRY: GÖKHAN SOYLU
VERGES: SÜLEYMAN KARAAHMET
ZANGOÇ: ENİS YILDIZ
BEKÇİLER: ROZA ERDEM
SEÇKİN ARSLAN

 

MİDAS DOĞDUĞU TOPRAKLARA DÖNÜYOR. TİYATRO ANADOLU’DA MİDAS’IN KULAKLARI
Tiyatro Anadolu sezonun ikinci oyunu olarak MİDASIN KULAKLARI’nı hazırlıyor.
“MİDASIN KULAKLARI”
Tiyatro Anadolu’yla doğduğu topraklara, Frig uygarlığına, Yazılıkaya’ya geri dönüyor. Güngör Dilmen’in sözcükleriyle yankı bulan Midasın Kulakları  konusunu ünü kendi uygarlığının sınırlarını aşan, Batı Anadolu kıyılarından Yunan kentlerine hatta kıta Yunanistan’a yayılan  Kral Midas ve yargıcılık ettiği  tanrılar yarışmasından alır.  Tanrılar arasındaki  yarışmaya yargıcılık eden Midas,  yenik düşürdüğü Apollon tarafından önce eşek kulakları takılarak,  sonra da tam tersine eşek ulakları geri alınarak aşağılanır. Midas kudretine gölge düşüreceği korkusuyla halktan gerçekleri baskı yoluyla gizlemeye çalışır ancak olaylar beklediği gibi gelişmeyecek, kendini olduğundan faklı gösterme çabaları sahip olduklarını da yitirmesine yol açacaktır. Dilmen’in en beğenilen ve en çok sahnelenen yapıtlarından biri olan oyun ; efsanevi kral Midas’ın kendini tanrılara denk görmesine varan gururu yüzünden içine düştüğü komik durumları, kibir,ihtiras ve ikiyüzlülüğü renkli ve eğlendirici bir üslupla hicvediyor. On kişilik oyuncu kadrosunun her an sahnede yer aldığı ve birbirinden farklı rolleri üstlendiği oyunda, metnin kıvrak anlatımı yönetmenin muzip sahneleme anlayışıyla dinamik ve eğlenceli bir tiyatro şölenine dönüşüyor. Yönetmenliğini Murat Karasu’nun yaptığı, koreografisi Cihan Yöntem’e ait olan oyun 07 Aralık 2004 tarihinden itibaren seyirciyle buluşacak.
http://www.tiyatro.anadolu.edu.tr/

ZAMAZİNGO

NEDİR ŞU ZAMAZİNGO?
Zamazingo, Aziz Nesin’in öykü, köşe yazıları ve şiirlerinden bir uyarlama.
Sizleri gülümsetmeyi amaçlayan sıcak bir... tiyatro şeyi... yani şeyi... zamazingosu.
Kendi hallerimize güldüğümüz, sayın olan ve olmayan bayanlara ve baylara bir gösteri...
Yetmiş bin liranın büyük para olduğu dönemdeki küçük insanımızla, trilyon liraların konuşulduğu günümüz ‘yine’ küçük insanı arasında bir köprü, bir baraj...
Bize gerekli olan şeyin nasıl bir şey olduğu ve bu şeyin gerekliliğinin kaçınılmazlığının...eee... tartışılırken güldürüp düşündürerek... Toparlamak gerekirse... Gerekir mi gerçekten?
Zamazingo, hukukun gukukluğunu ve copun sorumluluğunu dört kişilik dev kadrosuyla anlatan bir hasyapıt.
Çeşitli hastalıkları, tanı ve tedavilerini bilimsel dille irdeleyen bir akademik komedi...
Yine bilimsel kişiliğinin gereği sürekli sorgulayan ve araştıran, büyük bir titizlikle “Mu ni? Mu ni?” diye soran bir oyun.
Zamazingo, Madımak Oteli’nde merdivenlere oturmuş, eline geçirdiği süpürgenin sopasına dayanan, yaşayacağından emin dövüşmeyi bekleyen Metin Altıok.
İlkokuldaki halimizi gözümüzün önüne getirirken bedenlerimiz küçülür de kafalarımız kocaman kalır ya hep. İşte Zamazingo, o önlüklü ‘koca kafaların’ etik tartışması...
Zamazingo –yerli oyunlarda olmazsa olmaz- bir göbek ve dört kişilik bir öbek dansı...
Nereye gidiyoruz? Nereye gerçekten gidiyor muyuz? Yoksa nereye gitmiyor muyuz? Zamazingo işte bu, tam bu.

