tcucenoglu@yahoo.com

 

Tuncer CÜCENOĞLU
(Oyun Yazarı)

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi‘ni bitirdi.

Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu üyesi.

T.C. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Edebi Kurul üyesi.
MSM Özel Konservatuarı “Dramatik Oyun Yazarlığı” öğretmeni.
P.E.N. Yazarlar Derneği Üyesi.
“Papirüs Yayınevi” Tiyatro Bölümü Yönetmeni.
“Cumhuriyet” Gazetesi yazarı.

Oyunları:
KÖRDÖVÜŞÜ, ÖĞRETMEN, KADINCIKLAR, ÇIKMAZ SOKAK, DOSYA, BİGA-1920, KUMARBAZLAR, HELİKOPTER, YILDIRIM KEMAL, MATRUŞKA , ZİYARETÇİ, GOG, ŞAPKA, BOYACI, NEYZEN, KIZILIRMAK, ÇIĞ, TİYATROCULAR, SABAHATTİN ALİ, YEŞİL GECE.

Yazar Olarak Ödülleri :
Tobav(2),Türk Kadınlar Birliği (l),Ankara Sanat Kurumu (2), Abdi Ipekçi (l), İsmet Küntay (l) , Avni Dilligil (2) , Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (l) , Kasaid (l) , Lions (l), Kültür Bakanlığı (l) olmak üzere Türkiye'den 13,ayrıca Yugoslavya (l) ve Hollanda (l) olmak üzere toplam l5 ödül kazandı.

Oyunlarının Sahnelendiği Ülkeler:
Cücenoğlu'nun oyunları Rusça, İngilizce, Almanca, Fransızca, Bulgarca, Yunanca, Makedonca, İsveççe, Gürcüce,Urduca, Japonca, Romence, Azerice, Tatarca, Lehçe, Çuvaşça, Farsça, Arapça, İspanyolca vb. olmak üzere bir çok yabancı dile çevrildi/çevriliyor.
Başta ÇIĞ, MATRUŞKA, BOYACI, KADINCIKLAR, KIZILIRMAK, ÇIKMAZ SOKAK, DOSYA, HELİKOPTER, ŞAPKA, ZİYARETÇİ olmak üzere, oyunları; Rusya, Almanya, Fransa, Yugoslavya, Avustralya, Makedonya, Gürcistan, Tataristan, Baskort, Cuvaşistan, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kıbrıs, Polonya, Azerbaycan, A.B.D. ve benzeri 30’u aşkın ülkede sahnelendi, sahneleniyor yada repertuarlara alınıyor.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

 

 ANTALYA’DA  BİR TİYATRO OLAYI! NEMRUT YA DA KOLEKTİF BAŞARI!

 

1990-l998 Yılları arasında  Bakırköy Belediyesi Kültür Müdürü olarak görevliydim.

Kültür Müdürlüğü olarak 1994 Yılından başlayarak “Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Özgün ve Uyarlama Oyun Yazım Yarışması” adıyla her yıl  yinelenen bir  yarışma düzenlemeye başlamıştık.

Gerek seçici kurul üyelerinin özenle seçilmesi ve gerekse parasal bağlamda da azımsanmayacak ödüllerin konulması, yapılan bu yarışmalara bir çok profesyonel yazarın da

katılmasına ve  sonuçta da hem özgün hem de uyarlama dalında, yepyeni ve başarılı sahne yapıtlarının ortaya çıkmasını sağlamaya yetmişti…

Ödül törenleri de görülmeye değerdi doğrusu…

Profesyonel yazarların yanında gencecik umutların aynı sahnede Yunus Emre Heykelciklerini kaldırmaları inanılmaz bir keyif veriyordu bana…

Adlarını burada açıklamayacağım, adı sözde usta yazara çıkmış birkaç kişi de  “Kendine rakip mi yetiştiriyorsun?” gibi, bugün nedenini daha iyi değerlendirebildiğim, yaklaşımlarla/serzenişlerle karşıma dikiliyorlardı oysa…

Ancak genelde destek görüyordu girişimimiz…

Öyle ki, (aynı zamanda Devlet Tiyatroları’nda Edebi Kurul Üyesiydim)  Ankara’da yapılan bir toplantı sırasında Devlet Tiyatrolarının o zamanki Genel Müdürü Sevgili Bozkurt Kuruç dostumun “Repertuarımızı ilan etmeyelim biraz daha… Yunus Emre adına yapılan yarışmanın sonuçlarını bekleyelim..”  demesi de beni gerçekten de, yaptığımız işin ne kadar doğru olduğu bağlamında, özendiren bir yaklaşımdı…

