|

|
Yazan: PIRANDELLO
Türkçesi: Egemen BERKÖZ
Yöneten: Melahat ABBASOVA
Sahne Tasarımı: Timur ERENEROL
Giysi Tasarımı: Onur UĞURLU
Dramaturg: Arzu IŞITMAN
Işık Tasarımı: Mustafa TÜRKOĞLU
Efekt Tasarımı: Levent AKMAN
Müzik Danışmanı: Selim ATAKAN
Oynayanlar: Mehmet GÜRHAN, Candan SABUNCU, Aslı YILMAZ, Umut TEMİZAŞ,
Nergis ÇORAKÇI, Erhan YAZICIOĞLU, Eftal GÜLBUDAK.
 |
| Konusu: XX.yüzyılın en ilgi çekici yazarlarından biri olan Luigi
Pirandello'nun "Ağzı Çiçekli Adam", "Sicilya Turunçları" ve "Aptal" adlı
üç kısa oyunu birarada yorumlanarak sahneleniyor. Gerçekte yaşadığımız
dünya ile yaşadığımızı sandığımız dünya ve yaşam içinde takındığımız
maskelerle, bu görüntünün ardındaki gerçek ikilemlerinin hüzünlü bir
gülümsemeyle anlatıldığı oyunda, üç farklı yaşamdan kesitler sunuluyor. |
..
|
LUIGI PIRANDELLO
ÜZERİNE
1867'de
Agrigento'da doğdu, 1936'da Roma'da öldü; büyük bir sanatçı, iyi
ve onurlu bir adam ünü bıraktı arkasında. Ölümünden iki yıl önce
Nobel Yazın Ödülü'nü almıştı. Bütün dünyada başarı ve ün
kazanmıştı ama, oldukça geç ve sıkıntılarla dolu güç bir yaşamdan
sonra.
Babası
varlıklıydı. Palermo'da okuduktan sonra Bonn Üniversitesi'ni de
bitirip Roma'ya yerleşmişti. Yazınla uğraşıyordu yalnızca. Ama
babasının işinin bozulması üzerine öğretmenlik yapmaya başladı.
Evlenmişti de, iyi bir koca, iyi bir baba olmuştu.
Avrupa ve
Amerika'nın bütün tiyatrolarının ona kapılarını açtığı son
yıllarındaysa gezdi. Son gününe kadar çalıştı. "Yaşam denen
hastalığın en iyi ilacı"ydı onun için çalışmak.
Verimli bir
yazardı. Sanata şiirle girdikten sonra kısa öyküye geçmiş,
yaratıcı gücünü göstererek gerek İtalyan, gerekse dünya
yazınındaki ilk yerini, yepyeni bir teknik ve öz getiren
öyküleriyle almıştı. Yüzlerce öyküsünün yanısıra, anlatı
alanındaki yerini sağlamlaştıran romanlarını da unutmamak gerekir.
Pirandello'nun
yapıtının en önemli bölümündeyse oyunları yer alır. Oyunları bütün
dünya sahnelerinde oynanmış, ün kazanmış ve dünya tiyatrosu
üzerinde yadsınamaz bir etki yapmıştır. Bu etkinin en önemli
nedeni geleneksel tiyatro kurallarını temelinden yıkması, biçimde
yaptığı köklü yeniliğin yanısıra değişik bir özgünlüğü olan,
sağlam bir öz getirmesidir. Oyunlarının her biri sanatçının ruhunu
ve aklını kurcalayan sorunlardan birini alıp eksiksiz bir sahne
düzeniyle örülmüş, işlenmiş olarak gün ışığına çıkarır. En önemli
özelliklerinden biri buysa; ikincisi de insancıllığı, insana
yönelmişliğidir.
Hemen tüm dünya
dillerine çevrilen yapıtlarından; öykülerini kendisinin "Novelle
Per Un Anno" (Bir Yıl İçin Öyküler) adı altında 15 kitapta (her
kitapta 24 öykü) topladığını belirttikten sonra; roman ve
oyunlarının yalnızca en önemlilerini saymakla yetinelim.
