|




 |
Gençlik Tiyatroları
Oluşumu olarak geçen
hafta Bilgi
Üniversitesi Dolapdere
Kampüsü’nde farklı bir
festivale katıldık. Ve
bu festivaldeki
etkinlik
performansımızla biz
de rüştümüzü ispat
ettik. Evet, artık biz
de varız Gençlik
Tiyatroları Oluşumu.
Bilgi Üniversitesi
Gepgenç Festivali.
Herkes Farklı Herkes
eşit temasıyla
çağırmıştı gençleri,
evet bu slogan bize de
uygundu.
Aynı zamanda, Gepgenç
Festivali bizim için
çok iyi bir örnek
oluşturdu. Çünkü hem
kendimizi tanımak hem
de Tiyatroya cesaret
eden gençlerin
varlığını gözlemlemek
adına bulunmaz
fırsattı.
Yanı sıra, İlerleyen
aylarda yapmayı
düşündüğümüz bir
Gençlik Tiyatroları
Festivali için ya da
uluslar arası bir
tiyatro projesi için
de takım ruhunu
oluşturmak adına da
bir göstergeydi bu
süreç.
Bu arada, biz Gençlik
Tiyatroları Oluşumu
olarak, Gepgenç
Festivali organizasyon
komitesine teşekkür
ediyoruz.
Biz’e gelecek olursak;
2007 yılı bizim için
çok hareketli geçeceğe
benziyor. MEB’na bağlı
lise ve dengi
okullarla,
üniversitelerde
tiyatro faaliyeti
içerisinde bulunan
kulüp ve gruplara
dönük Tiyatronun temel
dinamiklerini
oluşturan: Oyunculuk,
diksiyon, hareket,
dans, reji, gibi
konularda, Ocak 2007
tarihinden itibaren
düzenli olarak
ücretsiz atölye
çalışmaları sunmaya
hazırlanıyoruz.Bunun
müjdesini verelim önce
sizlere..
Atölyelerimize 1 hafta
öncesinden kayıt
yaptıracak okullu
gençler, bu çalışmalar
için özel hazırlanmış
salonlarda hafta sonu
ilgilendikleri
atölyenin eğitimlerini
alabilecekler. Teklif
gelmesi halinde ise,
ilgili okullara
görevli eğitmenlerimiz
giderek atölye
çalışmalarını orada da
sürdürebilecekler.
Geçen hafta
gerçekleştirdiğimiz
etkinliklerle ilgili
raporumuzu sunalım
önce.
Bilgi Üniversitesi
Dolapdere kampüsünde
Fuar alanında açılan
standımızda, bizimle
iletişime geçmek
isteyen
arkadaşlarımızla
tanıştık, sohbet
ettik, ihtiyaçlarını,
projelerini birbir
dinledik.
Birlikte
yapabileceğimiz
üretimleri paylaştık.
Özellikle İstanbul
dışından gelen
arkadaşlarımızın
standımıza ilgisi bizi
çok sevindirdi. Böyle
sürmesini umuyoruz.
Haftasonu
etkinliklerimiz ise
GENTİ’nin (Gençlik
Tiyatroları Oluşumu)
tanıtım filmiyle
başladı. Katılımcı
okullarımız; İstanbul
Lisesi, İtalyan
Lisesi, Üsküdar
Anadolu Lisesi,
Göztepe İhsan Kurşuncu
Lisesi, Koç
Üniversitesi, Boğaziçi
Üniversitesi, Bilgi
Üniversitesi, İstanbul
Üniversitesi, ile İBŞT
Çocuk ve Gençlik
Birimi sorumlusu Eftal
Gülbudak ve BÜO’dan
Cüneyt Yalaz, bizleri
çok sevindirdi.
Katılımları için
kendilerine çok
teşekkür ediyoruz.
Yanı sıra Mitos-Boyut
Yayınları, BGST
Yayınları ve Tiyatro
Dergisine de
destekleri için ayrıca
teşekkür ediyoruz.
Etkinliklerimiz önce
bir performans
atölyesiyle başladı.
Oyuncunun texti
yorumlama egzersizi
diye
özetleyebileceğimiz
bir özgün çalışmadan
sonra, “Eğitim ve
medya kıskacındaki
gençlere alternatif
yaşam modeli Tiyatro”
başlıklı panelimize
geçildi. Paneli
arkadaşımız Eda Atalay
düzenledi.
Katılımcıları,
Yazar-Yönetmen Dersu
Yavuz Altun, Yazar ve
çizgi romancı Ümit
Kireççi, Tiyatro
Yayıncısı Ertuğrul
Timur’du. Kendimi
unuttum bir de ben.
Gençlerin Medya
tarafından nasıl
kıskaca alındığının
altı çizildikten
sonra, 12 Eylül
sürecinden sonra
kültür ve sanat
hareketlerinin içinin
nasıl boşaltıldığı
dile getirildi
konuşmacılar
tarafından. Emeğin
içinin boşaltıldığı,
kolaycılığın prim
yaptığı, bu süreçte
Gençlerin kendi dil
arayışlarına yönelmesi
gerekliliği
vurgulandı.
Farklılıkların yok
edildiği bu süreçte,
soru soran ve
sorgulayan gençliğin
nasıl engellendiği,
tiyatro ve tüm
sanatların özgür ve
özgün olması gereken
yerde nasıl
birörnekleştirildiği
belirtildi.
Sonuçta biz de GENTİ
olarak
beklentilerimizi
anlattık hedeflerimizi
sıraladık, zamanı
gelince sizlerde
farklı kanallardan ya
da bu tür
platformlardan
haberini alacaksınız.
Panel sonrası ise,
Beykent Üniversitesi
Öğretim Üyesi
Yrd.Doç.Dr.Handan
Karaadam “Yaratıcı
Oyunculuk Atölyesi”
ile gençlerle birlikte
oldu. 4 saat süren bu
atölye sonrası herkes
çok yorgun ama bir o
kadar da değişime
uğramış haldeydi.
Atölye sonrası
arkadaşım Ertuğrul
Timur ile masamızdaki
afişlerimizi topladık.
Bilgi Üniversitesi alt
yemekhanede günlük
menümüzü mideye
indirdik ve huzurlu
bir şekilde evlerimize
döndük. İnsan bir an
durup düşünüyor. Daha
dün biz bu festivalin
internet üzerinden
başvurusunu yapmıştık,
şimdi eşyalarımızı
topladık ve dönüyoruz
üstelik yanımızda
onlarca yeni
arkadaşla. Yola devam,
üstelik hiç
yenilmeden, bu iş çok
zor biliyoruz, çünkü
Türkiye’nin 0-26 yaş
arası nüfusu 51
milyon. Ve genç
kuşağın, Gençlik
Tiyatroları
Oluşumu’ndan çok şey
beklediğini biliyoruz.
 |