İşte böyle bir yarışmada Nemrut ödülü almayı başardı… Üstelik bir çok profesyonel yazarın oyununu  da gerilerde bırakarak…Hayran olmuştum oyuna… Bazı oyunları ister istemez kıskanıyorum… “Keşke bu oyunu ben yazmış olsaydım” dediğim oyunlar da oluyor arada bir…  İşte Nemrut o oyunlardan biridir…

Ödül töreninde ise oyunun yazarı Gülşah Banda’yı tanıdım… Gülşah Banda’nın benim yazarlığıma da büyük katkısı olan Özdemir Nutku ve Hülya Nutku’nun öğrencisi olduğunu ve İzmir 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, 4 yıl süren bir yazarlık eğitimi aldığını da öğrenince büyük sevinç yaşadım… Çünkü geleceği parlak bir yazarı, kimliğini hiç bilmeden ödüllendirmiş bir Kurul oluşturmayı başarmıştım.

                                         *         *         *         *

Nemrut ilk kez Sivas Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmiş ancak oyunu Sivas’ta izleme olanağını bulamamıştım yıllar önce…   

Antalya Devlet Tiyatrosu’nun başarılı genel sanat yönetmeni ve yöneticisi Selim Gürata Nemrut’u yeni sezon için repertuara aldığını yaz aylarında duyurduğunda, oyunu kesinlikle Antalya’da izleyeceğimi o anda kararlaştırdım beynimde…. Üstelik rejiyi de Kemal Başar’ın  yapacak olması iyice pekiştirmişti bu düşüncemi…  Çünkü Kemal Başar benim Kızılırmak adlı oyunumu sahneye başarıyla taşımıştı Adana Devlet Tiyatrosu’nda… (O kadar başarılıydı ki rejisi, Kızılırmak’ın CD’si Romanya’da tiyatro adamlarına  gösterildiğinde hemen bir oyun sahneye koyması önerisi almıştı Başar…)

Bundan iki yıl önce Nemrut’u okumasını  önerdiğimde de Kemal’in hemen bir gün sonra beni arayıp  “Sahnelemeyi isterim Nemrut’uÇok mükemmel bir metin, ağabey…”  tümcesini coşkuyla duyurması da, oyunun eksiksiz bir uygulama olarak çıkacağı müjdesini ta o zamandan muştulamıştı  sanki bana.. Çünkü deneyimlerimle de biliyorum ki,  bir oyunun sahnede,  uygulama bağlamındaki başarısı, her şeyden önce rejisörün metni beğenmesiyle/sahiplenmesiyle olasıdır…

Kuşkusuz bunun ön koşulu da metnin başarılı olmasından geçer…

                                            *         *         *         *

Ve sonunda  yaz ortasında salonsuz kalan Antalya Devlet Tiyatrosu’nun  büyük zorluklarla ortaya çıkan yapımı Nemrut’u, 22 Aralık 2004 gecesi Antalya Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyemeye başladık.

Murat Gülmez’in yalın ve işlevsel dekorunda dansçıların etkileyici devinimlerini, Kemal Günüç’ün bir filmi döşer gibi gerçekleştirdiği olağanüstü müziğini,  genç ve şimdiden ustalaşmış bir rejisörün duyumsayarak akıttığı öykü içinde zalimlerin zalimi Nemrut’un (Reha Özcan) tüm korkutuculuğuyla sökün etmesini, başkaldırıya hazırlandığının sinyallerini veren Topal’ın (Sedat Savtak) ezik ancak kararlı, sindirilmiş ancak dirençli bir kişiliği ustalıkla sergilemesini ve sonuçta alınyazısına razı bir halkın Topal’ın önderliğinde direnç kazanıp Nemrut’u çökertmesini…

O da ne, tam da oyun bitti derken ,   usta  rejisör  Kemal Başar’ın bu nefis gösteriyi tam bir tragedyaya dönüştüren Nemrut’un yeniden dönüşünü metne eklemlemesiyle ortaya çıkardığı çarpıcı ve evrensel bir final…