Dolmuşta parasını uzatmamız için kafamızı dürten arka koltuktaki yolcu, severken omzumuzu yumruklayan sevdiceğimiz, bir otobüs yolculuğunda “Yolculuk nereye birader?” diyerek bütün iletişim kuramlarını alaşağı eden ve sorularına yanıt almak için “ Öyle değil mi?” diye karnımızı dirsekleyen bir iletişim dehası...
Titiz bir belgeselcilik anlayışı Zamazingo... Pırıl pırıl insanların değme belgeselcilere taş çıkararak hazırladığı hayvanların yaşayışları üzerine bir belgesel.
Zamazingo, garba açılan bir penceredir. Sonsuzluğa uzanan bir merdivendir. Işığa açılan bir kapıdır (buzdolabı kapısı gibi). Masadır, sandalyedir...
Bir mektuptur Zamazingo, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpen. Bir mektuptur Zamazingo, “Ve emicem Yusuf hanesine ve emmioğullarım Zeynel ve Kazım ve Memet efendilere ve muhtar emicem ve köyümüz öğretmenine ve de hanesine ve de berber Ismıyl’a ve de kahveci Mırat’a ve de Alefendi’ye ve de bu mektubumu okuyan ve dinleyen efendilere selam ederim!” diye biten.
YAZAN
AZİZ NESİN
SÜPERVİZÖR
ERGİN ORBEY
UYARLAYAN-YÖNETEN-OYNAYAN
BURCU ERGENEKON, ARİF PİŞKİN, GÖKHAN SOYLU, ENİS YILDIZ

MÜZİK
YUSUF GENÇAY
IŞIK
HÜSEYİN TOKYOL
EFEKT
AHMET ÖZDEMİR

GEÇEN SEZONDAN

KÖKLER

Türkiye’nin ilk ve tek profesyonel üniversite tiyatro topluluğu Tiyatro Anadolu, Mart ayında bu kez Kökler adlı oyunla seyircisiyle buluşuyor. Arnold Wesker’in yazdığı oyunu Peter Brook Tiyatro Ödülü’nü kazanan önemli tiyatro yönetmenleri arasında yer alan Mehmet Ergen yönetiyor. Kökler adlı oyun 11 Mart 2004 tarihinde Anadolu Üniversitesi AKM Oda Tiyatrosu’nda saat 20.00’de ilk kez perde açacak ve her salı, çarşamba, perşembe günleri izlenebilecek.Çağdaş İngiliz tiyatrosunun en önemli eserlerinden biri olan Kökler, sosyal gerçekçi tutumuyla kuşaklar arası çatışmaları ve sınıfsal sorunları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Oyunda “Şehirde geçirdiği uzun bir aradan sonra köyüne dönen Beatie, artık ailesinin hatırladığı o eski kızları değildir. Kendisine yepyeni bir dünya görüşü aşılayan nişanlısını ailesine tanıştıracaktır. Televizyonun, ucuz şarkı sözlerinin, kısaca popüler
kültürün girdabına yakalanmış ailesine anlatmak istediği çok şey vardır.”
Cevat Çapan’ın dilimize çevirdiği ve Mehmet Ergen’in yönettiği oyunun dekorlarını Zeki Sarayoğlu, kostümlerini Çevren Sarayoğlu, ışığını da Ersen Tunççekiç hazırladı. Oyunda Aylin Aydoğdu, Polat Bilgin, Roza Erdem, Süleyman Karaahmet, Arif Pişkin, Ezgi Uzşen, Nazan Yerli, Sermet Yeşil ve Enis Yıldız rol alıyorlar.

Çocuklar için

 “Büyüyünce Ne Olacaksın?”
Tiyatro Anadolu, Mart ayı boyunca küçük izleyicileriyle buluşmaya devam ediyor. Turgut Denizer’in yazıp yönettiği Büyüyünce Ne Olacaksın? adlı çocuk oyunu her cuma günü saat 11.00’de Anadolu Üniversitesi AKM Oda Tiyatrosu’nda sergileniyor.
Oyun meslek seçimlerindeki yaklaşımları, mizahi bir anlayışla irdeleyen tema üzerine kurulu birbirinden bağımsız on değişik öyküden oluşuyor. Her öykü, izleyiciler arasında “büyüyünce ne olacaksın” sorusuna yanıt arıyor... Meslek seçimindeki ölçütleri ortaya çıkarıp çocukların değerlendirmelerine sunuyor.
Oyunun “Sevdiğiniz işi yapın, işinizi severek yapın” düşüncesi, oyunculuk duruşunda öne çıkarılmaya çalışılıyor...