ÇOCUK VE GENÇLİK TİYATROSU SORUNLARI
 

Akademisyen Yazar, Oyuncu-Yönetmen Adnan TÖNEL
adnantonel@gmail.com             http://tulu.at

www.tiyatroblog.com

   

 

 

 

 

 

Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Sorunları başlıklı bir panel yapıldı geçen ay İstanbul Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde. Panele, Tiyatro Yeniden ’in yöneticisi yazar Dersu Yavuz Altun, LilaDüşler Tiyatrosu Yöneticisi ve yazar Ümit Kireççi, Tiyatrom.com yayıncısı, editörü; Tiyatro dergisi yayın kurulu üyesi, Gençlik Editörü, yazar A.Ertuğrul Timur katıldılar.
Ülkemizdeki bireylerin bilişsel oluşumunda ve gelişiminde tiyatronun önemli bir katalizör olduğunu iddia ettiğim için böyle bir panel düzenlemeye de ben karar verdim. Aslında bu tür panelleri biz Gençlik Tiyatroları Oluşumu bünyesinde gerçekleştiriyorduk, ama buradaki panel bu anlamda yararlı oldu. Bu tür paneller sık sık yapılırsa, toplumsal bir değişime de neden olur diye düşünüyorum çünkü. Çocuk ve gençlik için yapılan tiyatroların da, özgün, özgür ve özerk olması durumunda sosyal hayatımıza da dinamizm katacağı bir gerçek. Tiyatro için yapılan her işte kalitesizlik sorunsalının aşılması gerektiğini belirtip sözleri konuklarıma bırakıyorum.

Konuşmacılardan Dersu Yavuz Altun, aynı zamanda panelde ÇOGED adlı Çocuk ve Gençlik Tiyatroları derneği adına da bulunuyordu.
Panelistlere şöyle bir soru yönelterek başladık. “Ülkemizde ilköğretim okullarından başlayacak olursak kapı kapı dolaşan gezgin tiyatro kumpanyaları ile karşılaşıyoruz. Bu işi korsan meslek edinen kişiler ve dolaylı olarak oyuncular var ve bu denetimsizlik karşısında okullar neler yapıyor? Yanı sıra oyuncu olmak nasıl böyle çekici olmaya başladı? Niçin bu meslek seçiliyor? diye sordum.
Bu konuda, Dersu Yavuz Altun, günümüzdeki çocuk ve gençlik tiyatrolarının dayanak noktalarını açıklayarak başladı. Türkiye’de genel anlamda oyunculuğun kabul görme nedenlerine ilişkin de 2 saptamada bulundu. 1- Para kazanmak, etiket, artistik kimlik için, 2- Ben sanatçıyım demek için .
“Televizyondaki diziler ve yeni yaşam modelleri gençleri kısa yoldan şöhret olma arzusu doğuruyor. Bu durum bir cazibe oluşturuyor. Ve bu pazardan da faydalanabilecek ortamlar oluşturuluyor.”… “Türkiye’de bu anlamda var olan Derneklerin de vakıflarında bu kayıt dışılığa engel olamadığı ortada. İşte bakın Assitej, Çoged yetersizler. Bu çarpıklığın önüne kimse geçemiyor. Bu anlamda Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığını zorlamalıyız. Ülkede hala bir tiyatro yasası yok. Eğitim kurumlarındaki aydın sanatçı kimliği taşıyanlarla acil önlem planı hazırlamamız lazım. Bizim sesimizi duyuracak olan medyaya yani iletişim kanallarına sanatçılar engel mi oluyorlar da hiç yayınlanmıyor anlamış değiliz” dedi.

