|
Kısa
boylu, şişman, sık beyaz saçlı, yuvarlak sakallı, şişkin favorileri ta
uzaktan bile kolayca fark edilebilen İbsen gittiği her yerde inzivaya
çekilerek yaşamış ve durmadan yazmıştır. Dışarıda ünü ve etkisi
artmaktayken, kendi ülkesinde pek taktir edilmiyordu. İbsen şehir şehir
dolaşıp sürgün hayatı yaşıyordu. İnsanlardan uzakta kaldı. Kalabalıklar
onu korkutuyordu. 1891 yılında, 63 yaşındayken Norveç’e, sevdiği yurduna
döndü. 7 yıl sonra İsveç kralı, devlet adamları, halk, hemen herkes onun
önünde saygı ile eğilmekteydiler. 27 yıl yurt dışında yaşamıştı.
Çehov’un “En beğendiğim yazar,” dediği Henrik İbsen anlatıldığına göre o
sıralar az okuyan biriydi. Çalışma odasında pek kitap bulunmazdı. Resim
yapardı. Bir ara felsefe doktorası da yapmıştı. Bu diplomasıyla her zaman
gurur duymuştur Dr. Henrik İbsen. Bu büyük yazar 1906 yılında vefat etti.
Onun pek çok oyunu Türkçe’ye çevrilip basılmıştır: John Gabriel Borkman,
Yapı Ustası Solness, Nora Bir Bebek Evi, Yaban Ördeği ve Brand MEB
tarafından basıldı. Rosmersholm’u da Kültür Bakanlığı basmıştır. Peer Günt
de Remzi Kitabevi’nce basıldı.
2006 yılı
için ülkemizdeki tiyatrolar da İbsen’den şimdiden oyunlar seçmeli,
programlarını şimdiden oluşturmalılar. Bazı oyunları oynamak zordur,
mesela Brand zor bir oyundur. Ama oynanması gereklidir. Bazı oyunlar halk
tutmaz, sıkılır mantığıyla oynamamaktadır. Müzik yönetmeni Muhittin
Sadak’ın güzel bir sözünü hatırlatarak yazımı sonlandırıyorum: “Sanat
halka inmez, halk sanata yükseltilmelidir.” Yüksek değerler içeren en zor,
en sıkıcı, en uzun, en derin oyunlar da mutlaka oynanmalıdır…
En iyi dileklerim ve saygılarımla…
Dr. Mehmet Murat ildan
|