Romanları: "Il fu Mattia Pascal" (Gölge Adam), "I vecchi e I
giovani" (Yaşlılar ve Gençler), "Uno, nessuno e centomila" (Bir,
Hiçkimse ve Yüz Bin). Oyunları: "Enrico IV" (IV. Henri), "Sei
personaggi in cerca d'autore" (Altı Kişi Yazarını Arıyor), "La
vita che ti diedi" (Sana Verdiğim Yaşam), "Pensaci, Giacomino!"
(İyi Düşün Giacomino), "Vestire gli ignudi" (Çıplakları
Giydirmek), "Non si sa come" (Nasıl Bilinmez), "La signora Morli,
una e due" (Bayan Morli, Bir ve İki), "Così è (se vi pare)" (Size
Öyle Geliyorsa Öyledir), vb... |
..
|
OYUNDAN BİR BÖLÜM
AĞZI ÇİÇEKLİ
ADAM
A, şunu demek istiyordum. Demek, sessiz bir adamsınız siz... Treni
mi kaçırdınız?
SESSİZ MÜŞTERİ
Bir dakika yüzünden, biliyor musunuz! İstasyona giriyorum ve
trenin kalktığını görüyorum.
AĞZI ÇİÇEKLİ ADAM
Arkasından koşabilirdiniz!
SESSİZ MÜŞTERİ
Doğru! Gülünecek bir şey biliyorum. Elim o paketlerle,
paketçiklerle dolu olmasaydı, Tanrım, yeterdi! Bir eşeğinkinden
çoktu yüküm! Ama kadınlar - sipariş... sipariş... - bitmek
tükenmek bilmez. Tam üç dakika uğraştım, inanın, arabadan indikten
sonra, bütün o paketlerin ilmeklerini parmaklarıma geçirebilmek
için; parmak başına iki paket.
AĞZI ÇİÇEKLİ ADAM
Aman ne hoş! Ben olsaydım ne yapardım, biliyor musunuz? Arabada
bırakırdım onları.
SESSİZ MÜŞTERİ
Ya karım? Ya kızlarım? Ya bütün o arkadaşları, ahbapları?
AĞZI ÇİÇEKLİ ADAM
Bas bas bağırırlardı! Çok eğlenirdim doğrusu!
SESSİZ MÜŞTERİ
Tabii siz kadınların yazlıkta ne biçim şeyler olduklarını
bilmiyorsunuz.
AĞZI ÇİÇEKLİ ADAM
Nasıl bilmem! Hem de çok iyi bilirim, onun için...
(Sessizlik.)
Hiçbir şeye gereksinmeleri olmayacağını söyler hepsi.
SESSİZ MÜŞTERİ - Hepsi bu mu? Hatta para biriktirmek için
gittiklerini bile ileri sürebilirler. Sonra, bu yakınlarda bir
köye varır varmaz, bu berbat, yoksul, pis köyde en göze batıcı
biçimde süslenme tuhaflığına kapılırlar! E, kadınlar, sevgili
bayım! Ama zaten onların işi de bu... - "Kente kadar bir
uzanabilseydin, sevgilim! Şuna çok gereksinmem vardı... şuna da...
ve bir de sana sıkıntı olmazsa... Şu "sıkıntı olmazsa" sevgili
bayım... Sonra, orada olduğuna göre, yolunun da üstünde..." -
Fakat üç saatte bu kadar işi yapmamı nasıl istersin, sevgilim! "
Öff... Neler diyorsun yine! Bir arabaya bindin mi..." İşin kötüsü,
yalnızca üç saat kalacağımdan evin anahtarlarını da almamıştım.
AĞZI ÇİÇEKLİ ADAM
Ooo, bu güzel işte! Ya sonra?
SESSİZ MÜŞTERİ
O bir yığın paketi istasyonda, emanete bıraktım ve gidip bir
lokantada akşam yemeği yedim; sonra da can sıkıntısından tiyatroya
gittim. Sıcaktan bayılacaktım. Çıkışta, ne yapayım diye düşündüm.
Saat on iki olmuş bile, ilk trense saat dörtte. Üç saatlik uyku
için para vermeye değmez dedim ve buraya geldim. Bu kahve sabaha
kadar kapanmıyor, değil mi? |
.. |