|
|
Çocuk ve Gençlik
Tiyatrosu Sorunları
başlıklı bir panel
yapıldı geçen ay
İstanbul Yapı Kredi
Kültür Merkezi’nde.
Panele, Tiyatro
Yeniden ’in yöneticisi
yazar Dersu Yavuz
Altun, LilaDüşler
Tiyatrosu Yöneticisi
ve yazar Ümit Kireççi,
Tiyatrom.com
yayıncısı, editörü;
Tiyatro dergisi yayın
kurulu üyesi, Gençlik
Editörü, yazar
A.Ertuğrul Timur
katıldılar.
Ülkemizdeki bireylerin
bilişsel oluşumunda ve
gelişiminde tiyatronun
önemli bir katalizör
olduğunu iddia ettiğim
için böyle bir panel
düzenlemeye de ben
karar verdim. Aslında
bu tür panelleri biz
Gençlik Tiyatroları
Oluşumu bünyesinde
gerçekleştiriyorduk,
ama buradaki panel bu
anlamda yararlı oldu.
Bu tür paneller sık
sık yapılırsa,
toplumsal bir değişime
de neden olur diye
düşünüyorum çünkü.
Çocuk ve gençlik için
yapılan tiyatroların
da, özgün, özgür ve
özerk olması durumunda
sosyal hayatımıza da
dinamizm katacağı bir
gerçek. Tiyatro için
yapılan her işte
kalitesizlik
sorunsalının aşılması
gerektiğini belirtip
sözleri konuklarıma
bırakıyorum.
Konuşmacılardan Dersu
Yavuz Altun, aynı
zamanda panelde ÇOGED
adlı Çocuk ve Gençlik
Tiyatroları derneği
adına da bulunuyordu.
Panelistlere şöyle bir
soru yönelterek
başladık. “Ülkemizde
ilköğretim
okullarından
başlayacak olursak
kapı kapı dolaşan
gezgin tiyatro
kumpanyaları ile
karşılaşıyoruz. Bu işi
korsan meslek edinen
kişiler ve dolaylı
olarak oyuncular var
ve bu denetimsizlik
karşısında okullar
neler yapıyor? Yanı
sıra oyuncu olmak
nasıl böyle çekici
olmaya başladı? Niçin
bu meslek seçiliyor?
diye sordum.
Bu konuda, Dersu Yavuz
Altun, günümüzdeki
çocuk ve gençlik
tiyatrolarının dayanak
noktalarını
açıklayarak başladı.
Türkiye’de genel
anlamda oyunculuğun
kabul görme
nedenlerine ilişkin de
2 saptamada bulundu.
1- Para kazanmak,
etiket, artistik
kimlik için, 2- Ben
sanatçıyım demek için
. |
 |
|
“Televizyondaki
diziler ve yeni yaşam
modelleri gençleri
kısa yoldan şöhret
olma arzusu doğuruyor.
Bu durum bir cazibe
oluşturuyor. Ve bu
pazardan da
faydalanabilecek
ortamlar
oluşturuluyor.”…
“Türkiye’de bu anlamda
var olan Derneklerin
de vakıflarında bu
kayıt dışılığa engel
olamadığı ortada. İşte
bakın Assitej, Çoged
yetersizler. Bu
çarpıklığın önüne
kimse geçemiyor. Bu
anlamda Kültür
Bakanlığı ve Milli
Eğitim Bakanlığını
zorlamalıyız. Ülkede
hala bir tiyatro
yasası yok. Eğitim
kurumlarındaki aydın
sanatçı kimliği
taşıyanlarla acil
önlem planı
hazırlamamız lazım.
Bizim sesimizi
duyuracak olan medyaya
yani iletişim
kanallarına sanatçılar
engel mi oluyorlar da
hiç yayınlanmıyor
anlamış değiliz” dedi. |
Tiyatrom.com
yayıncısı, editörü;
Tiyatro dergisi yayın
kurulu üyesi, Gençlik
Editörü, yazar
A.Ertuğrul Timur da
Tiyatrolardaki
kalitesizlik sorununun
tek çözümünün mesleki
birliğin oluşmasıyla
çözüleceği görüşünü
savundu. Ayrıca
Türkiye’de Çocuk
Tiyatrosu olgusunun
“sıçrama tahtası”
olarak görüldüğünü
belirterek, “kimi
büyük aktörler çocuk
oyununda rol almayı
küçültücü bir şeymiş
gibi görüyorlar “
dedi.