Tiyatrom.com yayıncısı, editörü; Tiyatro dergisi yayın kurulu üyesi, Gençlik Editörü, yazar A.Ertuğrul Timur da Tiyatrolardaki kalitesizlik sorununun tek çözümünün mesleki birliğin oluşmasıyla çözüleceği görüşünü savundu. Ayrıca Türkiye’de Çocuk Tiyatrosu olgusunun “sıçrama tahtası” olarak görüldüğünü belirterek, “kimi büyük aktörler çocuk oyununda rol almayı küçültücü bir şeymiş gibi görüyorlar “ dedi.
Timur daha sonra da şunları söyledi; “Örneğin, tıp bilimine gönül verenler çocuk doktorluğundan, günün birinde yetişkinler için doktorluğa geçerim diye bir hedef koymaz kendine. Ya da, çocuk edebiyatı yazarları şimdilik çocuk yazarıyım ama bende bir gün büyük yazarı olacağım diye bir beklenti içinde değildir. Ödenekli tiyatrolara baktığımız da ise şöyle bir durumla karşılaşıyoruz. Çocuk tiyatrosuna genç oyuncular, genç yönetmenler veriliyor ve onlar da doğal olarak bunu mecburi bir geçiş dönemi sayıyorlar. Çıkan işin kalitesini önemsemeden dolgu olarak görüyorlar yaptıkları işi. Ve bir gün diğer oyunlara, yetişkin oyunlarına geçmeyi bekliyorlar. Ve böylece çocuk tiyatrosu oyunculuğu ya da yönetmenliği bir sıçrama taşı gibi görülüyor. Ben, ömürboyu çocuk oyunları yönetmenliği / oyunculuğu yapacağım diyen tek kişiye rastlamadım. Öte yandan bu anlamda tiyatro eğitimi veren okullarda da ise özel bölümler de yok. Yanı sıra, özel tiyatrolarda sürekli çocuk oyunu oynayan ve yönetenlere rastlayabiliyoruz. Örnek verecek olursak Dersu ve Ümit buradalar.” Yanı sıra biz de bir süredir Gençlik Tiyatroları Oluşumu olarak ücretsiz mesleki Atölye eğitimleri veriyoruz. İstanbul’daki 40 okul bizden atölye eğitimi alıyor. Ve katılan gençler de çok ilgili. Bu açıdan çok mutlu olduklarını belirtti.
Panelin 3.konuşmacısı Ümit Kireççi ise Tiyatro İşletmeciliği konusunun önemini vurgulayarak kendi interaktif tiyatro oyunlarından ve sahneleme biçimlerinden örnekler verdi. Ve Türkiye’de Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu yazınındaki örneklerin yetersizliğine dikkat çekti. Seyirciye de düşen görevlerin olduğunu belirten Kireççi, Öğretmenlerin tiyatroyu çocuklara sevdirmesi gerektiğinin altını çizdi.. Kireççi “ Gittiğimiz okullarda okul yönetimi bizden MEB onayı istiyor, ancak duyuyoruz ki bazı okullar böyle bir onaya gerek duymadan okula gelen toplulukla anlaşıyor ve içeriği belirsiz, seviyesiz oyunları ile çocukların bilinç düzeyini kirletmeye devam ediyorlar.” dedi. Gittikleri ilköğretim okullarındaki tepkilerin farklılığına dikkat çeken Kireççi” oyunlarda zaman zaman küçük seyircilerimizi de oyuna katarak onların da sahne kültürünü birebir yaşamalarına fırsat veriyoruz, çünkü bu onların gelişimi için çok gerekli” dedi.
Panelin katılımcılarının soru cevap bölümünde ise, Tiyatro dünyasının ve tiyatro eğitim kurumlarının hedef koyamama ve paralelinde açılım sağlayamaması sorununa çözüm bulunması, Anadolu’daki ilköğretim ve lise çağındaki bireylerin de dahil edilebileceği özel bir tiyatro meslek birliğinin kurulma ihtiyacı, Yazarların nitelikli tiyatro metni üretimine geçmesi, Milli Eğitimin ve devletin onayının geçerliliğini sorgulanması, Çocukların ve gençlerin zihinsel becerilerinin gelişimine yardımcı olacak çocuk ve Gençlik oyunlarının oynanması gibi sonuçlara ulaşıldı.

 

 

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

AÇILIŞ GECESİ NOTLARI

ÖLÜM MELEĞİ

Umut, insanın yaşama cesaretidir.

SİZWE BANZİ ÖLDÜ mü?

Cullberg Ballet Riksteatern,  Swedish National Touring Theatre

ARIZA

12 EYLÜL VE TİYATRO ATELYESİ NOTLARI