İzleyicilerin dakikalarca süren alkışları…. Alkışlar…Alkışlar…

Bu ortak başarıda payı olanları sıralamaya başlarsak yerimiz yetmez…

Ama ben gene de şöyle değinmeden edemeyeceğim… Dekoru gerçekleştiren Murat Gülmez, Kompozitör Kemal Günüç, ışıkta Kazım Öztürk, oyun gücünü her zaman göstermesini bilen Reha Özcan, ben büyük bir aktörüm diye adeta bağıran Sedat Savtak büyük katkı sağlıyorlar oyunun başarısına… Kadın da Şule Gezgöç, Baba da Hilmi Mutaf , Sedat Savtak ve Reha Özcan’ı nerdeyse aratmıyorlar…  Ayhan Demirtaş, Murat Sarı ve Şenol Kaderoğlu düzen koruyucuları olarak itici kişilikleriyle görevlerinin üstesinden geliyorlar…

Burada özellikle Yunan asıllı koreograf Paras Terezakis’in çalışmasından söz etmek isterim… Kendisiyle de tanışma fırsatı bulduğum Terezakis genç koro/dansçılarla öyle ilginç bir çalışma yapmış ki, oyunun evrensel bir tragedyaya dönüşmesinde, görsel bağlamdaki bu çalışmanın büyük katkısı olmuş…

Terezakis’in Anadolu sentezi de diyebileceğimiz çalışması; öyküyü zaman zaman tekdüzeliğe düşmenin sınırındayken yakalayıp, kaldığı yerden daha ileriye taşımayı başarmış… Terezakis’in özellikle kısa süreli bir sevişme anını ustaca verişi de ayrıca övgüye değer… Hem cesareti hem de estetiğiyle büyüledi hepimizi Terezakis

Kuşkusuz en büyük başarı oyunun rejisörü Kemal Başar’ındır…

Başarılı bir oyun metnini seçip, uygun yaratıcıları bulup, en uygun aktörlerle, uyum içinde bir görsel şölen yaratmak değil midir zaten usta bir rejisörün tanımı?  Kemal Başar, soyadının buyruğuna uyup başarmış bunu …

Umuyorum ve biliyorum ki bu oyun, sınırlarımız dışındaki çeşitli Festivallerde sahnelenirse, ülkemiz tiyatrosunun var olduğunu bir kez daha gösterecektir herkese…

Üstelik tereciye tere satmaya çalışmak yerine, kendi teremizi göstererek…

Bir başka önerim de bölgelerdeki bu tür başarılı çalışmaların, diğer bölgelerde de hiç olmazsa birer hafta gösterimlerinin sağlanmasıdır. Kuşkusuz başta İstanbul ve Ankara olmak üzere…

Ki emeği geçenler mutlu olsunlar, tek işi tiyatro yapmak olan böyle kadrolar hak ettikleri beğeni ve alkışı  özellikle diğer kentlerde de bulabilsinler

Nemrut’u seçen, ancak bu arada Tiyatrosu için salon yapma kavgası da vermekte olan  Antalya Devlet Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni  Selim Gürata’ya, oyunu başarıyla yöneten Kemal Başar’a ve emeği geçen tüm kadroya teşekkür ediyorum…

Ayrıca oyunun koreografisini yapan Yunanlı sanatçı kardeşimiz Paras Terezakis’e de iki ülkenin dostluğunun gelişmesine yaptığı bu önemli sanatsal katkı için ayrıca teşekkür ediyorum… 

E-posta: tcucenoglu@yahoo.com  

 

TUNCER CÜCENOĞLU Oyun Kitapları

 

KİTAP ADI

 YAYINEVİ

YAYINEVİ ADRESİ

1. Toplu Oyunları 1Çıkmaz Sokak / Dosya / Kördövüşü Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları

Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları Ağa Çırağı Sok. 7/2 Gümüşsuyu /İstanbul Tel. 212. 249 87 37-38; Faks. 212. 249 02 18 E-mail: temyapim@yahoo.com

2. Toplu Oyunları 2 Helikopter / Yıldırım Kemal / Kadıncıklar Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
3. Toplu Oyunları 3 Şapka / Ziyaretçi / Matruşka / Öğretmen Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
4. Boyacı Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
5. Neyzen Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
6. Çığ Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
7. Sabahattin Ali Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları
8. Yeşil Gece Papirüs Yayınevi

Tel: 0212/ 2452132 E-mail: papirus@papiruskitap.com

9. Toplu Oyunları:Kızılırmak, Helikopter, Ziyaretçi Karya Yayıncılık

GSM : 0536/8488706 Tel: 0212/2113624