Timur daha sonra da
şunları söyledi;
“Örneğin, tıp bilimine
gönül verenler çocuk
doktorluğundan, günün
birinde yetişkinler
için doktorluğa
geçerim diye bir hedef
koymaz kendine. Ya da,
çocuk edebiyatı
yazarları şimdilik
çocuk yazarıyım ama
bende bir gün büyük
yazarı olacağım diye
bir beklenti içinde
değildir. Ödenekli
tiyatrolara baktığımız
da ise şöyle bir
durumla
karşılaşıyoruz. Çocuk
tiyatrosuna genç
oyuncular, genç
yönetmenler veriliyor
ve onlar da doğal
olarak bunu mecburi
bir geçiş dönemi
sayıyorlar. Çıkan işin
kalitesini önemsemeden
dolgu olarak
görüyorlar yaptıkları
işi. Ve bir gün diğer
oyunlara, yetişkin
oyunlarına geçmeyi
bekliyorlar. Ve
böylece çocuk
tiyatrosu oyunculuğu
ya da yönetmenliği bir
sıçrama taşı gibi
görülüyor. Ben,
ömürboyu çocuk
oyunları yönetmenliği
/ oyunculuğu yapacağım
diyen tek kişiye
rastlamadım. Öte
yandan bu anlamda
tiyatro eğitimi veren
okullarda da ise özel
bölümler de yok. Yanı
sıra, özel
tiyatrolarda sürekli
çocuk oyunu oynayan ve
yönetenlere
rastlayabiliyoruz.
Örnek verecek olursak
Dersu ve Ümit
buradalar.” Yanı sıra
biz de bir süredir
Gençlik Tiyatroları
Oluşumu olarak
ücretsiz mesleki
Atölye eğitimleri
veriyoruz.
İstanbul’daki 40 okul
bizden atölye eğitimi
alıyor. Ve katılan
gençler de çok ilgili.
Bu açıdan çok mutlu
olduklarını belirtti.
Panelin 3.konuşmacısı
Ümit Kireççi ise
Tiyatro İşletmeciliği
konusunun önemini
vurgulayarak kendi
interaktif tiyatro
oyunlarından ve
sahneleme
biçimlerinden örnekler
verdi. Ve Türkiye’de
Çocuk ve Gençlik
Tiyatrosu yazınındaki
örneklerin
yetersizliğine dikkat
çekti. Seyirciye de
düşen görevlerin
olduğunu belirten
Kireççi, Öğretmenlerin
tiyatroyu çocuklara
sevdirmesi
gerektiğinin altını
çizdi.. Kireççi “
Gittiğimiz okullarda
okul yönetimi bizden
MEB onayı istiyor,
ancak duyuyoruz ki
bazı okullar böyle bir
onaya gerek duymadan
okula gelen toplulukla
anlaşıyor ve içeriği
belirsiz, seviyesiz
oyunları ile
çocukların bilinç
düzeyini kirletmeye
devam ediyorlar.”
dedi. Gittikleri
ilköğretim
okullarındaki
tepkilerin
farklılığına dikkat
çeken Kireççi”
oyunlarda zaman zaman
küçük seyircilerimizi
de oyuna katarak
onların da sahne
kültürünü birebir
yaşamalarına fırsat
veriyoruz, çünkü bu
onların gelişimi için
çok gerekli” dedi.
Panelin
katılımcılarının soru
cevap bölümünde ise,
Tiyatro dünyasının ve
tiyatro eğitim
kurumlarının hedef
koyamama ve
paralelinde açılım
sağlayamaması sorununa
çözüm bulunması,
Anadolu’daki
ilköğretim ve lise
çağındaki bireylerin
de dahil edilebileceği
özel bir tiyatro
meslek birliğinin
kurulma ihtiyacı,
Yazarların nitelikli
tiyatro metni
üretimine geçmesi,
Milli Eğitimin ve
devletin onayının
geçerliliğini
sorgulanması,
Çocukların ve
gençlerin zihinsel
becerilerinin
gelişimine yardımcı
olacak çocuk ve
Gençlik oyunlarının
oynanması gibi
sonuçlara ulaşıldı.
|